Kentlerin, temel ve ekonomik kalkınmalarına etki eden dinamikler yalnızca endüstri, teknolojik ve bilişimsel kalkınmalar değildir. Belki de en az sanayileşme kadar önemli olan etmen şüphesiz ki turizmdir. Özellikle son dönemlerde artan sosyal medya kullanımına bağlı olarak, bireylerde ortaya çıkan keşfetme ve deneyimleme arzusu kent hayatının olumsuz etkilerini kristalize etmeye çalışan kentli insanlarda hayatın bir molası olarak kabul edilmektedir. Turizmin ekonomi üzerindeki etkisi ve sektörel olarak sahip olduğu payın artması ile beraber turizm, kent ekonomisine sinerji ve daha da önemlisi kentin yurtiçinde ve yurtdışında tanılırlığını, cazibesini, tercih nedenini de arttırmaktadır.

Ülkemizde turizmin ilk hareketliliği “deniz, kum, güneş” üçlüsü ile ortaya çıkmış olsa da günümüzde turizm kavramı ve algısı sadece bu nedene bağlı olarak gerçekleşmemektedir. Bu noktada kentlerin cazibesi kentin tarihsel geçmişi ve geçmişten günümüze intikal etmiş ya da iyi bir şekilde restore edilmiş yapıları, farklı spor alanları ve etkinlikleri ile entegre olabilmiş doğası, kent dokusuna sonradan eklenilmiş ve kent kültürünün birer tezahürü olan günümüz modern mimari anlayış ile inşa edilmiş binaları, hasat zamanını bir şenliğe ya da bir festivale dönüştüren kentin simgesi olmuş tarım ürünleri, alternatif tıbbın büyük oranda kabul gördüğü günümüzde bir tedavi ve şifa kaynağı olmuş suları, kentin yemekten halk dansına, geleneksel kıyafetlerden sosyal hayatta hala varlığını korumuş olan değerler ve normlara kadar kültürel uzantılar kentteki “kültürel turizmin” hareketlenmesine önemli ölçüde etki etmektedir.

Sorunumuz Pazarlama;

İnegöl sahip olduğu doğası, uzun ve köklü bir geçmişe dayanan tarihi, farklı kültürlere sahip olması, diğerlerine nazaran farklılığını ortaya koyan şifalı suyu ile kültürel ve iç turizmin gerçekleşme nedenlerinin birçoğunu ayrı ayrı bünyesinde barındırmaktadır. Ancak İnegöl en çok ziyaret edilen ilçe sıralamasında ilk 15’te maalesef yer alamamaktadır. Bunun nedenlerinin başında elbette ki pazarlama unsurları yatmaktadır.

Geleneksel pazarlama araçlarının kullanılması ne yazık ki kent tanıtımında ya da pazarlanmasında önemli bir etki oluşturmamaktadır. Örneğin; bir youtuber’ın İnegöl’de çekeceği bir vlog, İnegöl’de çekilen bir dizi ya da bir film, son dönemde özellikle gençler arasında yaygınlaşan kamp yapılabilecek alanlar, Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ile ortaklaşa düzenlenebilecek ulusal ve uluslararası kongreler, mobilya ve tarımın yanında yeni fuarlar, eski İnegöl çarşılarının geleneksel ve tarihi özelliklerine uygun olarak yeniden inşa edilmesi bir başka ifade ile Avrupa’da sıklıkla görülen eski çarşı (eski yerleşim) alanının tekrar oluşturulması ve “eski çarşı kültürünün” yeniden oluşturulması, İnegöl’ün önemli tarım ürünlerinden biri olan şeftali ve kirazın toplanılmaya başladığı dönemde “ilk hasat festivallerinin” yapılması, İnegöl’den geçen eski ipek yolunun araç kullanımındaki etkisini arttırmak ve ziyaretçilere “şu an tarihi ipek yolunda ilerliyorsunuz” mesajını vermek gibi çalışmalar kente olan cazibeyi de arttıracaktır.

Bugün dünyada ve ülkemizde İnegöl kadar değerlere sahip olmayan nice kent kültürel turizm sayesinde ekonomisine önemli katkılar sağlamakta, unutulmaması gerekiyor ki sadece bir magnetten ya da basit bir hediyelik eşyadan bile önemli gelirler elde edilebilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.