İnegöllü fotoğraf sanatçısı olan Kazım Torun ile fotoğraf üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Kazım Torun; Düğün fotoğrafları üzerine uzmanlaştığını, nişan, söz, parti ve aile çekimleri de gerçekleştirdiğini anlattı...

Merhaba Kazım bey sizi tanıyabilir miyiz?
Adım Kazım Torun nam'ı diğer (Keeazım torun) 1975 İnegöl/Alibeyköy doğumluyum.İlokul mezunu Evli ve bir kız çocugu babasıyım.İsmim konusunda da sıkça sorulan merak edilen konuya
bu vesileyle acıklık getırmek istiyorum.Bu benim sahne ismim gibi birşey.Üye oldugum ilk fotoğraf sitesinde kullandıgım bir rumuz.Bu isimle tanındıgım için
yine bu isimle yoluma devam ediyorum.Dükkanımın tabelasında bile bu isim yazılıdır.Suriye'lilerle karıstıranlar oluyor,degilim özbe öz Türk'üm

Fotoğrafa ne zaman başladınız?
Fotoğraf çekmeye 2006 yıllarında Kuaförlük yaptığım dönemlerde başladım.Sokak fotoğrafcılıgından yola cıkarak O dönem
küçük kompakt sony marka küçük 8 megapixel bir makina almıştım,
Tabi bunu ilk başta aile içi hatıra fotoğları çekme maksadıyla almıştım.Sonraları gittiğimiz piknik/mesire alanlarında
dere,çiçek,böcek çekimleri yaparak,manzara,portre,mimari derken fotoğraf dünyasına ilk adımlarımızı atmış olduk.Güzelliğin göreceli bir kavram oldugu
bilincinde herseyi cekerim şu an İnegöl'de düğün sektöründe,insan odaklı
özel gün çekimleri yaparak hayatımı kazanıyorum.

Fotoğraf konusunda bir eğitim aldınız mı?
Almadım,daha doğrusu akademik bir eğitim almadım.O yıllarda sadece fotoğraf paylasımı adına kurulan binlerce üyesi bulunan fotoğraf siteleri vardı.
Bu sitelere üye olarak,yaptığımız calısmaları amatör ve usta fotoğrafçıların görüşlerine sunuyorduk.
Onların bizlere yol gösterici,ögretici yorumları sayesinde kendimizi geliştiriyorduk.
Bunun yanında ilerleyen dönemlerde gelişen sosyal medya internet ortamında (Facebok,Youtube,İnstagram)gibi
platformlarda çalışmalarımızı daha geniş kitlelere ulaştırma açısından imkanlar genişleyince,sadece fotoğraf adına kurulan
siteler miladını doldurmaya başladı.Bugün bu sitelerden sadece bir kaçı ayakta diyebilirz.

Herhangibir sanat derneğine üyeliğiniz var mı?
Şu anda İnegöl fotoğraf sanatı dernegi(İFSAD)Üyesiyim
Başarılarınız nelerdir?
Geçmiş dönemde Ulasal ve uluslararası yarışmalarda aldığım dereceler var (1.lik,2.lik mansiyon v.s) Şu dönemde sırf yarısma fotoğrafcılıgı dıye
bir kulvar olustu mesela.Şehir şehir dolasıp ödül avcılıgı yapan fotoğafcı kitlesi var.Hem geziyosun hem para kazanıyosun,kulaga hos gelıyor...
Fotoğraflarınıza baktığımızda farklı bir tarzınız olduğunu görüyoruz klasik pozların yanında daha masalsı,fantastik sinema filminden kesilmiş kareler tadında çalışmalarınız var.Bunun için ne söylersiniz?
Evet sinematik çalışmalar hosuma gidiyor.Bugune kadar izlemiş olduğunuz,filmler,videolar ve fotoğraflar elbette esin kaynağınız.Bunu hayallerinizle harmanladığınızda ortaya böyle güzel sonuclar cıkıyor.

Fotoğrafla ilgili unutamadıgınız bir anınız var mı?
Yani aslında düşündüğünüzde fotoğrafın her karesi başlı başına bir anı içeriyor.Bugün arşivinizden
bir fotoğraf önünüze koyduğunuzda o güne dair bir çok yaşanmışlık hatırlıyorsunuz,emek hatırlıyorsunuz,dostlar hatırlıyorsunuz
kulladıgınız ekipmanda tutunda yediğiniz tostun kaşarlı mı,sucuklu mu olduğunu hatırlıyorsunuz.Ama illa akılda yer etmış bir anınız
yok mu derseniz ben bu soruya fotoğrafa ilk başlama daha dogrusu bana başlama kararı aldıran "o an" dan söz etmek isterim.
Şöyle ki;Bir gün bir matbaacı arkadışımı ziyatere gitmiştim.Onu pc basında fotoğraf üzerinde çalısmasına sahit olmuştum.Bu bana
elektronık,digital argümanlarla resim yapma sanatını çagrıştırdı.İlokulda da resim benim en sevdiğim dersti.Belkide beni en cok
bu cezbetti...Digital resim üretme sanatı.Bu "resim" tanımım çogu fotoğrafcılar arasında bazen tartısma konusu olmustur.
Benim için pek önemi yok tabi bu tartşmanın.Fotoğaf da bir görseldir bunun ne ile üretildiği degil izleyene ne anlattıgı ve ne hissettirdiği
ile ilgilenirim ben.Bunu kabul edersiniz veya etmezsiniz benim açımdan bu böyle.Yani demem şu ki;"Fotoğraf/resim" üretme adına çağın getirmiş oldugu
tüm imkan ve olanakları ögrenebildiğim kadarıyla sonuna kadar kullanma taraftarıyım.

Fotoğraf konusunda yaşadıgınız zorluklar var mı? Yeni başlayacak arkadaşlara ne gibi tavsiyede bulunursunuz?
Bugün fotoğrafa başlayan bir sürü arkadasımız var.Ama hoby ama ticari hayallerle yola cıkan arkadaslar var.İlk adımda
baslaması kolay gibi görünsede ilerleyen evrelerde fotoğrafın aslında cok da ucuz bir hoby dalı olmadıgını düşünebiliriz.Bu mevcut ülke
ekonomık kosullarında heves kırıcı bir olgu olarak karsımıza cıkıyor.Fakat hersey istemekle hatta istek duygumuzun içimizdeki büyüklüğüyle alakalı.
Sonucta ilk adımı atmak gerekıyor.Genclere tavsiyem,Bu yola girer girmez ekipman delisi olmasınlar!Eski fotoğrafcıların ne zor sartlar altında
ne güzel çalısmalar üretiklerini akıllarından cıkarmasınlar.Bir öncekı soru içinde de söyledıgım sey bunda da gecerli.
Güzel bir fotoğraf/Resim ürettiğinizde hiç kimse size öncelıkli ekipmanınızı sormaz aslolan fotoğraftır ortaya ne koydugunuzdur!
Ve ayrıca sanata olan ilginiz,hayalerinizi,kendinizi anlatma biçimidir,yaratıcılıgınızı ortaya koyun.Ve bunun için mevcut teknolojik imkanları
sonuna kadar zorlayın.

Son olarak birsey söylemek ister misiniz?
"fotoğraf yaşamdır,yaşadığınızın farkına varın"diyor,birgün Kadrajından cıkacağınız bu hayattan geriye sadece güzellik kalsın diliyorum.
Bana bu kısa röportaj imkanı sunan E-inegol'e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.Saglıkla ve güzellikle kalın..

















Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın