Seçim anketleri nasıl okunmalı?

Her seçim döneminin değişmeyen tartışmalarından biri anket tahminleri

24 Haziran seçimlerine sayılı günler kala başta siyasi partiler olmak üzere farklı araştırma şirketleri, sivil toplum kuruluşları, bireysel analistler ve diğer araştırmacılar yapmış oldukları seçim anketlerinden elde ettikleri sonuçları kamuoyuyla paylaşmakta ve sonuçlara göre değerlendirmeler ve analizler yapılmaktadır.

E-inegol olarak , anketler konusunda Uludağ Üniversitesi Pazarlama Bölümü Öğretim Görevlisi Cihad Doğan ile görüştük. Doğan’a göre anketler konusundaki en temel sorun, “Tarafsızlık, cevaplayıcılar ve anketörler” diyen Doğan ile gerçekleştirdiğimiz röportajın tamamını sizlerle paylaşıyoruz.

Seçim gündeminin en önemli başlıklarından biri olan anket ne anlama gelmektedir, nasıl yapılmaktadır?

Anket; özellikle sosyal bilimlerde ve eğitim bilimlerinde kullanılan önemli bir veri toplama kaynağıdır. Araştırmacı(lar) anket yöntemi ile çok kısa bir süre içerisinde çok fazla kişiye ulaşmasına imkân vermektedir. Bununla beraber maliyetinin diğer araştırmalarda kullanılan veri toplama yöntemlerine göre daha düşük olması, toplanan verilerin kısa sürece içerisinde çıktıya dönüştürülmesi, elde edilen sonuçların yine aynı şekilde hızlı olarak analiz edilip bu sonuçlara ilişki kararlar alınması, anketin araştırmacılar tarafından en çok tercih edilme nedenlerinin başında gelmektedir.

Anket sürecine baktığımızda bir araştırmacı ana kütledeki kişilerin tamamına ulaşamayacağından dolayı, bu kişilerin arasından bir grup alır, alınan bu gruba “örneklem” denir ve anket çalışmasını bu grup üzerinde gerçekleştirir. Ardından elde edilen sonuçları ise ana kütleye yansıtarak (Tümevarım) sonuçların analizlerini ve değerlendirmelerini gerçekleştirilip kamuoyu ile paylaşır.

Anket hakkında bahsettiğiniz kolaylıkların yanında elbette ki bazı zorlukları da vardır.

Kesinlikle, her ne kadar anket yukarıda bahsedilen kolaylıklara sahip olmuş olsa da aynı zamanda içerisinde çok büyük handikapları, riskleri ve hataları da beraberinde getirmektedir. Zaten anketin geçerliliğinin ve güvenilirliğinin sorgulanması da bu hataların bir sonucudur.

İfade ettiğiniz bu hata(lar) sizce nelerdir?

Anketin önündeki engelleri örneklem, anketör, cevaplayıcı olmak üzere üç temel başlık altında toplayabiliriz. Bunlardan ilki örneklem hatasıdır. Örneklem, ana kütle içerisinden ana kütleyi temsil etme özelliğine ve yeteneğine sahip olan gruba denir.Örneğin; 24 Haziran seçimlerinde Yüksek Seçim Kurulundan alınan bilgiye göre Türkiye’de yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere oy kullanacak kişi sayısı 59 milyon 391.328 kişidir.

“Anketin uygulandığı kişi sayısı ne kadar fazlaysa gerçeği ve geneli temsil etme oranı bir o kadar fazladır.”

Burada önemli olan etkenlerden ilki örneklem sayısı ile ilgilidir. Örneğin İnegöl’de 24 Haziran seçimlerinde 180.479 kişi oy kullanacaktır, bu rakamda ki bir ana kütleyi temsil edebilecek örneklem sayısının 200-400 kişi arasında alınması araştırma sonucunu hatalı kılacaktır. Örneklem sayısının artması araştırmalardan elde edilecek sonuçlar da geneli daha büyük oranda yansıtacağı için seçim ardından elde edilen sonuçlara daha yakın olacaktır. Örneklem sayısının fazla olması ana kütlenin temsil gücünü de arttıracaktır. Dolayısıyla seçim anketlerinde anketin yapıldığı kişi sayısı önemlidir.

“Hem fikir de olunan yerde araştırma yapmak yanıltıcıdır.”

Diğer hata ise örneklem grubunun nereden seçildiği ile ilgilidir. Örneğin 1 Kasım 2015 seçiminde Ak Parti Rize’den % 75,88 oranında oy alırken aynı seçim dönemimde ise CHP Edirne’den % 57 oy almıştır. Bir araştırmacı araştırmasını sadece Rize’de yaparsa Ak Parti, yalnızca Edirne’de yaparsa CHP’nin kazanacağını söyleyebilir ancak bu da doğru değildir. Doğru olan illerin hangi partiden bir önceki seçimde ne kadar oy aldığına bakmaksızın geneli daha çok kapsayan bir araştırma yapmaktır.

“Anketörlerin güvenilir kişilerden oluşması gerekmektedir.”

Bahsettiğimiz hatalardan bir başkası anketörlerdir. Anket çalışmalarını sahada uygulayan kişilere anketör denilmektedir. Anketörler anketleri genellikle telefon, internet, yüz yüze yöntemlerini kullanarak yapmaktadırlar. Ancak buradaki önemli ayrıntı araştırmayı pratikte gerçekleştiren anketörün güvenilirliğidir. Örneğin bir anketör cevaplayıcılara doldurtması gereken bir anketi gittiği bir kafe de çayını yudumlarken tek başına ve rastgele doldurabilir. Ve ya telefon aracılığı ile anket yapılacak, arandınız. Size sorulan soru; “Bu Pazar bir seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?” siz oy tercihinizi telefon karşısındaki anketöre söyleyebilirsiniz ama acaba gerçekten sisteme sizin verdiğiniz cevabımı girmiştir? Ya da cadde de yürürken karşınıza çıkan bir anketör, elindeki tablete ya da kâğıda bakarak Cumhurbaşkanı tercihinizi size sordu, verdiğiniz cevabı acaba doğru olarak mı tablete giriyor ya da kâğıda işaretliyor.

“Elde edilen verilerin teyit edilmesi, araştırmanın sürecini uzatır.”

Araştırma şirketleri bu durumların daha fazla yaşanmasından dolayı araştırmaların geçerliliğini ve güvenilirliğini arttırmak için anketörlere yönelik tedbirler aldı. Tedbir olarak cevaplayıcının iletişim bilgileri istenildi ve anketin yapılışından birkaç gün sonra kişi aranıp gerçekten anket yapılıp yapılmadığını sorup, verdiği cevapları teyit etti ancak bu da şirketler için hem ekstra bir iş yükü oluşturdu hem de cevaplayıcılarının önemli bir kısmı ise iletişim bilgilerini vermek istememelerinden yeterli sayılara ulaşmak zorlaştı.

“Fikirlerinde tutarsız olan cevaplayıcılar araştırmaları hataya sürükler.”

Seçim anketlerinin son olarak değineceğim problemlerinden birisi de cevaplayıcı hatalarıdır. Zira anketleri cevaplayan kişi kendine ait öz fikrini paylaşmayabilir. Söyleyeceği tercihten dolayı tepki almaktan korkabilir, seçim günü başka bir partiye oy verebilir yani kararı değişebilir, fiziksel ya da ruhsal sıkıntılarından dolayı sorulara eksik ya da yanlış cevap verebilir, araştırmayı önemsemeyip dikkate almayabilir, özellikle internet yolu ve telefon kanalı ile yapılan anketlerde kimliğinin belli olacağını düşündüğünden cevap vermekten kaçınabilir. Bu nedenle cevaplayıcıların anketlere verdikleri cevaplar gerçekten sorgulanmalıdır.

Türkiye’de yapılan seçim anketlerinin geniş anlamda yanıltıcı olduğunu biliyoruz, bu durumun kaynağı sizce nedir?

Bu durumu “tarafsızlık” ilkesi perspektifinden değerlendirmeliyiz. Araştırma şirketleri de cevaplayıcılar da anketörler de yürüttükleri, uyguladıkları ve katıldıkları araştırmaya karşı “dürüst ve tutarlı” olmalıdır. Çünkü anketler çok paydaşlı bir işleyişe sahiptir. Her bir paydaş vereceği her tutarsız ya da dürüst olmayan cevaplarla gerek anketi yaptıran kurumu gerekse kamuoyunu yanıltmaktadır. Zira anketlerden elde edilen sonuçlar karar vermeyi kolaylaştıran, mevcut işleyişteki hataları gösteren, toplumun nabzını tutan çok önemli bir araçtır. Bu bağlamda “kaliteli veri” toplayabilmek, bu doğrultuda çalışma yapabilmek gereklidir.

“Türkiye’de ki seçmen profili”

Bütün bunların yanında hali hazırdaki kararsız seçmenlerin nihai kararları, her seçim döneminde ilk kez oy kullanacak olan seçmenlerin görüşü ve herhangi bir nedenden dolayı sandığa gitmeyi boykot eden seçmenlerin de seçim sonuçlarına etkisi önemli bir gerçektir.

Son olarak yapılan seçim anketlerini sizce nasıl yorumlamalıyız?

Yukarıda sayılan nedenlerden dolayı bu zamana kadar Türkiye’de yapılan seçim anketlerin neredeyse tamamında gerçek sonuçlara yakın sonuçlara ulaşılamamıştır. Eğer herhangi bir yerde bir seçim anketine rastlarsanız öncelikli olarak bakmamız gerekenler örneklemin kimler tarafından aldığı yani örneklemi kimlerin oluşturduğu ve örneklem sayısının düzeyidir.Ancak araştırma profilimizdeki ve araştırma metodolojisindeki hatalar düzeltilmedikçe sorunlar yaşanmaya maalesef devam edecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.