Üniversite tercihi yapacaklar dikkat

YGS ve LYS sınavlarının sona ermesiyle öğrenciler zorlu bir sürece daha girdi. Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) üniversitelere tercih yapma süresinin velilerin talebi üzerine 16 Temmuz 2015 perşembe günü saat 24.00'e kadar uzatıldığı bildirildi. Uludağ Üniversitesi İnegöl Meslek Yüksekokulu Öğr.Gör.Cihad DOĞAN, üniversite adaylarına doğru tercih konusunda önemli önerilerde bulundu.

banner177

Üniversite tercihi yapacaklar dikkat

YGS ve LYS sınavlarının sona ermesiyle öğrenciler zorlu bir sürece daha girdi. Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) üniversitelere tercih yapma süresinin velilerin talebi üzerine 16 Temmuz 2015 perşembe günü saat 24.00'e kadar uzatıldığı bildirildi. Uludağ Üniversitesi İnegöl Meslek Yüksekokulu Öğr.Gör.Cihad DOĞAN, üniversite adaylarına doğru tercih konusunda önemli önerilerde bulundu.

13 Temmuz 2015 Pazartesi 12:55
Üniversite tercihi yapacaklar dikkat

 YGS ve LYS sınavlarının sona ermesiyle öğrenciler zorlu bir sürece daha girdi. Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) üniversitelere tercih yapma süresinin velilerin talebi üzerine 16 Temmuz 2015 perşembe günü saat 24.00'e kadar uzatıldığı bildirildi.


Uludağ Üniversitesi İnegöl Meslek Yüksekokulu Öğr.Gör.Cihad DOĞAN, üniversite adaylarına doğru tercih konusunda önemli önerilerde bulundu.


Öğr.Gör.Cihad DOĞAN şunları söyledi :

Meslek sahibi olmak iyi bir üniversitenin iyi bir bölümünde okumak demek değildir. Konfüçyus ömür boyu mutlu olmak istiyorsanız sevdiğiniz işi yapın der. Önemli olan doğru mesleği seçebilmektir. Doğru mesleği seçmek ya  da belirlemek kişinin kendisini tanıması ile mümkündür.

Duygusal zekâsı olan birinin analitik düşünme gerektiren bir bölüme yönlendirilmesi, öğrencinin güzel sanatlara olan yeteneğine ve ilgisine kulak kapatıp sırf el âlem ne der kaygısı ile rakamların ya da formüllerin içerisine atmak, öğrencilere yapılan bir haksızlık, hayatlara koyulan en büyük engeldir. Bu öğrenciler yıllar sonra “aslında” diye hatıra gelen,“keşke” ile hayıflanılan,“neyse” deyip unutulmak istenilen cümleler kurarlar.

17-18 yaşındaki bir genç kendisini tanıyıp ortaya koyamayabilir. Bu bedenen, ruhen ve özellikle zihnen mümkün olmayabilir. İşte bu noktada asli görev ailelerin ve amacı genç bir nesli geleceğe kazandırmak olan öğretmenlerindir. Yapılacak yardım, sosyal hayatın en önemli unsuru olan bu iki tarafa aittir. Tercih sürecinde ailelerin çocuklarının beklentilerine ve isteklerine kulak vermelidir. Bölüm seçimi ortak bir karar neticesinde olmalıdır

Tercih süreci…

Karar vermeye çalışan her ailenin ve öğrencinin istekleri artık neredeyse standart. Sınav sonucuna bakmadan “garanti meslek olsun”, ”ataması kolay olsun”, “okuması kolay olsun”, “gideceğim şehirde deniz olsun”, “arkadaşım şurada okuyor orası olsun”, “evime yakın olsun” ve uzayıp giden “olsun”lar…

Meslek tercihinin önemi ya da sevilen bir alanda çalışma beklentisi maalesef göz önünde bulundurulmuyor. Sadece bir şehrin ışıltısına, bir bölümün ismindeki tılsıma aldanılıp çok fazla hatalı tercih yapılıyor ve hatalar bazen yıllara mal olabiliyor.

Türkiye’de geleceğin mesleği!

Ülkemizde geleceğin mesleği yok desek sanırım çok yanlış bir ifade sayılmaz. Birkaç yıl önce ilahiyat, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği mezunları açıkta kalıyor, istihdam konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyordu. Fakat özellikle meslek liselerindeki kat sayı probleminin kaldırılması, imam hatip liselerinin orta öğretim kısmının açılmasıyla birlikte bu bölümlerin mezunları atamada eskisi kadar ciddi sıkıntılar yaşamamaktadırlar. Yine bir başka örnek ise hükümetin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nı kurması ve sosyal devlet anlayışına daha fazla önem vermesi ile “Sosyal Hizmet” bölümü mezunlarına önemli ölçüde ihtiyaç duyulmasıdır. Bu bölüm mezunlarının neredeyse KPSS’ye girmeleri yeterli gibi gözükmektedir. Aynı şekilde sağlık ile ilgili bölümlerde de benzer bir durum var. Sağlık hizmetlerine yapılan yatırımlar ve özel sağlık kuruluşlarının yaygınlaşması özellikle meslek yüksekokullarında eğitim veren önlisans programlarına rağbeti arttırmıştır. Peki, tam tersi bir durum yaşanmadı mı? 2000’li yılların başlarında sınıf öğretmenliği bölümünün puanı neredeyse hukuk,rehberlik ve psikolojik danışmanlık, psikoloji gibi bölümlerle aynı seviyedeydi. Fakat son yıllarda eski yıllara göre sınıf öğretmenliği bölümündeki atamaların azalması, bölüme olan rağbeti azaltmıştır. Bu ve buna benzer çok fazla örnek verebiliriz. Bu sebeple Türkiye’de, geleceğin mesleği ya da garanti meslek diye bir kavram yok.

Herkes işletme okuyor!

İşletme, iktisat okuyup ne yapacağım diyen arkadaşlar, örneğin Türkiye'de en çok sahip olunan ve en çok ihtiyaç duyulan kan grubu A Rh(+), en az ihtiyaç duyulan ve sahip olunan ise 0 Rh(-)'dir. Yani bu bölümleri,sayının fazla olmasının ihtiyacın fazla olmasıyla ilişkili olduğu bu duruma benzetebiliriz. Bu bağlamda işletme en çok ihtiyaç duyulan bölümdür ama işletme kişinin bireysel beceri ve yeteneğinin ön planda olduğu bölüm olduğundan dolayı sosyal yönü kuvvetli olmayan biri hiç işletme bölümüne bulaşmasın. Bir öğrenci bir yıl Erasmus, bir yıl Mevlâna ya da Farabi, bir yıl Workand Travel ya da diğer yurtdışı programlarına katılırsa dört yılda kendini donatabilir. Bankalardan kamuya, özel sektörden akademisyenliğe kadar geniş yelpazesi vardır. Unutmayın eğer isterseniz işletme mezunu olarak "Kaymakam" bile olabilirsiniz!

2 yıllık okuyacağıma hiç okumam daha iyi!

Üzülerek söylüyorum ki ülkemizin büyük bir bölümü 2 ve 4 rakamında keramet aramakta, üniversite sınavlarındaki öğrencinin başarısını bu rakamlara göre değerlendirmektedir. Çevrenin bu olumsuz tutum ve algısı aileleri etkilemektedir.  Sonuçlar açıklandıktan sonra sorarlar. Kazandın mı? Kazandım dediğinizde hemen ikinci soru gelir. Kaç yıllık? Hangi üniversiteyi kazandığın, hangi bölüme yerleştiğin kimsenin umurunda olmaz. Çünkü önemli olan rakamdır. Bu durum tercihlerdeki en önemli sorundur. Meslek yüksekokulları yani önlisans düzeyinde eğitim veren kurumlar iş hayatına “ara eleman” yetiştirmektedirler. Ara eleman ise günümüz iş dünyasında aranan ve yeni ekonominin iş hayatındaki yansımasında “alanında uzman çalışan” demektir. Örneğin bir işletme mezunu, işletmenin bütün fonksiyonları hakkında eğitim almakta ve bu fonksiyonlarda bilgi sahibi olmaktadır. Ancak önlisans pazarlama mezunu sadece pazarlama bilir. Yani ne iş olsa yaparım demez, benim işim pazarlama ve ben pazarlama biliyorum der. Piyasalarınistediği çalışan profili de budur zaten. Sadece bir işi en iyi şekilde bilen ve yapan. İşte bu yüzden meslek yüksekokulları önemlidir. İleriki yıllarda meslek yüksekokullarının önemi daha da fazla artacaktır.

Tercihlerinizde sağlık meslek yüksekokullarına mutlaka yer ayırın. Ayrıca eğer bir önlisans programı tercih edecekseniz, mümkün olduğu kadar il merkezlerini ve kampüs içerisinde yer alan okulları tercih edin. Eğer iki yılın sonunda dikey geçiş düşünüyorsanız, bölüm tercih ederken rahat geçiş yapılabilecek bölümleri yazın. ÖSYM'nin web sayfasından DGS puanları, hangi iki yıllık bölümden hangi dört yıllık bölümlere geçiş yapılabileceğini araştırın. Nasıl olsa geçiş yaparım deyip DGS'yi basit bir sınav olarak algılamayın, geçmiş yıllardaki çıkmış sorulara bakıp DGS hakkında fikir sahibi olun.

Yakın yerler istiyorum!

Her öğrenci evine ya da üniversiteli tabiri ile memleketine yakın bir yerde okumak ister. Bu önemli bir istektir, kabul ediyorum. Ancak bir okulun evinize yakın olması doğru tercihte başlı başına bir etken değildir. Zira her üniversitenin farklı uygulamaları, bulunmuş olduğu yöredeki işletmeler, bazı devlet kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile anlaşmaları mevcuttur. Bu anlaşmalar öğrencilerin teorik olarak almış oldukları bilgileri pratiğe dökmelerine imkân tanımaktadır. Örneğin mühendislik tercih etmek istiyorsanız Uludağ Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi tercihleriniz arasında mutlaka yer almalıdır. Üniversitelerin bulundukları iller Türkiye’de endüstrinin ve sanayinin en yoğun olduğu illerdir. Bu illerde üniversite ile sanayi arasında protokoller imzalanmakta ve öğrencilere tecrübe kazanmaları anlamında önemli katkılar sağlanmaktadır. Güzel Sanatlar veya Radyo Sinema Televizyon okumak istiyorsanız İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ni ve Anadolu Üniversitesi’ni tercihlerinize eklemeden kesinlikle geçmeyin. Turizm fakültesinde okumak istiyorsanız Akdeniz Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi tercih sıralamanızda üstte olmalı. Görüldüğü gibi belki ailenize, evinize uzak bir yerde okuyacaksınız ama yıllarınızı boşa geçirmemiş olacaksınız.

Son birkaç hatırlatma!

·         Tercihler için son gün 16 Temmuz 2015 Salı günü! Tercihlerinizi ÖSYM’nin aday işlemleri sayfasından yapacaksınız. Tercihlerinizi girdikten sonra onaylamayı sakın unutmayın.  Mutlaka tercih listenizi gösteren listenin çıktısını alın.

·         Tercih yapmadan önce kılavuzu detaylı inceleyin ve açıklamalar kısmında yer alan bilgileri dikkatli bir biçimde okuyun.

·          Tercih etmek istediğiniz üniversitenin web sayfasını kesinlikle ziyaret edin. Okulun tam olarak nerede olduğunu(şehir merkezinde mi yoksa yerleşke/kampüs içerisinde mi) araştırın.

·         ÖSYM bu yılki kılavuzda bölümlerde yer alan öğretim üyelerinin ve öğretim elemanlarının sayılarını da yayınladı. Tercih yaparken bölümdeki hoca sayılarını dikkate almanızda yarar var.

Unutmayın! Başarılı olmak üniversiteyi kazanmaktan değil, iyi bir insan olmaktan geçer.


Son Güncelleme: 30.04.2018 00:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.