Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı İnegöl Sosyal Hizmet Müdürlüğü sahaya çıktı. Kurum ve kuruluş personellerine eğitimler veren ekipler, şimdide de vatandaşlarla mahallelerinde bir araya gelerek eğitimlerini sürdürüyor.
İnegöl Sosyal Hizmet Merkezi ekiplerince Cerrah Mahallesi meydanındaki kahvehanede vatandaşlara yönelik 8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle “kadına şiddetin önlenmesi” konusunda eğitim verildi.
Eğitimde konuşan İnegöl Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Serpil Noyan, “Personelim ve ben 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili İnegöl´deki kahvehaneler gezilecek olup kadının değeri, toplum içindeki yeri, aile içindeki rolleri, öfke kontrolü, stresle baş etme yolları üzerine bilgi vermek ve sohbet etmek istiyoruz. Kadınlar hakkında giriş olması mahiyeti ile birkaç şey söylemek isterim. Gerek toplum içinde gerekse dünya üzerinde her bireyin önemi vardır. Dünya üzerinde bulunan kadınlar da bu öneme sahiptir ve toplumların devamlılığı için kadının önemi oldukça fazladır. Kadın, toplumun ve insanlığın devamı için olmazsa olmaz bir unsurdur. Anneleriniz, eşleriniz temel eğitim veren ilk öğretmenlerdir bu sebeple toplumun inşasında büyük katkıları vardır. Kadın toplum içinde en fedakar bireylerin başında gelmektedir, kadın yuvamızın yanı sıra ulusal gücümüzdür. Bir anne tüm dünyayı değiştirebilir, tarih bunun örnekleri ile doludur. Başta şehit anneleri olmak üzere bizleri bugünlere getiren hala ellerini üzerinden çekmeyen tüm annelerimizin ellerinden saygı ve hürmet ile öpüyorum. Tarih sahnesinde kadının yeri ve önemi oldukça değişkenlik göstermiştir hatta İslam dininin kabulünden önce yaşanan cahiliye döneminde kadın yok denecek kadar önemsizdi hatta öyle ki; kadınlar diri diri toprağa gömülüyordu. ‘Cennet annelerin ayağı altındadır.´ diyen dinimiz kadına hak etmiş olduğu değeri vermiştir. İslamiyet´in ilk şehidi bir kadındır. İlk Müslüman bir kadındır, Peygamberimizin soyu kızından devam eder, Hz. Ebubekir´in kitap haline getirdiği dünyadaki tek Kur´an-ı Kerim Hz. Ebubekir, Ömer, Osman dönemlerinde onlarca yıl bir kadının yanında kalmıştır. İslamiyet kadına bu önemi atfederken o dönemde Hristiyanlar ise şunu tartışıyordu: Bir kadın İncil´e dokunabilir mi dokunamaz mı? Tarihimize bakacak olursak Türk halkı kadının toplumsal yeri konusunda diğer toplumlardan her zaman daha duyarlı davranmıştır ve kadının her zaman saygın bir yeri olmuştur. Orta Asya´da kurulan ilk Türk devletlerinde kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Devlet yönetiminde, hakanların yanında hatun adı verilen eşleri de söz sahibidir. Kadınlar ata binip ok atar, top oynar, güreş gibi ağır sporlar yapar ve savaşlara katılırlardı. Toplumda tek eşlilik prensibine bağlı kalınır, ev eşlerin ortak malı sayılırdı. Günümüzde halen kadın gerek toplum içinde gerek sosyal hayatta, gerekse iş hayatında etkin role sahiptir. Tüm bu olumlu söylemlerin yanında dünya genelinde ve özelde ülkemizde kadına yönelik şiddet, kocası ya da görüştüğü adam tarafından öldürülen kadınlar, kayıp ve haber alınamayan kadın haberleri her geçen gün artmaktadır. 2017 yılının ilk 5 ay içerisinde kadın cinayeti 137 iken, bu yıl 5 ay içerisinde toplam maalesef 173 kadın öldürüldü. Kadın cinayetlerinde sayısal artışın yanında işleniş biçimi de değişmeler var daha vahşi nitelikte cinayetler işleniyor. Kadınlar işkence görüyor, çocuklarının gözleri önünde veya çocuklarıyla beraber öldürülüyor, şüpheli ölümler artıyor. Tüm bu kadın ölümleri durdurmak adına siz erkeklerin, babaların, ağabeylerin, eşlerin üzerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirmesi gerekmekte ve kadınlarımıza anne olarak, eş olarak, kardeş olarak sahip çıkma sorumluluğunu üstelenmeniz gerekmektedir. Çocuklarınızı büyütürken onlara kadınların önemini, kutsallığını, onlara kimse tarafından el kalkmaması gerektiğini kavratmalı ve bu değerleri ev içinde aile de yaşatarak onlara göstermelisiniz. Bu bölümde kahvehane halkına eşi ile birlikte tarla işi, hayvancılık yapan olup olmadığı sorulabilir. Evet diyen var ise işten eve geldikten sonra karısı ve eşi ne iş yapıyor anlatması istenebilir sonrasında aşağıdaki bölüm bilgisi verilir ve iş bölümünün her alanda gerekli olduğu vurgusu yapılabilir.” Dedi.
KADININ ROLLERİ VE İŞ BÖLÜMÜ
Müdür Noyan konuşmasını şöyle sürdürdü; “Sizce de kadınlardan çok fazla şey beklenmiyor mu? Bizler kadınlardan iyi bir ‘eş´, iyi bir ‘anne´, iyi ‘yemek yapan´ , iyi ‘temizlik yapan´, iyi ‘ ütü yapan´ kişiler olmalarını bekleriz. Üstelik evde kadınların yaptığı işler iş olarak kabul edilmez. Bir araştırmaya göre kadınlar başka bir işte çalışsalar da çalışmasalar da günde ortalama 16 saat iş yapılıyorlar. Bir erkek dışarıda belli saatler arasında çalışır ve eve geldiğinde yorgun olduğunu söyleyip, dinlenmeye çekilir. Ancak kadının evde ki işi hiçbir zaman bitmez. Temizlik bittiğinde yemek hazırlığı, yemek hazırlığı bittiğinde evdeki çocukların dersleri ile ilgilenmek gibi sorumluluklar sürekli olarak kadına yüklenir. Geceleri, çocuklar uyandığında onlar ile ilgilenmek yine kadınları işidir. Ayrıca evde hasta veya yaşlı anne baba ya da kayınvalide, kayınpeder gibi aile büyükleri ile birlikte oturuyorsanız onların bakımından da kadınlar sorumludur.”.
ÖFKE KONTROLÜ
“Kahvehane halkına en uzun süre evli olan kişinin kim olduğu sorulabilir, o kişiyi bulduktan sonra da evliliğinin uzun sürmesinin sırrını sorabiliriz. Eşi ile hangi konu da tartıştıklarını ve eşine öfkelendiğinde hangi yol ile öfkesini gösterdiğini sorabiliriz. Öfkesini dindirmek için hangi yola başvurduğunu sorabiliriz.”.
ÖFKE NEDİR?
“Öfke, istenmeyen durum ve yaşananlara karşı vücudun doğal şekilde gösterdiği bir duygudur. İnsanlar genellikle öfkelerini bağırmayla, sert tavırlarla belli ederler. Öfke her ne olursa olsun kontrol edilmelidir. Öfke, sadece kişinin kendi bedenine zarar verir. Keskin sirkle küpüne zarardır dememişler boşu boşuna. Öfkenin kontrol edilmediği durumlarda insanlar birçok sorunu da beraberinde getirirler. Kontrolden çıkan öfkenin evlilik hayatı içinde olumsuz etkileri vardır, sürekli kontrolsüz öfkeyle hareket eden kişilerin evliliğinin sona ermesi kaçınılmaz olabilir.”.
ÖFKE NE DEĞİLDİR?
“Öfke problem çözme aracı değildir. Şiddet göstermek ve suç işlemek için bir neden değildir. Bu kişiye de zarar verir. Öfke intikam yolu değildir. Öfke uyarıcı bir işarettir. Öfkenin Şiddete Dönüşmesi; öfke kontrol edilebildiği müddetçe doğal bir duygudur ancak kontrol edilmediğinde şiddete dönüşmesi an meselesidir. Aile içi öfkelerin ortaya çıkmasının bazı nedenleri; eşler arası beklentilerin fazla olması ve karşılanmaması, ilgisizlik ve haksızlığa uğradığını düşünme olarak bahsedilebilir. Aile içerisinde, iş yerinde, okulda ve diğer sosyal ortamlarda kısacası insanlarla iletişimde olduğumuz her yerde öfke kontrolümüzü nasıl sağlayacağımızı bilirsek öfkeyi yönetmiş ve iyiye kullanmış oluruz.”.
ÖFKE ANINDA NELER YAPABİLİRİZ?
“Öfke anında insanlar öfkelerine yenik düşmemelidirler. O an alacakları her türlü karar kişiye doğru gelebilir. Ancak insanlar hata yaptıklarını öfkeleri geçtiğinde sakinleştiklerinde çok daha iyi fark ederler. Öfkeyle kalkan zararla oturur atasözü de bunu en iyi şekilde açıklamaktadır. Öfkenin ne bastırılması ne de inkâr edilmesi sağlıklı ve etkili bir ifade yolu olarak görülmemektedir. Öfke ile baş edebilmek için öncelikle öfkenin kabul edilmesi, nedenlerinin ve biçiminin anlaşılması ve kesinlikle kontrolünün sağlanması gerekir. Öfke kabul edilip, kontrol edilebildiğinde ve akabinde etkin bir şekilde kullanıldığında işe yarayabilen bir duygudur. Öfke kontrolü için; Derin nefes almalı ve ses seviyenizi kontrol etmelisiniz. Bağırarak ve hızlı bir şekilde konuşmayıp, karşınızdakinin sizi anlamasını sağlayın. Göz kontağı kurun, vücut dilinizi kontrol edin ve iletişime açık olduğunuzu gösterin. Cevap vermeden önce karşınızdakinin ne söylemek istediğini düşünün. Belki, eğer, bana göre gibi kelimeleri kullanın. Şimdiye, yani probleme neden olan duruma odaklanın.”.
OYUN OYNAMAYA DEVAM ETTİLER
Kahvehanedeki eğitimde bazı vatandaşlar eğitim veren ekibi pür dikkat dinlerken, bazıları ise oyunlarını oynamaya devam ettiler.

















Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın