Huzurevinde 50 Yıl Sonra Büyük Buluşma

Adana’da emekli öğretmen Mustafa Kaya, 50 yıl sonra lise öğretmeniyle huzurevinde karşılaştı. Sınıf öğretmeni olarak 30 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olan Mustafa Kaya (70), 4 yıl önce Adana Huzurevi’ne yerleşti. Kozan Lisesi...

banner177

Huzurevinde 50 Yıl Sonra Büyük Buluşma

Adana’da emekli öğretmen Mustafa Kaya, 50 yıl sonra lise öğretmeniyle huzurevinde karşılaştı. Sınıf öğretmeni olarak 30 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olan Mustafa Kaya (70), 4 yıl önce Adana Huzurevi’ne yerleşti. Kozan Lisesi...

24 Kasım 2014 Pazartesi 11:13
Huzurevinde 50 Yıl Sonra Büyük Buluşma
Adana’da emekli öğretmen Mustafa Kaya, 50 yıl sonra lise öğretmeniyle huzurevinde karşılaştı.
Sınıf öğretmeni olarak 30 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olan Mustafa Kaya (70), 4 yıl önce Adana Huzurevi’ne yerleşti. Kozan Lisesi mezunu olan Kaya, her Öğretmenler Günü’nde öğrencilerini beklerken bu kez büyük bir süprizle karşılaştı. Lise yıllarında coğrafya öğretmenliğini yapan ve öğrenciler arasında kimseyi dövmediği için "Şeker hoca" olarak bilinen Fikri Faik Güralp (89) ile yerleştirildiği aynı huzurevinde karşılaştı.
Mehmet Kaya, en son 1964 yılında gördüğü öğretmeni Güralp’i tanıdı. Kaya, elini öptüğü öğretmenine "Şeker hocam" diyerek sarıldı. Güralp ise öğrencisini ilk önce tanıyamadı. Ancak Kaya, ’Kozan Lisesi’nden öğrenciniz Mustafa Kaya’ deyince Güralp de öğrencisini tanıdı.
Artık aynı huzuruevini paylaşan Kaya ve Güralp sık sık biraraya geliyor, sohbet ediyor.
24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla da Mehmet Kaya, öğretmenini unutmayarak elini öpüp Öğretmenler Günü’nü kutladı.

"BİZİM ŞEKER HOCAMIZDI"
Emekli öğretmen Mehmet Kaya, en son 50 yıl önce gördüğü öğretmeni ile huzurevinde karşılaşınca çok sevindiğini belirterek, "Tesadüfen ben huzurevinde 4. yılı doldurduğumda bir de baktım benim 50 yıl önceki Kozan Lisesi’ndeki coğrafya öğretmenimi gördüm. Biz ona öğrenciler arasında kimseye kızmadığı ve dövmediği için "Şeker hoca" derdik. Öğretmenimi 50 yıl sonra göreceğim hiç aklıma gelmiyordu. Öğretmenimi ziyaret eden diğer öğretmenlerimi de gördüm. Çok mutlu oldum. Öğretmenim inşallah mutlu bir şekilde yaşamaya devam eder. Ben de her Öğretmenler Günü’nde onu görür ellerini öperim. Bizi hiçbir zaman dövmedi o kimseyi dövmezdi. Buraya gelirken de şakalaştık ’seni hiç dövmedim’ dedi bende pişmansan beni şimdi dövebilirsin dedim güldü. Hiçbir öğrenciye tokat atmaz dövmezdi mümkün değildi" dedi.

"ÇOK KUTSAL BİR MESLEK"
Fikri Faik Güralp ise öğrencisini görünce önce tanımadığını vurgulayarak, "Görünce çok memnun oldum huzurlu oldum. Kendisi de öğretmen olmuş çok memnun oldum. Bizim okuttuğumuz çocukların çoğu öğretmen oldu. Ben öğretmenliğe aşık bir insanım ancak bir siyaset nedeniyle öğretmenliğe devam edemedim. Şu yaşta bile isteseler öğretmenliğe giderim çünkü, öğretmenlik kadar kutsi bir meslek. Talebelerini gördüğün zaman onların şevki onların sevgisi kalbimden gitmez" diye konuştu.
Öğretmen öğrenci ilişkisinde geçmiş ile günümüz arasında bir değerlendirmede de bulunan Güralp, "Benim okuttuğum arkadaşlar beni görünce hemen önlerini iliklerler elimi öperler. Hocam nasılsın bir isteğin var mı derler. Ama şimdi öğrencilere bakıyorum hocanın yanında eller cepte, yanında sigara içmeler çok ayıp bunlar."
(İHA)
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.