2 yıl önce mide kanseri teşhisi konulan ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi gören İnegöllü genç kız, hayatını kaybetti. Genç kızın vefat haberi ailesini derinden üzerken, geçtiğimiz yıl sosyal medya hesabından vefat eden dedesi için yazdığı özlem dolu mektubu herkesi ağlatmıştı. Gelin olma hayali olan genç kızın tabutunun üzerine gelinliği ve duğağı konuldu.
2 yıl önce mide kanseri teşhisi konulan 20 yaşındaki Ayşen Melike Demir, bu ölümcül hastalığı yenmek için yaşam savaşını veriyordu. Uzun süredir tedavi gören Demir, geçtiğimiz günlerde Uludağ Üniversitesinde ameliyat oldu. Demir, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak, hayatını kaybetti. Genç kızın vefatı başta ailesi olmak üzere sevenlerini üzerken, ardında bir dram bıraktı. Genç kızın geçtiğimiz yıl 42 yaşındaki babası Ercan Demir’i de beyin tümöründen kaybettiği öğrenildi.
Kansere yenik düşmeden önce geçtiğimiz yıl sosyal medya hesabından vefat eden dedesini özlem dolu bir mektup yazarak herkesi ağlatan genç kız bugün öğlen namazına müteakip Hacı Lütfullah Camiinde kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları içinde Hastane Mezarlığında toprağa verildi.
Genç kız dedesine yazdığı mektupta şu ifadelere yer vermişti;
“Dede neden beni bırakıp gittin. Sen kardeşimle ve benimle çok ilgilenirdin. Şarkı söylerdin. Otobüse bindirip, İnegöl’ü tur attırırdın. Bize bir şeyler alırdın. Sevgini hiç mahrum etmezdin. Neden gittin dede? Sana çok ihtiyacım var. Hayatta olsaydın, başımdan 1 dakika ayrılmazdın. Üzülürdün ama belli ettirmezdin. Biliyorum dede şimdi beni izliyorsun, görüyorsun. Keşke bende görsem seni. Sadece hayatta bir tane dedem kaldı. Oda Ergün dedem. Oda elinden geldiğince bir şeyler yapıyor. İlgilenmeye çalışıyor ama çok da yoruluyor. Babaannem gitti, Asiye babaannemde gitti. Sen gittin. Ben sizleri çok özlüyorum. Senin olan gömleğin kaldı. Oda bende. Hala bazen giyip, seni hatırlıyorum. Kendimi o zaman yalnız hissetmiyorum. Sevenlerim çok ama sizlerinde yaşamanızı isterdim. Bazı insanlar bizi çok üzdü. Sen yaşasaydın kimse bizi üzemezdi ama olsun sen nur içinde yat dede. Hiç kemiklerin sızlamasın. Ben iyileştiğimde herkes bizi üzdüğüne pişman olacak.”