İnegöl İHH Derneği öncülüğünde Arakan’a giderek yardımları ulaştıran gazeteciler ve işadamları, anılarını ve gözlemlerini anlattılar.
Sedef VİP salonunda düzenlenen programa İnegöl İHH Derneği Başkanı İlhan Tatlı, İnegöl Yıldırım Gazetesi imtiyaz sahibi Erdal Bayraktar, İnşaat Mühendisler Odası İnegöl Şubesi Temsilcisi Oğuzhan Uslu ve Kafkas Yardımlaşma Platformu yürütücüsü Osman Şentürk katıldı.
ARAKAN’A BAKTIĞIMIZDA HİÇBİR ŞEY BUNU ANLATMIYOR
Konuşma yapan İnegöl İHH Derneği Başkanı İlhan Tatlı, “Toplam 7 kişi Arakan kamplarını ziyaret ettik. Dünya dramının en somut yansıması olan Müslümanları ziyaret ettik. Döndükten sonra Türk dil kurumunun sözlüğüne baktım; yoksulluk, fakirlik. Arakan’a baktığımızda hiçbir şey bunu anlatmıyor. Sadece insan görünce bunu anlayabiliyor. Arakan zulmü yeni bir zulüm değil. Yıllardan bu yana süren bir zulüm var. Orada fotoğraf çekmek yasaktı. İHH ekipleri o görüntüleri çekti ve zorluklarla merkezimize transfer ettiler. Bu görüntüler İHH merkezimiz tarafından dünyaya yayıldı. İHH, 22 senedir bizzat Arakan’da çalışmalar yapmaktadır. Bizlerde İnegöl ekibi olarak gittik ve şahitlik yaptık buna” dedi.
ONLARA SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR
İnegöl Yıldırım Gazetesi imtiyaz sahibi Erdal Bayraktar ise, orada yaşananların kelimelere sığmadığını belirterek, “İnegöl’de küçük mahalle düşünün; o mahallede 1.5 milyon insanın olduğunu düşünün. 1.5 milyon insanın yoğun yağışta çamurlar içerisinde ayaklarında ayakkabıları yok, elbiseleri yok. Böyle bir yaşam mücadelesi veriyorlar. Orada kanalizasyon olmadığı için olağanüstü bir kötü koku var, oldukça sağlıksız bir ortam vardı. Böyle bir ortamda bizlerin yaşadığını hayal ettik. Binlerce bebek, anneleri süt veremediği için öldüğünü görüyorsunuz. Bir litre yağ için saatlerce kuyrukta beklediğinizi düşünün. Oradaki insanların bir umutları var. Onların umutları İslam ülkeleri. Ben oraya gittiğimde kendimi Rahmi Koç gibi hissettim. Oradaki insanların bizlere bakış açısı buydu. İyi ki Türkiye var. Eğer Türkiye olmasaydı oradaki Müslümanların hali ne olurdu, tartışmak lazım. Devletimizin varlığı, en önemlisi uluslararası alanda aktif olan İHH’nın varlığı Müslümanlara pansuman görevi görüyor. Ben o çalışmalara şahit oldum. 1.5 milyonluk nüfusa bizim İslam ülkelerinin sahip çıkabileceğini düşünüyorum. O insanlar belki de ölümü bekliyorlar. Onlara sahip çıkmamız gerekiyor. Oraya gitmeden önce ki düşüncem; kendi komşularımıza önce destek verelim di. Ama orayı gördüğümde bizim komşularımızın daha zengin olduğunu fark ettim. Arakan’ı anlamak için bizler gibi oralara gidip görmeleri lazım” diye konuştu. Kafkas Yardımlaşma Platformu yürütücüsü Osman Şentürk, “Sefalet, yokluk, açlık var orada. Onların bizlere olan sıcaklığı güzeldi. Anlatılmaz yaşanır. Oraya gitmeden önce, bizim buradaki fakirleri düşünüyordum. Ama oraya gittiğimde öyle olmadığını gördüm. Biz burada hep zenginlere yardım dağıtmışız. Bir yavru kuşu düşünün. Annesi ona yemek getirirse bir şeyler yiyecek. Acı duyuyorsan canlısın, başkalarının acısını duyabiliyorsan insansın” dedi.
KENDİMLE GURUR DUYDUM
İnşaat Mühendisler Odası İnegöl Şubesi Temsilcisi Oğuzhan Uslu, “Orada yaptığımız gözlemlerin teması; sefalet hüküm sürüyor. Oranın hakimi sefalet. Bir çok insanın servet namına sahip olduğu tek şey üzerlerindeki kıyafetlerden ibaret. Üzerlerinde kıyafetleri olmayan yüzlerce çocuğu gördük. Ülkemizin orada yapmış olduğu çalışmalar var. İHH derneğinin de hizmetlerine şahit olduk. Bir kez daha bu ülkenin evladı olmaktan kendimle gurur duydum. Allah onların yardımcısı olsun. Oraya gittikten sonra artık Allah bizim yardımcımız olsun ki, onlara da destekler ulaşsın. İnsanlık dramı var, zenginliğe sahip olan insanlar olarak oradaki sefalete çare bulmak adına, daha fazlasını yapma mecburiyetinde hissediyorum kendimi. Allah bizim yardımcımız olsun” diye konuştu. Uslu, tüm İnegöl halkını Kurban bayramında desteğe çağırdı.

















Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın