

AK Parti'den önce, AK Parti'den sonra
-
Bu Haber Sizden Önce 747 kez Okunmuştur
İşte Vakit Gazetesi'nin alt alta dizildiğinde çok büyük çelişkiyle karşılanan Danıştay 8. Dairesi'nin, siyasallaştığını gösteren 4 kararı:
Danıştay 8. Dairesi'nin 11 Ocak 2001 tarihli kararı: Bir vatandaş polis okulu öğrenci adaylığına başvurdu ancak başvurusu kabul edilmedi. Mahkeme, söz konusu kişinin polis adayı olabileceğine hükmetti. Söz konusu olay, Danıştay 8. Dairesi'ne gitti. Danıştay 8. Dairesi, İçişleri Bakanlığı'nın polis adayı belirleme yetkisinde olduğuna hükmetti.
Danıştay 8. Dairesi 15 Kasım 1999 tarihli kararı: Bir öğretim üyesi, Gazi Üniversitesi'nin bir bölümüne atanamadı. Söz konusu olay Danıştay 8. Dairesi'nde görüşüldü. Danıştay, YÖK'ün lehinde karar verildi.
Danıştay 8. Dairesi'nin 1997 kararı: İki öğretim üyesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Genel Biyoloji Anabilim Dalı'nda boş bulunan Yardımcı Doçentlik kadrosuna atanma başvurusunda bulundu ancak juri görüşü esas alınarak atamalar yapılmadı. Danıştay 8. Dairesi, atamaların yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti ve YÖK lehine karar verdi.
Danıştay 8. Dairesi'nin 15 Haziran 1999 tarihli kararı: Ordu Barosu'na kayıtlı bir avukat, hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açtı. Danıştay 8. Dairesi, söz konusu olayda Adalet Bakanlığı'nın lehinde karar verdi ve bir avukat hakkında Adalet Bakanlığı'nca soruşturma izni verilmemesinin idari işlem olduğuna hükmetti.
Üniversiteye girişteki katsayı adaletsizliğini ortadan kaldıran YÖK'ün düzenlemesinin yürütmesini durduran Danıştay 8. Dairesi'nin, siyasallaştığının belgelerini gözler önüne seriyoruz.
1997-2002 YILINDA İDARENİN YERİNE GEÇECEK KARAR ALMADI
Danıştay 8. Dairesi; Mesut Yılmaz'ın Başbakanlık yaptığı ANAP-DSP-DTP Hükümeti (30 Haziran 1997-11 Ocak 1999), Bülent Ecevit'in Başbakanlık yaptığı azınlık hükümeti (11 Ocak 1999-28 Mayıs 1999) ve yine Bülent Ecevit'in başbakanlık yaptığı DSP-MHP-ANAP Hükümeti (28 Mayıs 1999-18 Aralık 2002) dönemlerinde, Anayasa'nın 125. maddesine uydu, yargının yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu yönünde karar verdi ve idarenin yerine geçerek karar vermedi.
AK PARTİ DÖNEMİNDE KENDİSİNİ HÜKÜMET YERİNE KOYDU
Aynı Danıştay 8. Dairesi; AK Parti iktidarında ise, kendisini hükümet yerine koydu, Anayasa'nın 125. maddesinde yer alan; “Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez” hükmünü yok saydı.
İŞTE O KARARLAR
AK PARTİDEN ÖNCE:
Danıştay 8. Dairesi'nin, AK Parti Hükümeti'nden önce aldığı kararlar şöyle:
1- “DANIŞTAY, İDARİ İŞLEM NİTELİĞİNDE KARAR OLUŞTURMAKTAN KAÇINMAKTADIR”
Bir vatandaş polis okulu öğrenci adaylığına başvurdu ancak ifade ve temsil yeteneğinin yetersiz bulunduğu gerekçesiyle istemi reddedildi. Bunun üzerine vatandaş, İdare Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme, söz konusu kişinin polis adayı olabileceğine hükmetti. Söz konusu olay, Danıştay 8. Dairesi'ne gitti. Danıştay 8. Dairesi, İçişleri Bakanlığı'nın polis adayı belirleme yetkisinde olduğuna hükmetti.
Danıştay 8. Dairesi 11 Ocak 2001 tarihli kararında; “İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun araştırıldığı iptal davalarının vazgeçilemez koşullarından biri, idari işlem niteliğinde karar oluşturmaktan kaçınmak ve dolayısıyla yerindelik niteliğini taşıyan yaklaşımlardan uzak durmaktır” denildi.
2- “DANIŞTAY, YÜRÜTME GÖREVİNİ KISITLAYACAK YARGI KARARI OLAMAZ”
Bir öğretim üyesi, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalına öğretim görevlisi kadrosuna atanmaması ve ilan edilen kadronun iptal edilmesi üzerine İdare Mahkemesi'ne dava açtı. Söz konusu olay Danıştay 8. Dairesi'nde görüşüldü ve Yüksek Öğretim Kurulu'nun lehinde karar verildi.
Danıştay 8. Dairesi 15 Kasım 1999 tarihli kararında; “Anayasanın 125. maddesinin 4. fıkrası ile 2577 sayılı yasanın 2. maddesinde, idari işlemler üzerindeki yargısal denetimin, hukuka uygunluğunun saptanması ile sınırlı olduğu yürütme görevinin Kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği kuralı bulunmaktadır. İdarelerin birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisi ile donatıldıkları durumlarda, yargı organınca yapılacak denetimin idarenin tercih ettiği seçeneğin hukuka uygunluğu ile sınırlı olup, idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak nitelikte olamayacağı belirtilen Anayasa ve Yasa kuralları gereğidir” denildi.
3- “DANIŞTAY'IN YARGISAL DENETİMİ, HUKUKA UYGUNLUKLARIN SAPTANMASINDAN İBARETTİR”
İki öğretim üyesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Genel Biyoloji Anabilim Dalı'nda boş bulunan Yardımcı Doçentlik kadrosuna atanma başvurusunda bulundu ancak juri görüşü esas alınarak atamalar yapılmadı. Danıştay 8. Dairesi, atamaların yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti. Danıştay 8. Dairesi'nin kararında; "2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Yargı etkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." kuralına yer verilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında da, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler, yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralı getirilmiştir. Belirtilen Anayasa ve yasa kurallarına göre, idari yargı yerlerinin, idari işlemler üzerindeki yargısal denetimi, bu işlemlerin hukuka uygunluklarının saptanmasından ibarettir. Bu denetim, idarelere yapacakları eylem ve işlemler bakımından takdir yetkisi tanınan kimi durumlarda, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının, nesnel davranılıp davranılmadığının belirlenmesi ile sınırlı olmaktadır" denildi.
4- “İDARE TAKDİR HAKKINI KULLANIR”
Ordu Barosu'na kayıtlı bir avukat, hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açtı. Danıştay 8. Dairesi, söz konusu olayda Adalet Bakanlığı'nın lehinde karar verdi ve Avukatlık Yasası'nın 58. maddesi uyarınca bir avukat hakkında Adalet Bakanlığı'nca soruşturma izni verilmemesinin idari işlem olduğuna hükmetti.
Danıştay 8. Dairesi'nin 15 Haziran 1999 tarihli kararında; "Söz konusu idare izninin veya verilmemesinin hukuka uygun olup olmadığının yargı denetimi dışında tutulması mümkün değildir. Bunun yargıda denetlenmesinin yerindelik denetimi olmadığı açık olup, 1136 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca oluşturulan Adalet Bakanlığının ilgili hakkında soruşturma yapılmaması yolundaki işlemlerinin, idarenin takdir hakkını kullandığı, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemlerden olduğunun kabulü gerekir" denildi.
AK PARTİDEN SONRA
Hiç Yorum Yazılmamış
Diğer Güncel Olaylar Haberleri
- Anadolu gençlik Derneği İnegöl Şubesi İstanbul’un Fethini kutlamaya hazırlanıyor
- Öğrencilere Klasik Müzik Dinletisi
- Süt Günü Etkinliği Renkli Görüntülere Sahne Oldu
- İnegöl Belgeseli Bu Akşam TRT'de
- Kadınlara şiddetten korunma önerileri! kapıya yakın durun ...
- İnegöl'lü Çerkesler Büyük Sürgün'ü Unutmadı
- Memur Zammı 'Hakeme' Kaldı!
- Liseli Öğrencilerden Müthiş Buluş
- THY uçağına araba çarptı!
- Mehmet Yıldız Olmasa Aç Kalırız
- Oylat Yolu 1200 m Kısalacak
- İnegöl'ün 40 Yıl Öncesi RESİMLİ
- Tırın Rüzgârı Kaza Yaptırdı
- Ankara Bursa'ya Daha da Yakınlaşıyor
- 30-0 İle gelen Şampiyonluk
- Dikkat Elektrik Kesintisi Var
- Geçmişten Gelen Gelenek Geleceğe Aktarılıyor
- Otomobil ve motosiklet çarpıştı: 2 yaralı
- Dengesini Kaybenden İşçi İnşaattan Düştü
- Yağmur yağdı İneGÖL Oldu












