İnegöl’ün tek Endokrinoloji Uzmanı olan Dr. Özcan Çiftçi, şeker hastalığı konusunda uyarılarda bulunurken, “Dünyada şeker hastalığı sıklığı yüzde 8,5'dir. Maalesef ülkemizde bu oran yüzde 13,7 iken, Bursa’da bu durum çok daha olumsuz bir hale dönüşmüş ve bu oran Bursa için yüzde 20'nin üzerindedir” dedi.

İnegöl’ün ilk ve tek Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları muayenesi açıldı. Tekirdağ Çorlu Devlet Hastanesinde görev yaptığı sırada istifa eden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Özcan Çiftçi, doğduğu yer olan İnegöl’de geçtiğimiz günlerde Kemalpaşa Mahallesi Cami Sokak no 14 adresinde (Çimen Cami Karşısında) özel muayenesini açtı. Aynı zamanda İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı da olan Çiftçi, İnegöl’ün tanınmış eğitimcilerinden olan Şeref Çiftçi’nin oğlu. 2013 yılından bu yana Endokrinolog olarak hizmet veren Çiftçi, ilçede çalışan tek Endokrinoloji uzmanı olarak dikkat çekiyor.

14 YILLIK ZORLU EĞİTİM

Endokrinolojinin çok zor bulunan bir bölüm olduğunu dile getiren Çiftçi, “Endokrinoloji, hormon eksiklikleri veya fazlalıkları sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklarla ilgilenen bilim dalı. Endokrinologlar da ortaya çıkan bu hastalıkları tedavi etmekle yükümlü olan doktorlar. Bir doktorun Endokrinoloji uzmanı olabilmesi için 14 yıl eğitim görmesi gerekiyor. Bu noktaya gelmek kolay değil. 5 yıldır Endokrinoloji uzmanı olarak çalışıyorum. Türkiye genelindeki devlet hastanelerinde çalışan Endokrinoloji uzman sayısı 210. Türkiye’deki toplam rakamın 400 olduğunu biliyorum. Bu konuda çok emin değilim ama sayımız oldukça az. 2013 yılında Çorlu Devlet Hastanesi’ne atandığımda Türkiye’de ilk ve tek ilçede çalışan Endokrinoloji uzmanıydım. Şuanda İnegöl’de çalışan tek Endokrinoloji uzmanıyım” dedi.

ŞEKER HASTALIĞI

Şeker hastalığı konusunda bilgiler veren Çiftçi, “Şeker hastalığı bilimsel olarak diabetes mellitus olarak adlandırılmaktadır Latince ve Grekçe kelimelerden oluşan bu terimin Türkçe karşılığı tatlı çeşme olarak çevrilebilir. Klasik olarak çok su içme, çok idrara çıkma, çok yemek yeme, kilo kaybı, halsizlik gibi belirtiler olduğu bilinse de birçok hasta, kan şekerleri 400-500 olmasına rağmen hiçbir şikayeti olmayabilir ve tamamen rastlantısal olarak başka bir hastalık için yapılan başvuruda saptanabilir. Hastalığın bu denli sinsi olarak seyretmesi maalesef birçok hasta için geriye dönüşsüz komplikasyonlara sebebiyet vermektedir. Şeker hastalığı, körlüğün, böbrek yetmezliğinin, kalp krizi ve felç, uzuv kaybı gibi hastalıkların belirgin sebebidir. Erken tanı, teşhis ve tedavi ile bu gibi komplikasyonlardan kaçınmak mümkündür. Maalesef şeker hastalığı sıklığı günden güne artmaktadır. Adeta bir salgın haline geldiği söylenebilir. Bu durumdan genetik faktörlerin yanı sıra çevresel faktörler, yani yediklerimiz, içtiklerimiz, çevre kirliliği ve şişmanlık olarak bilinen obezitenin belirgin etkisi bulunmaktadır. Dünyada şeker hastalığı sıklığı yüzde 8.5'dir. Maalesef ülkemizde bu oran yüzde 13,7'dir. Bursa'nın özelinde bu durum çok daha olumsuz bir duruma dönüşmüş ve bu oran Bursa için yüzde 20'nin üzerindedir. Yani Bursa'da yaşayan her 5 kişiden biri farkında veya değil, şeker hastası olarak kabul edilebilir. Şeker hastalığı Tip 1, Tip2, hamilelerde ortaya çıkan gestasyonel diyabet, monogenik diyabet ve sekonder diyabet başlıkları altında 5 tip olarak sınıflandırılmıştır. Çoğunluğu Tip2 diyabetli hastalar oluşturmaktadır. Diyabet tanısı, 75 gram şeker yükleme testi, HbAlc gibi son üç aydaki şeker durumunu gösteren yöntem, açlık kan şekeri ve/veya herhangi bir zamanda bakılan kan şeker değerlerinin belirli bir düzeyin üzerinde olmasıyla konur. Şeker hastalığı teşhisi konulduktan sonra bireysel olarak değerlendirilip, yaşam tarzı değişikliği ile beraber ilaç tedavisi başlanır. Tüm şeker hastalarının belirli periyodik aralıklarla gözdibi bakısı, kalp muayenesi, böbrek fonksiyon testleri, kolestrol seviyeleri, tansiyon takibi yaptırmaları önerilir. Ayak bakımı şeker hastaları için oldukça önemlidir. Şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları için belirgin bir risk oluşturduğu için hastaların sigara kullanıyorlarsa biran önce sigarayı bırakmaları önerilir. Düzenli egzersiz ve obez olan hastaların kilo vermesi, lifli gıdaların, tam taneli tahılların, baklagillerin tüketilmesi ve endüstriyel gıdalardan uzak durulması hastalığın seyrini belirgin etkilemektedir. Uygun tedavi, yaşam tarzı değişikliği ve gerekli kontrollerle şeker hastalarının hayat kalitesinde çok belirgin düzelme görülecektir” şeklinde konuştu.