2 Şubat 2015 tarihinde uygulamaya alınan Kaldırım İşgalleri’nin yankıları sürüyor. Esnaflar, esnafı ötekileştirmeden itip kakmadan hırpalamadan kucaklayan bir uygulamanın hayata geçirilmesini istediklerini söylediler.
Dün saat 13.00’de kapalı çarşı girişindeki park alanında toplanan esnaflar, kaldırım işgali uygulamasının yeniden gözden geçirilmesini istediler.
HİÇ BİR ŞEY SORULMADI
Esnaflar adına konuşma yapan Cihat Şengün, “Bugün burada çarşımız ve İnegöl’ümüzün muhtelif ticari alanlarında faaliyet gösteren esnaflarımız olarak toplanmamızın sebebi, 2 Şubat Pazartesi gününden itibaren belediyemiz tarafından uygulanan yasaklarla ilgilidir. Esnaf bir ülkenin bel kemiğidir. Ekonominin olduğu kadar sosyal hayatın da bir parçasıdır. Biz İnegöl esnafları da böyle düşünüyor ve bir bütünün parçası olduğumuzu zannediyoruz. Ne yazık ki 2 Şubat tarihinden önce belediyemiz tarafından herkese ve her kesime sorulduğu danışıldığı iddia edilen yasaklama kararının başlıca muhatabı olan çarşı esnafları olarak bizlere hiçbir şey sorulmamış sadece uygulamadan bir hafta önce imza karşılığı tebliğler yapılarak görüşümüzün alınma nezaketi dahi gösterilmemiştir. Adeta biz çarşı esnafları için mahkeme kurulmuş, iddianame hazırlanmış, yargılama yapılmış, hakkımızda hüküm verilmiş ama ne hikmetse mahkum olarak son isteğimiz dahi sorulmamaktadır. Sorgusuz sualsiz bir infazla karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. İtirazımızın ve söz hakkımızın dahi olmadığı bir mahkemenin adaletini önce yüce Allaha ve sonra İnegöl halkına havale etmek için buradayız. Yoksa derdimiz anarşi terör yada kaos yaratmak değildir. Zaten ülkemizin birliği bütünlüğü ve huzuru konusunda esnaf olan bizlerin hassasiyeti herkesin malumudur.” Dedi.
‘EŞEĞİNİ DÖVEMEYEN PALDIMINI DÖVER’
Başta İstanbul gibi milyonların yaşadığı ve İnegöl’ün bağlandığı Bursa’nın hiçbir yerinde örnekleri görülmeyen bir mağduriyetin söz konusu olduğuna dikkat çeken Şengün, “Tüm ekonomik sıkıntılara rağmen AVM terin şehir için e kadar girdiği büyük sermaye sahipleri ve holdinglerin perakende sektörüne saldırdığı şu günlerde İnegöl’ümüzün binlerce esnafı var olma savaşı sürdürmektedir. Gelir vergisi katma değer vergisi stopaj reklam ilan vergisi ödeyen bunun yanında işyeri açma ruhsatı yatıran esnaf sicil kaydına para veren asfalt katılım parası ödeyen emekliyse maaşından kesilen ve bütün bu zorluklara rağmen ülke ekonomisine katkıda bulunan ve kimseye yük olmadan ailesini geçindirmeye çalışan esnafımıza yapılan bu uygulama önce yüce Allahtan reva değildir. Tüm dünyada ve ülkemizde orta tabaka diye adlandırılan esnafı destekleyici uygulamalar yapılırken bir tek İlçemizde esnafımızın ötekileştirilmesi ve hatta işgalci düşman orduları gibi gösterilmesi hakkaniyetle ve insafla bağdaştırılamaz. Kaldı ki bizler çarşıya çıkan ailelerin ve kadınlarımızın özellikle çarşı esnaflarıyla bir sıkıntıları olduğunu da asla düşünmüyoruz. Asıl sıkıntının yollara yayılan sandalye ve masalarıyla adeta seyir yeri haline gelen bazı işletmelerden kaynaklandığını düşünürken aklımıza ‘eşeğini dövemeyen paldımını döver’ atasözü geliyor. Bize uygulanan tam da budur. Bir haftadır yapılan uygulama esnasında çarşıya gelen insanlar ’hayrola cenaze mi var, nüfus sayımı mı var gibi ifadelerle şaşkınlıklarını belirtiyorlar. Öte yandan yıllardır 40 santim-60 santim kararının uygulanamadığı gibi bir gerekçe bir mazeret sayılamaz ve bu ayıp belediyenin kendi ayıbı ve acizliğini ortaya koymaktadır.Kuralları ihlal eden hiçe sayan veya göz yumulan kişiler var idiyse bu güne kadar bu işletmelere niçin cezai müeyyide uygulanmamıştır. Bugünlerde zabıta görevlileri harıl harıl kontrol yapıyorken acaba bu hassasiyet yıllardır niye gösterilmedi. Şimdi kurunun yanında yaşta yakılmak isteniyor. Aylardır elde resimler birkaç kural tanımaz ve kendini bilmez işyerinin fotoğrafları basına lanse edilerek kamuoyu oluşturulmakta ve bir algı yaratılmaya çalışılmaktadır. Bunu anlamakta güçlük çekiyoruz.” Şeklinde konuştu.
KÖTÜ EMSAL EMSAL DEĞİLDİR
Hukukta “kötü emsal emsal değildir” şeklinde kuralın olduğuna dikkat çeken Şengün, “Yani biri suç işliyorsa o örnek alınarak topyekûn bütün camiaya toplu ceza kesilemez. Şimdi soruyoruz; geçtiğimiz günlerde bir afet yaşadık ve çarşıda lodostan dolayı koca bir çınar devrildi. Belediye ekipleri müdahale edip etrafa zarar veren çınarı kesip kaldırdı. Etrafa zarar veren bir yıkıntı nedeniyle İnegöl’ümüzdeki bütün çınarları mı kestiniz. Hayır. Şimdi bizim sağduyulu olduğuna inandığımız yöneticilerimizden bir ricamız var. 600 yıllık çınarlar kadar eski ve geleneksel çarşı esnaflarımızı da tümden yıkmayalım. Kusursuzluk Allaha mahsustur. Yanlışı yanlışla örtmek te doğru değildir. Türkiye’nin birçok şehrinde olduğu gibi çok değişik çözüm yolları bulunmaktadır. İnegöl’ün bütün ticari bölgelerinde cadde ve sokakların genişliği, trafik yoğunluğu kaldırım genişliği dikkate alınarak esnafımızı da halkımızı da mağdur etmeyecek çözümler üretilebilir. Bu konuda esnaf odalarımızın ve Ticaret odamızın herkesin hayrına çözüm önerileri olduğunu da biliyoruz. Eksikleri olan bu uygulamanın bir kez daha gözden geçirilmesini ve her kesimi olduğu gibi 3-5 değil binlerce aile efradıyla birlikte beraber yaşadığımız biz esnaflarımızı da ötekileştirmeden itip kakmadan hırpalamadan kucaklayan bir uygulamanın hayata geçirilmesini rica ediyoruz. Kadınıyla erkeğiyle esnafıyla emeklisiyle işçisiyle memuruyla genciyle yaşlısıyla hep beraber bir bütünün parçası olduğumuzu hissetmek istiyoruz.” İfadelerini kullandı.

















Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın