‘Vagondan Düşen Yapraklar’ Uludağ Üniversitesi’nde anıldı

Sovyetler Birliği tarafından 14 Kasım 1944’te Gürcistan’ın Ahıska bölgesinde yaşayan onbinlerce Türk’ün yurtlarından sürülmelerinin 74. yıldönümü Bursa Uludağ Üniversitesi’nde anıldı.Uludağ Üniversitesi Ahıska Kültür ve Sanat...

banner177

‘Vagondan Düşen Yapraklar’ Uludağ Üniversitesi’nde anıldı

Sovyetler Birliği tarafından 14 Kasım 1944’te Gürcistan’ın Ahıska bölgesinde yaşayan onbinlerce Türk’ün yurtlarından sürülmelerinin 74. yıldönümü Bursa Uludağ Üniversitesi’nde anıldı.Uludağ Üniversitesi Ahıska Kültür ve Sanat...

15 Kasım 2018 Perşembe 11:20
‘Vagondan Düşen Yapraklar’ Uludağ Üniversitesi’nde anıldı

Sovyetler Birliği tarafından 14 Kasım 1944’te Gürcistan’ın Ahıska bölgesinde yaşayan onbinlerce Türk’ün yurtlarından sürülmelerinin 74. yıldönümü Bursa Uludağ Üniversitesi’nde anıldı.

Uludağ Üniversitesi Ahıska Kültür ve Sanat Topluluğu ile Türk Dünyası ve Kültürü Topluluğu öğrencileri tarafından tertiplenen ‘Vagondan Düşen Yapraklar 14 Kasım 1944 Ahıska Sürgünü’ anma programı Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törene üniversite yöneticileri, akademisyenler, öğrenciler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Program öğrenci topluluklarının hazırladığı tiyatro gösterileri, şiir ve türkülerle başladı. Davetliler sürgün günlerini anlatan tiyatro gösterisi sırasında duygulu anlar yaşadı.

Türk Ocakları Bursa Şubesi Başkanı ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Kırlı’nın başkanlığını yaptığı ‘Ahıska Sürgünü’ konulu bir panel düzenlendi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Selçuk Kırlı, Türk olmanın çok zor olduğunu söyledi. Dışarıdan bakıldığında başka milletler için Türk olmanın çok kolay gibi görülebileceğine dikkati çeken Kırlı, “Türk olmak zorduk. Hele vatansever olmak, asla bedava değildir. Kefaretini her gününüzle, her şeyinizle ödersiniz. Dünya bize öyle ya da böyle diyebilir. Farklı coğrafyalarda bizi farklı isimlerle çağırmışlardır. Bunu kasten yapmışlardır. Birbirimizden biraz uzaklaşalım, tanımayalım diye. Hepimizin ortak destanlarını, farklı farklı gruplarımıza atamışlardır. Destanlarımızı birbiriyle kapıştırmışlardır. Hele Sovyet coğrafyasından bahsediyorsak, trenler ve hayvan katarlarının tarihimizde ayrı bir yer vardır. Hayvan katarları genellikle bizim sürgün edildiğimiz araçlardır. Bizi farklı yerlerde farklı isimlerle çağırdılar. Çağırmaya devam etsinler. Biz Türk’üz. Ahıska’nın oturduğu yerle, Kırım’ın oturduğu yer; Rusların geleceği açısından ve bizim engellenmemiz açısından ve bizim doğu Türklüğü ile bağlantılarımızın kesilmesi açısından en önemli noktalardır” diye konuştu.

Doktor Öğretim Üyesi İkram Çınar ve Araştırma Görevlisi Nilüfer Mutlu da Ahıska sürgünü hakkında yaptıkları çalışmalardan bilgiler sundu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.