

Erbakan'ın bilinmeyen serveti
-
Bu Haber Sizden Önce 4347 kez Okunmuştur
Böyle bir servette gözü olan ömrünün sonuna kadar koltuğu da bırakmaz doğal olarak. Hastane de bile kurmaylarını toplar servetinin raporunu ister.
Son üç gündür gazeteler, televizyonlar, köşe yazarları, siyasetçiler anlata anlata bitiremiyor bu serveti. Fatih Camiiden Merkezefedi mezarlığına kadar caddelere, sokaklara saçıldı bu servet! Gizli kasaları da ortaya çıktı nitekim.
Meğer bu güne kadar O’nun karşısında gözüken gazeteciler, siyasetçiler, hatta askerler bile Erbakan’ın gizli kasasıymış. Hepsi bir bir kendilerinde ola emanetleri açıkladılar. Herkesin Erbakan’a borcu varmış meğer. Ölüm vaki olunca, mirasın ilanı da farz oluyor böyle !
Çok uzun yazmayacağım ben. Çok yazılan çizilen var bu günlerde. Hemen hepsinin altına imza atarım. Ama dikkatimi en çok çeken Zaman’dan Mümtaz’er Tüköne’nin yazısının son cümlesi oldu. “O, zorbaları teskin etmek için aramızdan kurban olarak seçtiğimiz kişiydi. Hakkımız helâl olsun. “.
28 Şubatçılar, D-8’le gözleri faltaşına dönen emperyalistlere ve havuz sistemiyle ocaklarına incir ağacı dikilmek üzere olan kapitalistlere kurban etti Erbakan’ı ! Muhafazakar seçmen 28 Şubatçı zorbaları teskin etmek için kurban etti Erbakan’ı! Erbakan’ın tedrisatından geçen talebeler de muhafazakar seçmene kurban etti Erbakan’ı! Ve O tek başına kaldı! Tek başına bir adam. Tek başına bir kahraman. Gönüllü kurban!
Bir bir dökülen yapraklarını, düşerken incinmesinler diye kokladı bağrına bastı “Evlatlarım” dedi. Öfkelenmedi, kızmadı ama hep uyardı, hep! Çünkü dökülen her bir yaprak servetti Erbakan için. Koca çınar yükseldikçe dalları budandı, budandıkça yükseldi, milyonlarca filizin arasında tek başına kaldı.
En yakınları, talebeleri bile O’nun hayallerine inanamadı. Çünkü henüz koyduğu bir hedef gerçekleşmeden o yeni bir hedef koyuyordu. İş üstüne iş, proje üstüne proje, koşu üstüne koşu. Yorulmak, yenilmek bilmeyen bu adama ayak uydurmak zordu. Öyle bir noktaya gelindi ki “ya Hocam bir nefes alalım dur Allah aşkına” diyemedi kimse, “bu dağa tırmandırma bizi” diyemedi kimse ama dağın etrafından dolanmayı tercih etti. Hoca ise o zirveye o servete gözünü dikmişti.
O, en tepeye çıkacak oradan bakacaktı bu fani dünyaya. Dün işte O’nu yaptı. Bizler Fatih camiinde ölüme karşı izdiham halinde kendimizi korurken, O ölümüne çıktığı o zirveden tebessüm etmekteydi bizim sıkışık tıkışık halimize.
Servet ve koltuk sahibi koca çınar. Takii ki tebessüm edecekti bizim gibi üst üste yığılmış sarı yaprakların haline. Son üç gündür bu serveti deşifre edilmeye çalışılıyor. Ama kimse bilemeyecek O’nun yegane servetini ya da çok az insan bilecek. Hepimiz “zorbaları teskin etmek için” adadığımız kurbana ağlarken O, bilemediğimiz serveti, saltanatı içinde yaşayıp gidecek işte…
Allah O’ndan razı olsun…
Uğur BERBER / Rotahaber
Hiç Yorum Yazılmamış
Diğer Güncel Olaylar Haberleri
- Üzerinden Otomobil Geçen Çocuk Yaralandı
- Anadolu gençlik Derneği İnegöl Şubesi İstanbul’un Fethini kutlamaya hazırlanıyor
- Öğrencilere Klasik Müzik Dinletisi
- Süt Günü Etkinliği Renkli Görüntülere Sahne Oldu
- İnegöl Belgeseli Bu Akşam TRT'de
- Kadınlara şiddetten korunma önerileri! kapıya yakın durun ...
- İnegöl'lü Çerkesler Büyük Sürgün'ü Unutmadı
- Memur Zammı 'Hakeme' Kaldı!
- Liseli Öğrencilerden Müthiş Buluş
- THY uçağına araba çarptı!
- Mehmet Yıldız Olmasa Aç Kalırız
- Oylat Yolu 1200 m Kısalacak
- İnegöl'ün 40 Yıl Öncesi RESİMLİ
- Tırın Rüzgârı Kaza Yaptırdı
- Ankara Bursa'ya Daha da Yakınlaşıyor
- 30-0 İle gelen Şampiyonluk
- Dikkat Elektrik Kesintisi Var
- Geçmişten Gelen Gelenek Geleceğe Aktarılıyor
- Otomobil ve motosiklet çarpıştı: 2 yaralı
- Dengesini Kaybenden İşçi İnşaattan Düştü












