İnegöl İnsani Yardım Derneği (İHH) tarafından her sene düzenlenen Yetim Dayanışma Gecesi’nin biri daha dün akşam gerçekleştirildi.Mektup yarışması birincisi Dilara Arslan, altın ödülünü yetimler için İHH`ya bağışladı.
Gecede gözyaşları sel olup akarken, katılımcılar cep telefonları ile mesaj atarak yetimlere sahip çıktı. Geçtiğimiz Cuma akşamı Belediye Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirilen geceye, Belediye Başkan vekili Alper Taban, AK Parti İlçe Başkanı Adem Demirel ve yönetim kurulu üyeleri, SP İlçe Başkanı Ertan Sütçü ve yönetim kurulu üyeleri, Milli Eğitim Müdürü Fatih Bilican, Müftü Bayram Canbey, AK Parti Bursa Milletvekili Aday Adayları Bülent Temelli ve Faruk Coşkun ile Milli Eğitim Şube Müdürü Ali Doğru çok sayıda davetli katıldı. Gecede, Diyanet İşleri eski Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçan, yetim konusunda önemli bilgiler verirken, Bangladeş`ten gelen Yetim El Emin, ülkesindeki yetimlerden bahsederken duygulu anlar yaşandı. İlahi Sanatçısı Ammar Acarlıoğlu’da seslendirdiği ilahilerle mest etti.
200 MİLYON YETİM VAR
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından programın açılış konuşmasını yapan İnegöl İHH Başkanı Fikret Bayram, "Sevgili İnegöllüler, her yıl gerçekleştirmiş olduğumuz Yetim Dayanışma Günleri`nin birini daha sizlerle gerçekleştiriyoruz. Bursa geçen ay içerisinde gerçekleştirdi, Yetim ve Dayanışma Günleri`ni. Orada sunucu herkese sordu. Dedi ki, "Yağmurların yağdığı yerde mi ormanlar olu? Yoksa ormanların olduğu yere mi yağmur yağar?" Sonrada cevabını verdi, "Ormanlar yağmuru çeker" Yağmur olarak kastettiği sizlerdiniz. Orman olarak kastettiği ise, yetimlerdi. Yetimler vesile oldu, hepimiz bu salonda bir araya geldik. Aynı cümleleri düşünürken, benimde aklıma müezzinler geldi. Hani gecenin sonsuz olduğunu bilsek acaba nasıl bir hal içerisinde oluruz? Çünkü öyle bölgeler var, altı ay karanlıkta kalan. Sabahı bekliyoruz ki, aydınlık olsa da işimize gücümüze gitsek, sosyal yaşantımıza devam edebilsek. Bende sanki biraz, inşallah teşbihte hata olmasın, böyle bir değerlendirme içine gittim ve dedim ki, sabah namazını okuyan müezzinler, aslında biraz da sabah olacağının da müjdesini veriyorlar. İHH içerisinde çalışanları bu kategoride gördüm ve sonra o sabah namazının okunması ile birlikte icabet edenler ise, işte yetimlerin başlarını okşamak, onlara birer hami olmak için mücadele edenlere benzettim. Eğer müezzinler sabah namazlarını, ezanlarını okumasa, cemaatte namaza gelmese bile aslında, Allah yine o günün güneşini doğduracak. Öyle anladım ki, bizleri ve vesile kılıyor. O anlamda da inşallah bizler böyle bir kurumda görev yaparak, sizlerde yetimlere destek olarak bir nevi sabah namazının okunmasından sonra günün aydınlanmasına yol açan kimseler gibisiniz. Rabbim niyetlerinizi halis kılsın. Bundan sonraki günlerde de desteklerinizin kat be kat artarak çoğalması umuduyla. 500`e yakın yetime bizim vesilemiz ile bakılıyor. Bunların içerisinden onlarcası İnegöl`de var. Ama bu sayılar biraz önceki slaytta da gördüğünüz gibi çok da iç açıcı sayılar değil. Çünkü yeryüzünden UNİCEF`in bile kabul ettiği 200 milyon yetim varken ve bizler ancak İslami hassasiyete sahip kurumların şu anda en üst sayısında olan İHH`da bile 62 bin kadar yetime bakabiliyor. Bu sayının artması sizlerin elinde" dedi.
YETİMHANE İHTİYACI VAR
Bangladeş`ten gelen El Emin ise, kendi ülkelerinin daha fazla yetimhaneye ihtiyacı olduğunu belirterek, "Bangladeş`ten geliyorum. Buraya geldiğim için çok mutluyum. Sizlerle beraber olduğum için kendimi çok iyi hissediyorum. Aslında Bangladeş küçük bir ülke ama nüfus Türkiye`den daha fazla. Bangladeş`te 175 milyon nüfus var. Yani Türkiye`den belki 100 milyon fazla. Orada 165 milyon Müslüman var. Yani Bangladeş, Türkiye gibi Müslüman bir ülke. Ama Bangladeş, Türkiye gibi zengin bir ülke değil. Orada fakir insanlar ve çok yetim var. Biliyorsunuz Bursa İHH Bangladeş`te bir yetimhane açtı. O yüzden Bursa İHH`ya çok teşekkür ediyoruz. Ama bir tane yetimhane yeterli değil. Orada kaç yetim yaşayabilir? Çok değil. Ama Bangladeş`te yetimler ve fakirler çok fazla. Maşallah sizler çok zenginsiniz. Bangladeş`te fakirler ve yetimler sizlerden yardım istiyor. İnşallah onca yardım ettiniz, inşallah daha fazla yardım etmenizi istiyorum. Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum" dedi. 500 YETİME BAKIYORUZ İnegöl İHH Yönetim Kurulu üyesi İlhan Tatlı’da, dünya yetim rakamları ile ilgili bilgiler vererek, "Hepimiz biliyoruz ki, yetim tek başına gülmüyor. Yetim kendi kendine gülmüyor, yetimi ancak biz güldürebiliriz. Eğer biz yetimleri güldürürsek, dünya güler. İHH olarak yeryüzünde 62 bin yetime bakıyoruz. Yeryüzünde BM ve UNİCEF`in raporlarına göre resmi olarak 210 milyon yetim var. Ortalama 300 milyon yetim var yeryüzünde. Biz ne kadara bakıyoruz, 62 bin sadece. İnegöl olarak 35 farklı ülkede olmak üzere, 66 tane yerel olmak üzere 500 civarında yetime bakıyoruz. Yerel dediğimiz İnegöl" dedi.
EN KÖTÜ EV, İÇİNDE YETİME İKRAM EDİLMEYEN EVDİR
Yetim konusunda konferans veren Diyanet İşleri eski Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçan, "Nisan ayına geldik. Kutlu Doğum, sevgili Peygamberimizin dünyamıza güneş yılı itibari ile teşrif ettiği günlere geldik. Hakikaten ülkemizin içinde ve dışında çok güzel etkinlikler yapılıyor. Mesela ben önümüzdeki sabah Zürih`teki kardeşlerimize gideceğim. İzin verirseniz size elçi olurum. İnegöl`den, Bursa`dan Zürih`teki kardeşlerimize selam götürürüm inşallah. Peygamber Efendimizi en güzel bir şekilde anlatan Süleyman Çelebi`nin memleketinde, sevgili Peygamberimizi anlatmak… Ne diyordu, ‘Yâradılmış cümle oldu şâdümân. Gam gidûp âlem yenîden buldu cân. Cümle zerrat-ı cihân idûb nidâ. Çağrışûben dediler kim merhabâ. Merhabâ ey âli sultân merhabâ. Merhabâ ey kân-ı irfan merhabâ. Merhabâ ey sırr-ı fürkân merhabâ. Merhabâ ey nûru râhman merhabâ. Merhabâ ey bülbül-i bâğ-ı Cemâl. Merhabâ ey âşinâ-yi Zülcelâl’ Kim demiş bunu? Cihan zerreleri demiş. Ne güzel tercüman oluyor. Peygamber gelince ne olacak? Çünkü insanlar Allah`ı bilecekler, Allah`a kul olacaklar. Allah`ın kullarına şefkat edecekler, merhamet edecekler. O yüzden de cihan zerreleri bayram yapıyor. Yani Peygamberimizi canlılar, cansızlar, ağaçlar, kurtlar, kuşlar, onların tanıdığını tanımamak bize olur mu? Nebiyi zişan müminlerine, kendi canlarından daha sevgili. Çünkü O Peygamber bize Allah`ı öğretti. Başımıza gelecekleri haber verdi. Gönül huzurunun, aile mutluluğunun yollarını gösterdi. Dünyamızı bir cennet, Ahiretimizi ayrı cennet haline getirdi. Gelmeseydi ne olurdu? Olmazdı kalbe iman, inmezdi arza Kur`an. Peki öyleyse onu sevmek, bizim sevgimize onun ihtiyacı yok. Bize düşen nedir, onu tanıma, onu sevmek, onun ahlakıyla ahlaklanmaktır. O Peygamberi Allah bize rol, model olarak gösteriyor. Sahabeden biri şehit oluyor. Oğlu Beşir, babasının şahadeti münasebeti ile ağlıyor. Efendimiz o yetimin gözyaşlarınsa sahip çıkıyor, ‘Beşir arzu etmez misin, Hz Aişe annen olsun, Hz Muhammed baban olsun.’ Sevgili Peygamberimizin demek ki şehide, şehit evladına sahiplenişi böyle. En şerefli ev içinde yetime ikram edilen evdir. En kötü ev ise içinde yetime ikram edilmeyen evdir" dedi.
ÖDÜLÜNÜ BAĞIŞLADI
Programın ardından Slogan, Mektup, Resim ve Kompozisyon yarışmalarında başarı elde eden 12 öğrenciye hediyeler takdim edildi. Mektup yarışması birincisi olan Dilara Arslan, kendisine verilen altın ödülünü İHH`ya bağışlayarak, katılımcıları duygulandırdı. Ödül töreninin ardından sahne alan İlahi Sanatçısı Ammar Acarlıoğlu, seslendirdiği ilahilerle geceye renk kattı.
Gecede gözyaşları sel olup akarken, katılımcılar cep telefonları ile mesaj atarak yetimlere sahip çıktı. Geçtiğimiz Cuma akşamı Belediye Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirilen geceye, Belediye Başkan vekili Alper Taban, AK Parti İlçe Başkanı Adem Demirel ve yönetim kurulu üyeleri, SP İlçe Başkanı Ertan Sütçü ve yönetim kurulu üyeleri, Milli Eğitim Müdürü Fatih Bilican, Müftü Bayram Canbey, AK Parti Bursa Milletvekili Aday Adayları Bülent Temelli ve Faruk Coşkun ile Milli Eğitim Şube Müdürü Ali Doğru çok sayıda davetli katıldı. Gecede, Diyanet İşleri eski Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçan, yetim konusunda önemli bilgiler verirken, Bangladeş`ten gelen Yetim El Emin, ülkesindeki yetimlerden bahsederken duygulu anlar yaşandı. İlahi Sanatçısı Ammar Acarlıoğlu’da seslendirdiği ilahilerle mest etti.
200 MİLYON YETİM VAR
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından programın açılış konuşmasını yapan İnegöl İHH Başkanı Fikret Bayram, "Sevgili İnegöllüler, her yıl gerçekleştirmiş olduğumuz Yetim Dayanışma Günleri`nin birini daha sizlerle gerçekleştiriyoruz. Bursa geçen ay içerisinde gerçekleştirdi, Yetim ve Dayanışma Günleri`ni. Orada sunucu herkese sordu. Dedi ki, "Yağmurların yağdığı yerde mi ormanlar olu? Yoksa ormanların olduğu yere mi yağmur yağar?" Sonrada cevabını verdi, "Ormanlar yağmuru çeker" Yağmur olarak kastettiği sizlerdiniz. Orman olarak kastettiği ise, yetimlerdi. Yetimler vesile oldu, hepimiz bu salonda bir araya geldik. Aynı cümleleri düşünürken, benimde aklıma müezzinler geldi. Hani gecenin sonsuz olduğunu bilsek acaba nasıl bir hal içerisinde oluruz? Çünkü öyle bölgeler var, altı ay karanlıkta kalan. Sabahı bekliyoruz ki, aydınlık olsa da işimize gücümüze gitsek, sosyal yaşantımıza devam edebilsek. Bende sanki biraz, inşallah teşbihte hata olmasın, böyle bir değerlendirme içine gittim ve dedim ki, sabah namazını okuyan müezzinler, aslında biraz da sabah olacağının da müjdesini veriyorlar. İHH içerisinde çalışanları bu kategoride gördüm ve sonra o sabah namazının okunması ile birlikte icabet edenler ise, işte yetimlerin başlarını okşamak, onlara birer hami olmak için mücadele edenlere benzettim. Eğer müezzinler sabah namazlarını, ezanlarını okumasa, cemaatte namaza gelmese bile aslında, Allah yine o günün güneşini doğduracak. Öyle anladım ki, bizleri ve vesile kılıyor. O anlamda da inşallah bizler böyle bir kurumda görev yaparak, sizlerde yetimlere destek olarak bir nevi sabah namazının okunmasından sonra günün aydınlanmasına yol açan kimseler gibisiniz. Rabbim niyetlerinizi halis kılsın. Bundan sonraki günlerde de desteklerinizin kat be kat artarak çoğalması umuduyla. 500`e yakın yetime bizim vesilemiz ile bakılıyor. Bunların içerisinden onlarcası İnegöl`de var. Ama bu sayılar biraz önceki slaytta da gördüğünüz gibi çok da iç açıcı sayılar değil. Çünkü yeryüzünden UNİCEF`in bile kabul ettiği 200 milyon yetim varken ve bizler ancak İslami hassasiyete sahip kurumların şu anda en üst sayısında olan İHH`da bile 62 bin kadar yetime bakabiliyor. Bu sayının artması sizlerin elinde" dedi.
YETİMHANE İHTİYACI VAR
Bangladeş`ten gelen El Emin ise, kendi ülkelerinin daha fazla yetimhaneye ihtiyacı olduğunu belirterek, "Bangladeş`ten geliyorum. Buraya geldiğim için çok mutluyum. Sizlerle beraber olduğum için kendimi çok iyi hissediyorum. Aslında Bangladeş küçük bir ülke ama nüfus Türkiye`den daha fazla. Bangladeş`te 175 milyon nüfus var. Yani Türkiye`den belki 100 milyon fazla. Orada 165 milyon Müslüman var. Yani Bangladeş, Türkiye gibi Müslüman bir ülke. Ama Bangladeş, Türkiye gibi zengin bir ülke değil. Orada fakir insanlar ve çok yetim var. Biliyorsunuz Bursa İHH Bangladeş`te bir yetimhane açtı. O yüzden Bursa İHH`ya çok teşekkür ediyoruz. Ama bir tane yetimhane yeterli değil. Orada kaç yetim yaşayabilir? Çok değil. Ama Bangladeş`te yetimler ve fakirler çok fazla. Maşallah sizler çok zenginsiniz. Bangladeş`te fakirler ve yetimler sizlerden yardım istiyor. İnşallah onca yardım ettiniz, inşallah daha fazla yardım etmenizi istiyorum. Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum" dedi. 500 YETİME BAKIYORUZ İnegöl İHH Yönetim Kurulu üyesi İlhan Tatlı’da, dünya yetim rakamları ile ilgili bilgiler vererek, "Hepimiz biliyoruz ki, yetim tek başına gülmüyor. Yetim kendi kendine gülmüyor, yetimi ancak biz güldürebiliriz. Eğer biz yetimleri güldürürsek, dünya güler. İHH olarak yeryüzünde 62 bin yetime bakıyoruz. Yeryüzünde BM ve UNİCEF`in raporlarına göre resmi olarak 210 milyon yetim var. Ortalama 300 milyon yetim var yeryüzünde. Biz ne kadara bakıyoruz, 62 bin sadece. İnegöl olarak 35 farklı ülkede olmak üzere, 66 tane yerel olmak üzere 500 civarında yetime bakıyoruz. Yerel dediğimiz İnegöl" dedi.
EN KÖTÜ EV, İÇİNDE YETİME İKRAM EDİLMEYEN EVDİR
Yetim konusunda konferans veren Diyanet İşleri eski Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçan, "Nisan ayına geldik. Kutlu Doğum, sevgili Peygamberimizin dünyamıza güneş yılı itibari ile teşrif ettiği günlere geldik. Hakikaten ülkemizin içinde ve dışında çok güzel etkinlikler yapılıyor. Mesela ben önümüzdeki sabah Zürih`teki kardeşlerimize gideceğim. İzin verirseniz size elçi olurum. İnegöl`den, Bursa`dan Zürih`teki kardeşlerimize selam götürürüm inşallah. Peygamber Efendimizi en güzel bir şekilde anlatan Süleyman Çelebi`nin memleketinde, sevgili Peygamberimizi anlatmak… Ne diyordu, ‘Yâradılmış cümle oldu şâdümân. Gam gidûp âlem yenîden buldu cân. Cümle zerrat-ı cihân idûb nidâ. Çağrışûben dediler kim merhabâ. Merhabâ ey âli sultân merhabâ. Merhabâ ey kân-ı irfan merhabâ. Merhabâ ey sırr-ı fürkân merhabâ. Merhabâ ey nûru râhman merhabâ. Merhabâ ey bülbül-i bâğ-ı Cemâl. Merhabâ ey âşinâ-yi Zülcelâl’ Kim demiş bunu? Cihan zerreleri demiş. Ne güzel tercüman oluyor. Peygamber gelince ne olacak? Çünkü insanlar Allah`ı bilecekler, Allah`a kul olacaklar. Allah`ın kullarına şefkat edecekler, merhamet edecekler. O yüzden de cihan zerreleri bayram yapıyor. Yani Peygamberimizi canlılar, cansızlar, ağaçlar, kurtlar, kuşlar, onların tanıdığını tanımamak bize olur mu? Nebiyi zişan müminlerine, kendi canlarından daha sevgili. Çünkü O Peygamber bize Allah`ı öğretti. Başımıza gelecekleri haber verdi. Gönül huzurunun, aile mutluluğunun yollarını gösterdi. Dünyamızı bir cennet, Ahiretimizi ayrı cennet haline getirdi. Gelmeseydi ne olurdu? Olmazdı kalbe iman, inmezdi arza Kur`an. Peki öyleyse onu sevmek, bizim sevgimize onun ihtiyacı yok. Bize düşen nedir, onu tanıma, onu sevmek, onun ahlakıyla ahlaklanmaktır. O Peygamberi Allah bize rol, model olarak gösteriyor. Sahabeden biri şehit oluyor. Oğlu Beşir, babasının şahadeti münasebeti ile ağlıyor. Efendimiz o yetimin gözyaşlarınsa sahip çıkıyor, ‘Beşir arzu etmez misin, Hz Aişe annen olsun, Hz Muhammed baban olsun.’ Sevgili Peygamberimizin demek ki şehide, şehit evladına sahiplenişi böyle. En şerefli ev içinde yetime ikram edilen evdir. En kötü ev ise içinde yetime ikram edilmeyen evdir" dedi.
ÖDÜLÜNÜ BAĞIŞLADI
Programın ardından Slogan, Mektup, Resim ve Kompozisyon yarışmalarında başarı elde eden 12 öğrenciye hediyeler takdim edildi. Mektup yarışması birincisi olan Dilara Arslan, kendisine verilen altın ödülünü İHH`ya bağışlayarak, katılımcıları duygulandırdı. Ödül töreninin ardından sahne alan İlahi Sanatçısı Ammar Acarlıoğlu, seslendirdiği ilahilerle geceye renk kattı.
(0) Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!