Milletvekili Adayı Fikret Fidan’a, MHP İlçe Başkanı Müfit Besler ve yönetim kurulu üyeleri eşlik etti. MHP’li heyeti, İnegöl Ertuğrulgazi Kültür ve Yaşatma Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı. Ziyarette konuşan İnegöl Ertuğrulgazi Kültür ve Yaşatma Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, “Derneğimiz 1998 yılında kurulmuştur. Her ne kadar resmi tarih 1998 olsa da, biz tarihimizin 1299’a, hatta daha öncesine dayandığını iddia ediyoruz. Derneğimizin genel felsefesi Ertuğrulgazi, Şeyh Edebali, Mevlana, Yunus Emre, bütün alperenlerin dost edindiği bir dernek olarak ifade ediyoruz. Osmanlı devleti bu coğrafya da kuruldu. İnegöl’ün her köyüne gittiğimiz de Osmanlı devletine ait bir eser görürsünüz. Derneğimizi bir çatı dernek olarak görüyoruz. İnegöl için bir şeyler yapmak isteyen herkesle çalışmak isteyen bir derneğiz. Maalesef Ankara siyasetinde çok fazla etkin değiliz. İnşallah seçimlerde İnegöl’den daha fazla Milletvekilini mecliste görmek bizi mutlu edecektir. İnegöl’de siyaset yapmak gerçekten çok zor. Siyasette kalıcı izler bırakmak ayrı bir yetenek. Fikret Fidan, İnegöl siyasetine son 20 yıldır damgasını vurmuştur, bir marka olmuştur. Güleryüzü sayesinde siyasete yeni bir heyecan, yeni bir aşk getirmiştir. Biz kendisine başarılar diliyoruz. İnşallah mecliste kendisini görürüz” dedi.
46 BİN OY ALDIK
MHP İlçe Başkanı Müfit Besler ise, seçim çalışmalarını başlattıklarını belirterek, “Bu akşam ilk dernek ziyaretimiz Ertuğrulgazi Derneğine yaptık. Çünkü bu dernek bize geçmişimizi, köklerimizi hatırlatıyor. Buradan bismillah dedik. Yerel seçimlerde aldığımız başarıyı üstüne katlayarak artıracağımıza inanıyoruz. Yerel seçimlerde 46 bin oy aldık. Sizlerin vereceği destekle bunu daha da artırmayı hedefliyoruz” dedi.
İNEGÖL’ÜN İL OLMASI LAZIM
MHP Bursa Milletvekili Adayı Fikret Fidan’da, “Bir sene önce Belediye Başkanı Adayı olarak çalışmalar yapmıştık. Bir yıl sonra da Milletvekili adayı olarak karşınızdayım. İlk sloganımız; söz konusu vatansa, gerisi teferruattır diyerek yola çıktık. Türkiye konusunda endişelerimiz var. Oturup beklemektense, bu endişelerimizi asgariye indirmek için yola çıktık. Genel merkezimiz takdir etti bizi 5. sıraya koydu. İnegöl’de inşallah Milletvekili sayısı 2 olur, 3 olur. Bu şansı İnegöl halkı iyi değerlendirir ve üç kişiyi meclise gönderir. 20 yıldan beri İnegöl’ün il olması konusunda ciddi bir düşüncem ve niyetim var. İnegöl, Büyükşehir Yasalarıyla idare edilemez. Belediyecilik ve şehircilik anlamında ciddi sıkıntılar var. Sanayimizde ciddi problemler var. Bu problemlerin çözülmesi, İnegöl’ün atak yapması için mutlaka İnegöl’ün il olması lazım. İnegöl ile ilgili 19. büyük ekonomiden bahsediliyor. Eğer İnegöl 19. sıradaysa, il olması lazım. Biz bunu daha önce de ifade ettik. Belediye Başkanının bunu yapması mümkün değil. Belki bir şeyler talep eder, dosyalar hazırlar gönderebilir ama Milletvekilinin en azından bu konuda önerge verme, konunun takipçisi olması yolunda yetkisi ve etkisi daha fazladır. Allah fırsat verir inşallah bu bize nasip olur” dedi.
FARKLILIKLAR ÜZERİNDEN SİYASET YAPILIYOR
Ülkenin bölünmesinden ciddi anlamda endişe duyduklarının altını çizen Fidan, “Büyük Ortadoğu projeleri bu iktidarla birlikte yürürlüğe kondu. Cumhurbaşkanımız zaten Başbakan olduğu dönemde bunu kendisi ifade etmişti. İsrail’in kontrolünde bir bölge olması isteniyor. Bunun içinde büyük devletlerin bölünmesi lazım. En başta Türkiye’nin. Türkiye üzerinde ciddi operasyonlar yapılıyor. En dinamik güç dünyanın üç büyük ordusu içerisinde sayılan TSK üzerine yapıldı. Bir sürü uydurma senaryolarla, örgütlerle TSK’nın komuta kademesi pasifize edildi. Şu an ordunun durumu ciddi anlamda güç kaybetmiş durumda. Bizim genlerimiz de asker olma özelliğimiz var. Her Türk asker doğar. O dinamiği tekrar ele geçirmemiz lazım. Yargı üzerine, Emniyet teşkilatı üzerine operasyonlar yapıldı. Türkiye’deki bütün dinamik güçleri üzerine operasyonlar yapıldı. Her gün bir şeyler yapılıyor. Böyle olunca da biz endişe duymaya başladık. Bu gün Güneydoğu Anadolu bölgesinde Türkiye’nin egemenliği yok. Biz oraya Vali atıyoruz, Hakimler, Savcılar atıyoruz ama maalesef onlar görevlerini yapamıyor. Asker kışlasında, Emniyet teşkilatımız Karakollarda, Valiler ve Kaymakamlar konaklarından dışarı çıkamıyorlar. Adı koyulmamış bir devlet var orada. HDP’ye barajı aştırmak için çaba sarf ediyorlar. Barajı aşamazsak yakarız, yıkarız diyorlar. Hatta eğer mecliste temsil edilemezsek kendi meclisimizi kurarız diyorlar. 1998 yılında Abdullah Öcalan Türkiye’ye getirildi. 2002 yılında bu iktidar görevi devraldığında, Türkiye’de terör bitmişti. Öcalan’ı sorgulayan kişi benim devre arkadaşım. Kendisi yakın zamanda İnegöl’e de geldi. Elinde ses kayıtları var. Öcalan’ın nasıl yalvardığını, nasıl milletin, devletin hizmetinde olduğunu biliyoruz. 2002’den sonra Silahlı Kuvvetler üzerine yapılan operasyonlar, diğer birimlerde yapılan operasyonlarla bu gün Türkiye’nin geleceğini belirleyen bir insan haline getirildi. Her yıl 21 Mart’ı bekliyoruz; Öcalan İmralı’dan Türkiye’nin geleceği ile ilgili mesajlar verecek diye. Bitmiş terör bugün Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun bir kısmını kontrol altına almıştır. Onun için biz bunlardan endişe duyuyoruz. Milli birlik ve beraberliğimiz yok edildi. Bu gün farklılıklar üzerinden siyaset yapılıyor. Bu gün insanlar Türküm demeye korkar hale geldi. Bu bizi bu günkü hale getirdi” diye konuştu.

















Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın