
Milas-Yatağan karayolunda bulunan bir yamaçta, ülkemizin en güzel mağaralarından olan ve Milas’ın parlayan yıldızı İncirliin Mağarası’na eşdeğer yeni bir mağara keşfedildi.

Karayolunun kenarındaki kayanın; doğa olaylarının meydana gelmesinin ardından aşınmasıyla oluşan bir delikte içerisinde henüz keşfedilmemiş bir mağara bulundu.

Jeolojik yapısıyla ve sütunlarıyla dikkat çeken mağaranın, yetkililer tarafından yapılacak olan çalışmaların ardından Milas’ın turizmine kazandırılması bekleniyor.

Milas’ın parlayan yıldızı İncirliin Mağarası’nın ardından yeni keşfedilen mağara, büyük heyecan uyandırdı. Yöre halkı, tarihi ve turistik değerleriyle ön plana çıkan Milas’a yeni bir doğa şaheserinin kazandırılmasını istediklerini açıkladı. Demet Leyne


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, "Bundan sonra asgari ücretlinin gelir vergisi dilimine girme gibi bir sorunu olmayacak" dedi.

Büyüme rakamlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, şu anda 28 milyonluk istihdam oranına ulaşıldığını kaydetti.

EMEKLİ SAYISI 12 MİLYONU AŞTI Bakan Sarıeroğlu, "31 milyon kişi iş gücüne katılmış, son 1 sene içerisinde 250 bin yeni iş yeri açılmış. 2002 yılında 900 binmiş işleri sayısı bugün 1 milyon 800 bine ulaşmış, emekli sayımız şu anda 12 milyon 125 bin kişiye ulaşmış durumda. Bu rakamlar çok büyük rakamlar dünyayla kıyasladığımız zaman" dedi.

DESTEK DEVAM EDECEK

Asgari ücrete ilişkin değerlendirmede de bulunan Bakan Sarıeroğlu, "Şimdi daha da güçlü bir paketle tüm çalışanların asgari ücret üzerinden desteklerini bu yıl da devam ettiriyoruz işverenlerimiz açısından. Asgari ücretle ilgili yılın başında yılın sonunda gelir vergisi dilimi sebebiyle ortaya çıkan kayıpları bundan sonra kesin olarak önlemek için istihdam paketimizde kesin hüküm kondu. Bundan sonra asgari ücretlinin gelir vergisi dilimine girme gibi bir sorunu olmayacak" ifadelerini kullandı.
Şeyma Subaşı Instagram'dan duyurdu: Dava açmaya karar verdik!
Şeyma Subaşı harekete geçti.

Acun Ilıcalı`nın müstakbel eşi Şeyma Subaşı Ilıcalı sosyal medyada paylaşımlarının altına gelen yorumlardan sıkıldı.

Çocuğu ve ailesiyle ilgili yapılan kötü niyetli eleştirilere ve bu tarz haberlere dava açmaya karar verdiklerini açıklayan Şeyma Subaşı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla uyarıda bulundu.

KÖTÜ HABERLERE DAVA AÇACAK! Tüm samimiyetiyle yaptığı bu paylaşımların altına gelen yorumlardan dolayı çoğu zaman rahatsız olan ancak cevap vermemeyi tercih eden Şeyma Subaşı, yaptığı son açıklamayla artık tahammül sınırlarının aşıldığını gösterdi.


Tatil sezonu yaklaşırken, ucuza uçuş bileti almanın püf noktaları araştırıldı. Kaynak: Takvim

Buna göre; yurt içinde en ucuz bilet Pazar günü alınabiliyor. Hem yurt içi hem yurt dışı için ise en uygun uçuş Salı günü gerçekleştirilebiliyor.

Yaz sezonu yaklaşırken, tatil planları da yapılmaya başlandı. Tatil bütçesinde ulaşım masrafları büyük pay alırken; tatilciler için bilet fiyatlarını minimuma indirmenin püf noktaları araştırıldı. .

Ucuz uçak bileti bulmak için, `En iyi zaman hangisi?` ve `Ne zaman seyahat edilmeli?` sorularının cevapları arandı. Biletini ucuza almak isteyenlerin dikkat etmesi gereken konuların başında, zamanlamanın geldiği vurgulandı..

Yurt dışı uçuşlarda, binlerce rota üzerinden yapılan araştırmalara göre; bileti 60 gün önce almak, akşam ve Salı günü uçmak pek çok destinasyon için yüzde 30`a varan avantaj sağlıyor.

En pahalı yurt dışı uçak biletlerinin Perşembe günü satıldığı anlatıldı

CUMA BİLET ALMAYINYurt içinde ise Cuma günleri uçak bileti almaktan kaçınılması gerektiği, en pahalı yurt içi uçak biletlerinin Cuma günleri satıldığı vurgulandı. .

Pazar sabah saatlerinin ise en ucuz uçak biletini bulmak için en ideal gün olduğu araştırmalarda yer aldı..

En ucuz uçuşların da Salı günleri gerçekleştirildiği kaydedildi. Yine yurt içinde de en az 60 gün önceden rezervasyon yaptırmanın en iyi uçuş teklifini yakalayabilmek için avantaj sağladığı belirtildi.
Araplardan Türkiye'ye yoğun ilgi!
Ordu’da Körfez ülkelerinden gelerek gayrimenkul sahibi olan Arap turist sayısı her geçen gün artıyor.

2015, 2016 ve 2017 yıllarında 79’u Suudi Arabistan uyruklu 98 kişinin gayrimenkul aldığı Ordu’da 2018 yılı Ocak-Mart döneminde 5’i Suudi Arabistanlı 9 kişi daha gayrimenkul alımı yaptı.

Tapu Kadastro kayıtlarına göre, 2015, 2016 ve 2017 kayıtlarına göre, son 3 yılda Suudi Arabistan uyruklu 79 kişi 23 bağımsız parselden oluşan toplam 13 bin 643 metrekare gayrimenkul satın aldı.

Bu gayrimenkuller daha çok apartman dairesi şeklinde oldu. Yine bu süre içerisinde 2 Kuveyt uyruklu kişi ise toplam 95 metrelik gayrimenkul, Azerbaycan uyruklu 9 kişi, 8 bağımsız parselden oluşan 399 metrekare gayrimenkul, Gürcistan uyruklu bir kişi bin 639 metrekarelik alım gerçekleştirdi. Kayıtlara göre, Afganistan uyruklu bir kişi 19 metrekare, ABD uyruklu bir kişi 58 metrekare, Endonezya uyruklu bir kişi 55 metrekare, KKTC uyruklu bir kişi de 42 metrekare, Hollanda uyruklu bir kişi 408 metrekare, Irak uyruklu iki kişi ise 40 ve 18 metrekare olmak üzere toplam 68 metrekare mülk ve arsa alımı yaptı.

2018’de 5 Suudi uyruklu 9 kişi mülk alımı yaptı 2018 yılı Ocak-Mart aylarında ise 9 yabancı uyruklu kişi Ordu’dan mülk ve arsa alımı yaptı.

Buna göre 5 Suudi Arabistan uyruklu kişi, 227 metrekarelik 4 daire satın aldı. Yemen uyruklu 2 kişi 33 metrekare, İngiltere uyruklu 1 kişi 101 metrekare, Irak uyruklu 1 kişi 21 metrekare arsa ve mülk alımı yaptı.
Bu besinleri tüketenlerin kansere yakalanma riski yüzde 70!
Kanser, herkesin korkulu rüyası! Kansere yakalanmamak için ne yapmak gerekir sorusuna yanıt ararken aslında günlük hayatta sık sık tükettiğiniz besinlerin kanser yaptığını öğrenince çok şaşıracaksınız.

Hangi besinlerin kanserden koruduğunu, hangi besinlerin kanseri tetiklediğini öğrenmenin sağlıklı yaşam için atılacak önemli adımlardan biri olduğunu belirten Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Safiye Koçyiğit, “Yapılan çalışmalar beslenmenin kansere etkisinin yüzde 10 ile yüzde 70 aralığında olduğunu gösteriyor. Beslenmeyle kanser riskini azaltmak bireye bağlı bir sorumluluk. O nedenle de kansere dost ve düşman yiyeceklerin ne olduğunu öğrenip gereğini yapmak da fayda var” dedi.

Kanserden korunmada beslenmenin önemine dikkat çeken Kent Hastanesi Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Safiye Koçyiğit, tüketilen yiyecek ve içeceklerin çağın hastalığı üzerine olumlu-olumsuz etkilerinin üzerinde en çok araştırma yapılan konulardan biri olduğunu vurguladı.

Beslenme şeklinin kanser oluşumuna etkisinin ortalama yüzde 30 olarak kabul gördüğünü belirten Koçyiğit, şunları söyledi: “Yağdan ve hayvansal proteinden zengin beslenme. Süt ve süt grubu besinlerin yetersiz tüketilmesi, sebze ve meyvelerin az tüketilmesi, tahıl ve kuru baklagil grubu besinlerin az alınması ve tam tahıl ürünleri yerine saflaştırılmış ürünlerin tüketilmesi, az posalı beslenme, fazla tuz tüketimi, fazla miktarda alkol tüketimi, sıvı yağlar yerine katı yağın ağırlıklı kullanılması, zeytinyağı, balık, balık yağı, ceviz, fındık gibi yağlı tohumların az tüketilmesi, besinlerin hazırlanmasında yanlış uygulamalar ve vitamin kayıpları. Hatalı pişirme yöntemleri ile besinde kanserojen maddelerin oluşması ve bunların vücuda alınması, besinlerin uygun olmayan koşullarda saklanması ile özellikle tahıllarda, baharatlarda ve yağlı tohumlarda toksin ve küf oluşumu, katkı maddeleri içeren hazır gıdaların fazla miktarda tüketilmesi kanser oluşumunda etkili beslenme ile ilgili faktörler olarak sıralanabilir.”

Diyetisyen Koçyiğit, bazı besinlerin az ya da fazla tüketilmesinin de bazı spesifik kanser türlerini tetiklediğine ilişkin çalışmalar olduğunu kaydetti. Koçyiğit, “Kahve, yapay tatlandırıcılar, klorlu içme suyu, alkol; mesane kanseri. Fazla enerji alımı, alkol, sedanter yaşam; meme kanseri. Folat eksikliği; rahim kanseri. Fazla yağ tüketimi, doymuş yağ, kırmızı et, alkol (özellikle bira), düşük lif, sebze tüketimi, sedanter yaşam; kolorektal kanser. Aşırı alkol, sigara, tuzlu turşu gibi gıdalar, düşük vitamin ve mineral alımı, fazla A vitamini tableti kullanımı; ağız içi ve özofagus kanseri.

Hepatit virüsü enfeksiyonu, fazla alkol alımı, demir yüklemesi, toksik bileşenlerin birikimi (aflotoksin); karaciğer kanseri. Sigara kullanan kişilerde B-karoten tableti kullanımı; akciğer kanseri. Fazla yağ tüketimi, özellikle et kaynaklı doymuş yağ; prostat kanseri. Küflenmiş, tütsülenmiş veya tuzlanmış gıdaların fazla tüketimi, ülsere neden olan bakteri ile enfeksiyon; mide kanseri oluşumu üzerine olumsuz etki yapmaktadır” diye konuştu.


Çocuklar Duymasın`da Gönül karakterinin ölüyor gibi gösterilmesi ve sonradan her şeyin şakadan ibaret olduğunun ortaya çıkması ekran başındaki izleyiciyi öfkelendirdi.

Kanal D`nin yıllar sonra tekrar ekrana getirdiği Çocuklar Duymasın, merakla beklenen yeni bölümüyle dün akşam izleyici ile buluştu.

HER ŞEY BİR ŞAKADAN İBARETMİŞDizinin bir haftadır dönen fragmanında ana karakterlerden Gönül`ün öldüğü gösterildi. Bu gelişmenin ardından yeni bölüme kilitlenen izleyici, her şeyin bir şaka olduğunu öğrenince kanal yönetimine ve senariste büyük tepki gösterdi.

"İZLEYİCİNİN AKLIYLA DALGA GEÇİYORSUNUZ"Kimileri bu durum için "Reyting için izleyicinin aklıyla dalga geçiyorsunuz" derken, kimileri de "Çocuklar Duymasın bu biraz fazla olmadı mı?" şeklinde yorumlarda bulundu.





Seren Serengil`e bir kötü haber daha.

Işın Karaca, sunduğu magazin programında kendisi hakkında yayınlar yapan Seren Serengil hakkında yayınların durdurulması için mahkemeden ihtiyadi tedbir kararı aldırmıştı. Serengil programda yayınlara devam etti. Karaca, Serengil’in 6 aya kadar disiplin hapsine çarptırılmasını talep etti.

Işın Karaca, sunduğu magazin programında kendisi hakkında yayınlar yapan Seren Serengil hakkında yayınların durdurulması için mahkemeden ihtiyadi tedbir kararı aldırdı.

Karar icra memurları aracılığıyla Serengil’e tebliğ edilmek istendi. Dilekçede Seren Serengil ve Cengiz Semercioğlu’na, haklarında verilen ihtiyadi tedbir kararının ve öneminin izah edildiği, söz konusu izahatların tutanak altına alınarak icra memuru vasıtası ile ihtiyadi tedbir kararının infazının sağlandığı belirtildi.

Ancak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilen taraflardan Seren Serengil’in mahkemenin kararının kendisine tebliğ edilmediğini söyleyerek, bu şekilde infaz ya da tebligat işlemi olamayacağını ileri sürdüğü ve söz konusu tutanağı imzalamadığı belirtildi.

Dilekçede Semercioğlu ve Serengil’in mahkemece verilen kararı canlı yayında eleştirdikleri ardından ise programın sair anlarında da Işın Karaca ve eski eşi hakkında yayın yapmaya devam ettikleri ifade edildi. Emre uymadıkları ve aynı zamanda tedbir kararına aykırı davrandıkları belirtilerek bir aydan altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılmaları talep edildi. Mahkeme ifadelerini almak için Serengil ve Semercioğlu’na tebligat çıkardı. Elif Altın - Vatan
Baharda 4 metre karla mücadele
Erzurum Karayolları 12`nci Bölge Müdürlüğü ekipleri, kar kalınlığının yaklaşık 4 metreyi bulduğu 2 bin 885 rakımlı Palandöken geçidinde karla mücadele çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Palandöken Kayak Merkezi`nin hemen arkasında kalan Tekman ilçe karayolunda karla mücadele çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

Erzurum Karayolları 12`nci Bölge Müdürlüğü ekipleri, deniz seviyesinden 2885 metre yükseklikteki 55 kilometrelik yolun yüksek kesimlerinde, karları temizlemek için yoğun çaba sarf ediyor.

Yolun 15 günlük çalışmayla açılabileceğini belirten bir yetkili, "Burası Tekman ilçesine yapılan yeni yol. Palandöken dağının hemen arkası. Yolun yüksek kesimlerinde kalan bölümü, kar yağmaya başlayınca kapanır. Karın şiddetini azalttığı Mart ayında yolu açma çalışmalarına başlarız. İlçe halkı, kışın uzun olan diğer yolu kullanır. Servis yolu halinde olan bu yol yaklaşık 15 günlük bir çalışmanın sonunda açılabilecek. Kar kalınlığının zaman zaman 4 metreyi bulması, ekiplerimize zor anlar yaşatıyor. Çığ ihtimaline karşı büyük bir titizlikle çalışan ekiplerimiz, yoğun bir mücadele veriyor" diye konuştu.

Açtıkları yolun zaman zaman etkili olan fırtına nedeniyle yeniden kapandığını belirten karla mücadele ekipleri, yolun açılması için büyük bir özveriyle çalıştıklarını söyledi.


En güzel ve anlamlı erkek çocuk isimleri 2018! Her anne ve baba çocuklarına en güzel ve anlamlı isimleri vermek ister ve haklı olarak da çocuğuna koyacağı ismin anlamını öğrenmek istiyor ve koymak istedikleri isimlerin anlamını araştırıyor. Çocuklara koyduğumuz veya koyacağımız isimlerin anlamlarının, dinimize, örf ve âdetimize uygun olup olmadığını öğrenmek, uygun değilse, değiştirmek gerekir. Böylece isimlerin anlamlarını bilmek faydalı olur. Biz de en güzel ve anlamlı erkek çocuk isimleri haberimizde bebeğine isim arayışında olan ebeveynlere fikir verebilecek birbirinden güzel ve anlamlı isimlere yer verdik.

Acun: Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren Afşar: Eli çabuk, çabuk iş gören, Oğuz Han`ın oğullarından birinin adı, Türkmenlerin bir boyunun adı. Ağa: Büyük kardeş, ağabey, köy ve kasabalarda büyük toprak sahibi olan varlıklı kimse Ağca: Rengi beyaza yakın, beyazca akça, Aka: Büyük, saygıdeğer kimse,ağa Akabey: Varlıklı kimse, ağa ve bey Akad: Mezopotamya`da kurulmuş çok eski bir devlet, temiz ad, iyi ad Akalp: Ak yiğit, ak er, temiz yiğit Akan: Akıp gitmekte olan Akarca: Akıp giden su, akan su, akarsu Akarsel: Akıp giden sel. Akata: Temiz ata, namuslu ata, lekesiz ata Akay: Parlak ay, aydınlık, ışık ay, dolunay adam, erkek, kuzey Türklerinde erkek çocuklarından büyüğe verilen ad, ağa Akba: Sazlık, bataklık, ağba Akbaran: Ak güç Akbatu: Temiz ve güçlü Akbatur: Namuslu ve yiğit Akcan: Temiz can Akdemir: Dövme demir Akdeniz: Ülkemizin güneyindeki deniz Aker: Namuslu yiğit Akergin: Ak ve olgun Akgüç: Namuslu ve güçlü Akgün: Aydınlık gün, mutlu gün Akhan: Ak soylu han Akın: Düşman ülkelerine yapılan saldırı Akınalp: Akın yiğidi Akıner: Ekın eri, akın yapan er Akkor: Işık saçan aklığa varıncaya değin ısıtılmış olan, beyaz kor, beyaz ateş Akköz: Ak renkte göz, ak kor Akman: Lekesiz, temiz kimse, temiz ak, güzel, ak alımlı Akmeriç: "Ak gibi Meriç" duru sulu meriç Aköz: Özü ak, temiz, Akpolat: Ak çelik, Manas Destanı`nda geçen bir ad Aksan: Temiz, lekesiz ün Aksel: Beyaz sel Akşit: Işıklı yüz, aydınlık yüz, Güneş, gün yüzlü, kutlu, uğurlu Aktan: Aydınlık sabah vakti, avlu, evin önündeki açıklık Aktaş: Beyaz taş, kireçtaşı Akün: Iyi ad, temiz ad, temiz ün Alatan: Güneş`in doğuşundan önceki vakit Alaz: Yanan ve ışık veren nesnelerin türlü biçimlerde de uzanan dili, yalaz, yalım alev Alçın: Al, kırmızı, kırmızıya çalan küçük bir kuş Algan: Ele geçiren, alan, kentleri, ülkeleri ele geçiren Algın: Sevdalı, tutkun, aşık, güçlü, dolgun, keskin,güzel Alhan: Al renkli prens Alkan: Kızıl kan Alkım: Yağmur sonu gökte beliren renkli görüntü, gökkuşağı Alkın: Korkusuz, yiğit, kızıl kın Ali: Yüce, yüksek, ulu. Hazret-i Muhammed aleyhisselamın damadı, dördüncü halife. Alp: Yiğitler yiğidi yiğit, kahraman, bahadır, yürekli, babayiğit Alpagut: Mal mülk sahibi, çiftlik sahibi, kurt seçkin yiğit Alpağan: Yiğit Alparslan: Yiğit arslan, kahraman aslan Alpay: Yiğit Ay, yiğit ve Ay gibi güzel Alpdemir: Yiğit ve demir gibi Alpdoğan: Yiğit ve doğan kuşu gibi, yiğit ve yırtıcı, yiğit doğmuş olan, yiğit doğan Alper: Yiğit er, yiğit kişi, babayiğit, yiğit erkek Alperen: Yiğit ve ermiş kişi Alphan: Yiğit han Alpkan: Yiğit, yiğit kanlı, soyca yiğit olan Alsan: Ünlen, san, al tanın Altan: Kızıl şafak, kızıl tan, altın, Tatar hanlarına verilen bir unvan Altaner: Kızıl tan eri, kızıl şafak yiğidi, altın renkli şafak Altay: Altın, yüce dağ, Tiyanşan Dağları, Asya`da bir Türk budunu Altuğ: Al renkli tuğ, kızıl tuğ, kızıl tuğlu Altunç: Kızıl tunç Altuner: Çok değerli kimse, altın yiğit Anı: Yaşanmış olgulardan belleğin sakladığı her türlü iz, bir olguyu anımsatan şey, hatıra Anıl: Sakin,ağır, amaç, her zaman an Aral: Asya`da bir göl, iki şey arası iki şey arasındaki göl ya da deniz, sıra dağlar Aran: Ova, kuytu, yer, sıcak yer, kışlak Aras: Doğu Anadolu`da bir ırmak, Erzurum`a bağlı bir bucak, bulunulmuş mal Arat: Yürekli kişi, yüreklilik Arca: Çam, çam ağacı, temiz Arda: Sonra gelen, öndekinden sonra, yere dikilen nişan değneği, ardıl Meriç Irmağı`nın Edirne yöresinde sağdan aldığı en önemli kolun adı, Arda Çayı, Uygur yazıtlarında da ad olarak geçer. Arhan: Temiz han, temiz yönetici, yiğit han. Arı: Katışık olmayan, temiz, çiçeklerden bal yapan, iğnesiyle sokan böcek, Arıca: Temizce arı gibi Arıcan: Temiz kimse Arıkan: Saf kan, temiz kan, soylu kan Arman: Dürüst ve temiz kişi Arın: Temiz arı, saf, katışıksız, tertemiz ol, arılaş Arınç: Erinç, huzur, barış Arkan: Arı kan, temiz kan, soylu kan Arkın: Arkada, geride olan, ağır, yavaş, sakin dingin Arkut: Temiz ve uğurlu arı ve kutlu Armağan: Birine karşılıksız olarak verilen ödül Arman: İstek, amaç, dürüst, temiz insan, arı insan Arslan: Aslan Artun: Kendine güvenen, onurlu, ağırbaşlı Aşkın: Çok, fazla, üstün, üzüm bağ ve asmalarında yeni göğeren dallar, dalların ucundaki yapraksız, meyvesiz uzantılar Ata: Baba, dede,soyun büyüğü. Atabey: Saygıdeğer kimse, Seçuklular döneminde bir ünvan Atacan: Hoşgörüsü olan kimse, babacan Atahan: Büyük yönetici, ata durumundaki han Atak: Atılgan yiğit, yürekli Atakan: Atalardan gelen kan Atalay: Benim atam Ataman: Ata, ata kişi, başkan bağbuğ Atıl: İleri doğru fırla Atılgan: Güçlüklerden ve tehlikelerden yılmayarak daima ileriye atılan, girişken, tez canlı Ayaz: Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, bulutsuz ve Ay ışıklı gecede Çıkan soğuk Aybars: Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı, (Hun İmparatoru Attila`nın amcasının adı) Ayberk: Ay kadar güzel olan Aybora: Ay kadar güzel, fırtına kadar yıkıcı, Ay ve fırtına Aydın: Okumuş, bilgili görgülü ve aydınlık kimse, ışıklı, parlak, kutlu, uğurlu, aydınlık, Ay ışığı bulunan gece, Ege Bölgesi`nde bir il Ayhan: Oğuz Han`ın oğlu Aymete: Ay ve Hun İmparatoru Mete`den oluşmuş bir ad Aypolat: Ay gibi güzel ve polat gibi sağlam Aytun: Ay ve gece, Aylı gece Aytuna: Ay gibi güzel ve Tuna Irmağı gibi görkemli Aytunca: Ay gibi güzel ve Tunca Irmağı gibi görkemli Aytunç: Ay gibi güzel ve tunç gibi sağlam Azrak: Çok az bulunur, değerli Âbidin : İbadet edenler kulluk yapanlar. Adnan : Üstün insan. Affan : Çirkin şeylerden kaçınan, iffetli, namuslu. Âgah : Bilgili, basiretli, haberdar, uyanık. Âhi : Arkadaş, dost, cömert, yiğit. Ahmed : Çok övülmüş, beğenilmiş. Alican : Cana yakın, kanı sıcak, candan. Âlişan : Şan ve şerefi yüce olan. Alişir : Aslan Ali. Alpaslan : Korkusuz, yiğit, güçlü, kuvvetli. Alper : Cesur asker, yiğit asker. Alperen : Hem din adamı hem komutan olan yiğit. Altemur : Demirin korlaşmış kırmızı hali. Âmir : İmâr eden. Ammâr : Bir yeri bakımlı hale getiren. Aşkın : Aşmış, ileri, üstün, seçkin. Ata : Baba, dede, yaşlı, tecrübeli, bilgili. Atalay : Tanınmış, ünlü. Atâullah : Allah’ın hediyesi, ihsanı, lütfu. Avşar : İşi hemen yapan. Aykan : Kanı parlak ve canlı. Aykut : Armağan, mükafat, ödül. Aytekin : Ay gibi tek ve biricik olan, çok değerli. Ayvaz : Koca, eş.

Bahadır: Yiğit, batur Balamir: M.Ö. 475 yıllarında Don Irmağı`nı geçerek Rusya`yı alan, Tuna kıyılarına dek dayanan bir Türk hükümdarı Balkır: Işıl ışıl parıldar, ışık saçar Baran: Durağanlığı harekete çeviren etken, direnci kıran ya da Direnç doğuran özellik, güç, ulu, yüksek Baranalp: Güçlü yiğit Baransel: Güçle ilgili, güçlü sel Barçın: Süslü ipekli kumaş Barın: Güç, baran; Moğol döneminde Orta Asyada`ki büyük Türk boylarından birinin adı Barış: Savaştan ya da dargınlıktan sonra, iki yanın uzlaşması, anlaşması Barkın: Görmek, gezmek ereğiyle yolculuklar yapan kimse, gezgin Barlas: İyi savaşa, savaşçı yiğit Bartu: En eski Türk hanlarından birinin adı Bartunç: Güçlü tunç Başar: Gereken biçimde bitir, yapacağın işte başarıya ulaş Başaran: Yapacağı işte başarıya ulaşan, işi gereken biçimde bitiren Ereğine ulaşan Başer: Başta gelen kimse, başta gelen er Başhan: Hanların başı Batı: Güneş`in battığı yön Batıbek: Batı beyi Batıhan: Batının sultanı, hanı Batu: Güçlü, yiğit, alp, güneşin battığı yön Batuhan: Bkz. Batuğhan Batur: Alp, yiğit, yürekli, bahadır Baturalp: Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi Baturay: Hem yiğit hem Ay gibi olan Baybars: Eskiden Türklerin besledikleri bir tür küçük kaplan; çok zengin ve kaplan gibi yiğit Türk Memluk İmparatorluğu`nun dördüncü sultanının adı Baybora: Hem zengin hem fırtına gibi Bayhan: Zengin han Baykal: Yaban atı, Moğolistan`da büyük bir göl, deniz Baykam: Sağaltman, sağlığa kavuşturan kimse Baykan: Soylu kimse, zengin ve soylu Baysal: Kavgası dövüşü olmayan ortamın hali, dirlik düzenlik bolluk durumu Baysan: Varlıklı ve ünlü Bediz: Açık, belli, görünen. 2.Süs Beha: Ender, zor bulunan Behir: Deniz Beker: Güçlü, kuvvetli Bekir: Sabah erken kalkan. Bektürk: Türk geleneklerine güçlü bir şekilde bağlı olan Bener: Kendisinin koruyucu olduğuna inanan kişi Beran: Koç başı Berdan: Eşitliği sağlayan kimse Berge: İz Bergin: Güçlü, kuvvetli Berhan: Sağlam, güçlü kan 2.Güçlü komutan Berk: Sert, sağlam, katı 2.Yıldırım Berkal: Sağlam, güçlü, sert ol Berkan: Parıldayış, şakıma Berkant: Bozulamaz yemin 2.Sağlam, güçlü 3. Orta Asya`da sıradağlar Berkay: Güçlü ve ay gibi Berke: Kamçı, kırbaç Berker: Güçlü, sağlam erkek Berkin: Çok kuvvetli 2.Pekiştirilmiş Berkkan: Geçmişi sağlam olan kimse Berkman: Kişiliği sağlam olan kimse Berksan: Adı, sanı sağlam bilinen Berksay: Sert kaya Berktan: Tanyeri gibi güzel ve güçlü Bertan: Tan yeri gibi güzel ve güçlü kimse Bilal: Suyla ıslatan; ıslaklık Bilan: Değerli taşlarla süslenmiş kılıç kemeri Bilge: Bilgi dağarcığı ile yücelmiş kimse. 2.Göktürk hakanı Bilgealp: Bilgili ve cesur kişi Bilgekağan: Bilgili ve savaşçı kişi Birant: Yemin, tek ant Bircan: Yekvücut Birkan: Aynı kandan, aynı soydan olan Birol: Bir tane olan Boğaçhan: Efsaneleşmiş Türk kahramanı. dede Korkut Öykülerinde adı geçen yiğit Bolat: Çelik gibi sert Bora: Yağmur getiren fırtınalı sert rüzgar Borahan: Sert hakan Boran: Rüzgar şimsek ve gökgürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı Buğra: Erkek deve Buğrahan: İlk İslam devletlerini kuran Türk hükümdarlarından bazılarına verilen ad Bulut: Havadaki su buharının yükselip yoğunlaşmasıyla oluşan su damlacıkları birikintisi Burak: Hazret-i Muhammed aleyhisselamın Miraç`da bindiği atın ismi Burhan: Bir şeyi ispat etme aracı, kanıt Burkay: Buruk ay Büke: Pehlivan 2.Bilgili, zeki kişi 3. Ejderha Babacan : Cana yakın, güvenilir, anlayışlı. Baha : Değer, kıymet, zariflik, üstünlük. Bahadır : Yiğit, cesur, kahraman. Battal : Kahraman, cesur, çok büyük. Batu : Güçlü, kudretli. Bedir : Dolunay. Ayın ondördü gibi güzel. Behcet : Sevinç, güler yüzlü, şirin. Behlül : Çok gülen, hayır sahibi, cömert. Behnan : İyi huylu, güler yüzlü, herkesçe sevilen. Behram : Merih yıldızı. Behzat : Soyu güzel, doğuştan asil. Bekir : İlk çocuk. Genç, taze. Bektaş : Akran, eş. Bera : Fazilet, meziyet sahibi. Berkan : Şakıyan, parıldayan. Berkin : Güçlü, sağlam. Beşer : İnsan. Beşir : Müjdeleyen. Güler yüzlü. Bilal : Su. Bilgehan : Derin bilgi sahibi hakan. Bişr : Güler yüzlü. Buğra : Erkek deve, hindi, aslan. Burak : Peygamber efendimizin Miracda bindiği at. Burhan : Delil, sağlam delil, hakkı bâtıldan ayıran. Bülent : Yüksek, yüce, uzun.

Calp: Güçlü Can: İnsanın kendi varlığı, yaşam, birey kişi, ruh, güç kuvvet Canberk: Sert kişi, sağlam kişi, canı sağlam Caner: Yürekten sevilecek kimse Cankat: "Cana can kat katmak"tan buyruk, ailemize can katasın Cankut: Kutlu kimse, uğurlu can Canpolat: Canı polat gibi sağlam, canlı, çelik gibi kimsel Cantekin: Biricik can, can şehzade Ceyhun: Orta Asya`da bir ırmak Coşku: Olağanüstü bir biçimde kendini gösteren duygu yükselmesi, heyecan Cafer : Çay, dere, küçük akarsu. Câbir : Cebreden, zorlayan, galip gelen. Can: Ruh. Aziz, sevgili. Gönül. Candar : Silahlı asker. Caner : Can dostu. Canib : Yan, taraf, yön. Cârullah : Allah’a yakın olan, Allah dostu. Celâl : Azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi. Çelebi : Efendi, görgülü ve ince insan. Cem : Hükümdar, şah. Cemal : Yüz güzelliği Cemaleddin : Dinin güzeli, dinin cemali. Cemali : Yüzü güzel olan, güzellik sahibi. Cenab : Büyük, şerefli Cerrah : Ameliyat yapan, operatör. Cevat : Çok cömert, eli açık, çok ihsan eden. Cevdet : Güzel, kusursuz, cömert, olgun. Cevheri : Cevher sahibi. Cezmi : Azimli, kararlı. Cihad : Din uğrunda düşmanla ve nefsi ile savaşan. Cihangir : Cihanın büyük bir bölümünü ele geçiren. Civan : Genç, taze, delikanlı. Cihanşah : Dünyanın padişahı. Cübeyr : Küçük kahraman, küçük yiğit. Cüneyt : Küçük asker, askercik.

Çaba: Bir işte iyi bir sonuca ulaşmak için harcanan güç Çağ: Başı ve sonu belli olan ve bir özellik taşıyan, kimi zaman birkaç Çağan: Mutlu gün, bayram Çağatay: Cengiz Han`ın oğlu Çağdaş: Aynı zamanda yaşayan, çağımıza uygun, çağımıza yaraşır Çağlar: Çağıl çağıl akar, çağıldar, çağlayarak akar Çağlayan: Bir akarsuyun yükseklerden köpürerek düştüğü yer, çavlan Çağman: Çağdaş kimse, çağın insanı Çağrı: Birini bir yere çağırma işi, çağırma, yırtıcı bir kuş Çakır: Doğan ya da atmacaya benzeyen bir avcı kuş, ela gözlü kimse Çelik: Su verilip sertleştirilen demir, polat Çetin: İstenilen yola getirilmesi, elde edilmesi zor, güç olan, Kolay olmayan, sert, sarp Çetinalp: Zorlu ve yiğit, sert yiğit Çevik: Kolaylıkla, çabuklukla davranan, hareketleri hızlı, canlı Çınar: Boyu otuz metreyi bulan, uzun yıllar yaşayan, geniş yapraklı ağaç

Dalan: Dal gibi olan, dal gibi ince yapılı Demir: Yeraltından çıkarılan, türlü iştekullanılan dayanıklı bir maden, bu madenden yapılmış olan Demiralp: Demir gibi sağlam yiğit Demiray: Demir gibi sağlam ve Ay gibi güzel Demircan: Demir gibi sağlam kimse Demirkan: Sağlam ve güçlü kan Deniz: Yeryüzünün büyük bölümünü kaplayan çok geniş ve tuzlu su Denizhan: Ünlü Oğuz Destanı`na göre, Oğuz Han`ın altı çocuğundan En küçüğü, Deren: Tırmık da denilen bir tarım aracı; ekini biçip toplayan, derleyen Derin: Dibi, yüzeyin ya da ağzından uzak olan, çok içten gelen ve içe işleyen kendi türünde son derecesine ulaşmış, derinliği olan Devrim: Kısa zaman içinde gerçekleştirilen ve olumlu yönde önemli niteliksel Değişimlere yol açan haraket Dikmen: Koni biçiminde sivri tepe, dağların en yüksek yeri, doruk, dik, Yerdeki orman, yayla, dikilerek oluşturulan ağaçlık, çam ve başka Ağaçların gövdeleri, dik olan yer Dilmen: Dil bilen kimse, dilci Dinç: Sağlık durumu iyi, güçlü, gücü yerinde, canlı Dinçalp: Güçlü yiğit, güçlü ve yiğit Dinçer: Güçlü er, güçlü kimse Dinçtürk: Sağlıklı, sağlam Türk, güçlü Türk Diren: Karşı koy, dayan, harmanda sapları yaymaya yarayan, uzun çatallı, ağaçtan yapılmış bir tarım aracı Dirlik: Düzen içinde mutlu yaşam, mutluluk, sevinç, iyi geçinme, erinç Doğa: Kendiliğinden var olan, canlı, ve cansız nesnelerden oluşan, Kendini sürekli olarak değiştiren varlığın tümü, tabiat Doğan: Küçük kuşlarla beslenen, ava alıştırılarak kuş avında kullanılan, Akdoğan, çakırdoğan, aladoğan gibi türleri olan bir kuş, şahin Doğanalp: Şahin ve yiğit yiğit kimse Doğanay: Ayın ilk günlerinde Ay, yeni Ay (ayın ilk günleri doğan çocuklara verilir Doğu: Güneş`in doğduğu yönden Doğuer: Doğu yiğidi Doğuş: Doğma, doğma biçimi, yaradılış Dolun: Dolgun, dolarak biçimi yuvarlaklaşmış, ayın ondördü Dolunay: Yuvarlaklaşmış ay, dolgunlaşmış Ay, Ay`ın on dördü Çok güzel kimse, Ay gibi kimse Dora: Doruk Doruk: Dağların, tepelerin en yüksek noktası, tepev Durukan: Temiz kan, saf kan Dâhi : Üstün zekalı, son derece zeki, anlayışlı. Dâi : Dua eden, duacı, hak dine çağıran. Dânâ : Çok bilen, bilgili. Daniş : Bilgi, bilme, biliş, ilim. Danişmend : Bilgili, âlim. Dâver : Doğru ve insaflı olan, âdil hükümdar. Derviş : Allah için alçak gönüllüğü kabul eden. Dilhan : İçten, gönülden söyleyen. Dilaver : Yiğit, yürekli, erkek. Doğan : Atılgan ve yiğit. Dülger : Marangoz.

Ediz: Değerli, ulu, yüce, yüksek Efe: Özellikle Batı Anadolu yiğidi, yiğit, zeybek, ağa, ağabey, kabadayı Efekan: Yiğit bir soydan gelen Ege: Ulu, büyük, Türkiye ile Yunanistan arasındaki denizin adı Egemen: Yönetimini kendi gücüyle, dışardan denetime bağlı kalmadan Sürdüren, üstün, sözünü, geçiren Ekin: Tahılın tohum olarak tarlaya atıldığı andan başlayarak harman Oluncaya değin aldığı duruma verilen ad Emre: Dost, arkadaş, sevdalı, tutkun, ünlü, Türk ozanı Yunus`un adlarından biri Engin: Yüksek olmayan, düzey bakımından düşük, denizin, karasularından Uzakta bulunan geniş bölümü, ucu bucağı görünmeyecek denli geniş Eralkan: Al kanlı yiğit Eralp: Yiğit erkek, yiğit kimse, yiğitler yiğidi, Eraltay: Altay dağlarından gelmiş yiğit Eray: Ay gibi yiğit Erberk: Sağlam, yiğit, sert yiğit Erbuğ: Yiğitler başı, komutan Erdağ: Dağ gibi er, dağ gibi yiğit Erdem: İyiliksever, acıma, alçakgönüllülük gibi övgüye değer niteliklerin genel adı Erdin: Ereğine ulaştın; Allah yolunda ermiş duruma geldin, olgunlaştın Yetiştin Erdinç: Dinç yiğit Erek: Ulaşılmak istenen, ardından koşulan şey, amaç, erişilmek İstenen sonuç Erez: Buğday ve arpa tarlalarında yetişen deliceotu da denilen bir bitki Ergin: Olmuş, olgunlaşmış yetişmiş Ergün: Erken doğan güneş, yumuşak, uysal, sulu sepken, sulu kar Erim: Bir şeyin erişebileceği uzaklık, muştu, iyi bir şeye işaret olan durum, sevgi Erinç: Mutluluk içinde yaşama, dirlik Eriz: Yiğidiz, erkeğiz, er izi, er yolu Erk: Yaptırma gücü, güç sözü geçerlilik Erke: İşe çevrilebilen güç, Erkmen: Güçlü kimse, güçlü erkek, sözü geçen kimse Erkut: Uğur getiren yiğit, uğurlu yiğit Erman: Er kişi, yiğit kişi Erol: Yiğit ol, erkek ol, er ol Ersan: Yiğit ünlü, er sanlı Ersin: "yiğitsin" "erkeksin" erişsin, ulaşsın, gelişsin, yetişsin, olgunlaşsın Ertan: Güneş`in doğma zamanından az önce, şafaktan önce Ertaylan: Yiğit ve uzun boylu kimse Ertekin: Yiğit ve tek, yiğit ve biricik, biricik yiğit, yiğit prens. Erten: Erkek tenli Ertürk: Yiğit Türk, erkek Türk Eryiğit: Yiğit erkek Esen: Hiçbir sayrılığı, hiçbir sakatlığı olmayan, sağlık ve mutluluk içinde olan sağlıklı Esener: Sağlıklı yiğit Esentürk: Sağlıklı Türk Eser: Yel, sert esen yel; esme işini yapar, esinti olur yel olur Esmen: Esen yel gibi kimse Eti: M.Ö. 1900-1200 yılları arasında Anadolu`da büyük bir Uygarlık kurmuş olan Orta Asyalı bir ulus Evre: Bir olayda birbiri ardınca gelen değişik durumların Her biri, alınan yol aşama Evren: Var olan her şey, bütün varlıkların oluşturduğu bütün, kainat, dünya Evrim: Ağır ağır ve kendiliğinden olan değişim, kendiliğinden gelişme Ezgü: İyi kimse Ecehan : Hanların başı. Ecmel : En güzel, en yakışıklı. Ecvet : En cömert, varını yoğunu dağıtan. En iyi olan. Ede : Ata, büyük kardeş, ağabey. Edhem : Kara donlu, yağız at. Efe : Batı anadolu yiğidi, zeybek. Efken : Atıcı, yıkıcı. Eflah : Tamamiyle kurtulan, en çok talihe kavuşan. Ekmel : En olgun, mükemmel. Ekrem : Çok cömert, iyiliksever, keremi lütfu çok olan. Elvan : Renkli, renk renk. Emced : Çok şerefli, ve haysiyet sahibi. Emir : Bir kavmin, şehrin başı, reisi. Emre : Aşık, dost, abi. Beylerbeyi. Enes : İnsan. Engin : Uçsuz bucaksız deniz. Enver : Çok nurlu, çok ışıklı, çok parlak, çok güzel. Ercümend : Muhterem, şerefli, itibarlı. Erdem : Fazilet. Ergün : Sert başlı, oynak ve hızlı giden at. Erhan : Yiğit hakan. Erkam : Rakamlar, isimler. Erkan : Esaslar, direkler, reisler. Erkin : Bağımsız hareket eden. Erman : Arzusu, isteği olan. Erol: Sözünde duran er. Ertuğrul : Temiz, yürekli, doğru insan. Esat : Çok uğurlu ve mutlu. Esed : Aslan, gazanfer, cesur. Esved : Siyah, esmer. Eşref : En çok şerefli, itibarı en çok yüksek olan. Etem : Kusursuz, noksansız. Evran : Baht, büyük yılan. Eymen : Daha uğurlu, çok talihli, hayırlı. Sağ taraftaki. Eyüp : Tevbe eden, hatalarına pişman olan. Ezrak : Mavi, gök renkli. Su gibi saf ve temiz olan.

Fatih: Fetheden Ferdi: Bireysel, tek başına. Ferhan: Sevinç, neşe. İyi haber karşısında verilen ödül. Güçlükleri aşıp bir yeri ele geçirme. Feridun: Tek başına, eşsiz. Ferit: Sıralanmış inci taneleri. Tek başına. Emsalsiz. Feyyaz: Berekeli, gür, verimli. Eli açık. Fırat: Bir nehir adı. Türkiye`den geçip Basra`ya dökülür. Furkan: İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki herşeyi gösteren. Fazlı : İyilik, fazilet, erdem, lütuf. Fahreddin : Dinin büyüğü, dinde övülmeye layık. Fâlih : İsteğine kavuşan, başaran. Çiftçi. Faris : Yiğit, mert, binici, at yetiştiricisi. Faruk : Hak ile bâtılı ayıran. Fasih : Güzel, düzgün ve açık konuşan. Fatih : Fetheden, zapteden, aşan. Fatin: Zeki, anlayışlı. Faysal : Kesin hüküm vereni. Keskin kılıç. Fazlullah : Allahü teâlânın lütfu. Üstün ve değerli Feda : Kurban olma, gözden çıkarma. Fedai : Canını esirgemeyen, can vermeye hazır. Feramuz : Şanlı, şerefli, ün kazanmış. Feramuş : Hatırdan çıkan, unutulan. Ferhan : Sevinçli, neşeli, ferahlı, şen, memnun. Ferhat : Sevinç, neşe sahibi. Feridüddin : Dinin en üstünü. Feridun : Tek, eşi ve benzeri olmayan, kıymetli cevher. Ferman : Emir. Padişahların tarafından verilen emir. Ferruh : Uğurlu, mübarek, yüzü nurlu, aydın. Fettah : Fetheden, her türlü müşkülleri kolaylaştıran. Feyyâz : Feyz, bereket ve bolluk veren. Feyzullah : Allahü teâlânın feyzi. Fuat : Kalb, gönül. Furkan : İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki farkı gösteren. Fuzuli : Fazla, anlamsız, yersiz.

Gediz : Su birikintisi, gölcük, Ege Bölgesi`nde bir akarsu; adını bu akarsudan alan bir ilçe Gencer: Delikanlı, genç yiğit bkz. Gençer Genç: Yaşı ilerlememiş olan, yaşlı olmayan, canlı, dinç Gençalp: Genç yiğit Gençer: Delikanlı, genç yiğit Geray: Açık maviye yakın, gök rengindeki Ay Giray: Uygun, yaraşır, eski Kırım hanlarının ünvanı Girgin: Herkesle çabucak ahbaplık, yakınlık kurabilen, sokulgan kimse Gökalp: Gök gözlü yiğit Gökay: Mavi Ay; gökyüzündeki ay Gökberk: Mavi ve gözlü ve sert Gökdeniz: Mavi deniz Göker: Gökyüzünün yiğidi, gök yüzlü erkek, mavi gözlü kimse Gökhan: Oğuz Han`ın oğlu Gökmen: Mavi gözlü ve sarışın kimse Göksagun: Mavi gözlü hekim Göksel: Gökyüzüyle ilgili Göktan: Mavi şafak, mavi tan Göktuna: Mavi Tuna Göktunç: Mavi gözlü ve tunç gibi Göktürk: 552-745 yılları arasında Orta Asya`da hüküm süren, Bumin Han`ca kurulmuş olan Türk devleti ve bu devletin halkından olan kimse Gönen: Mutlu ol, sevin Gönenç: Varlık, bolluk, mutluluk, sevinç Görkem: Gösteriş, görünüş, gürbüz, iyi gelişmiş, göz alıcı ve gösterişli olma hali, göz alıcılık, gösterişlilik Görkmen: Alımlı, yakışıklı yiğit, görkemli erkek Güçlü: Dayanıklı, zorlu, gücü olan, kuvvetli, sözü geçer Güçlüer: Dayanıklı, zorlu yiğit, güçlü yiğit, sözü geçer yiğit Güçlütürk: Dayanıklı, zorlu Türk, kuvvetli Türk Gültekin: Tek gül, biricik gül, gül gibi güzel ve tek, gül şehzadesi Gün: Güneş`in yeryüzüne saçtığı ışık, gündüz, güneş Günal: Kırmızı Güneş, al Güneş Günalp: Güneş gibi ve yiğit Günay: Güneş ve ay, güneş gören yer, güney Günberk: Güneş gibi yakıcı ve sert Gündoğan: (Güneş doğarken doğan çocuklara konulan adlardan) Doğan güneş, doğan gün Gazanfer : Yiğit, aslan gibi cesur. Gazi : Savaştan sağ dönen. Gevheri : Pırlanta gibi temiz insan. Gıyas : Yardım eden. Giray: Kırım hanı. Gürbüz : Toplu, güçlü dinç erkek.

Hakan: Eskiden Türk imparatorlarına verilen unvan. Kağan Hansoy: Han soylu, bey soyundan gelen Heper: Bütünüyle yiğit, hep yiğit, her zaman yiğit Hınçal: Öcünü onda koyma, öcünü al, öç al Habbab : Seven, sevgili, dost. Habil : Yumuşak ve temiz huylu. Hacib : Kapıcı, kapıcı başı. Hafi : Güler yüzlü, çok ikramcı, gizli. Hafid : Torun. Hakan : Türk hükümdarı. Hakem : Hüküm veren. Haki : Hikaye eden, anlatan. Hakkı : Doğru olan, irfan sahibi, insaflı. Haldun : Devamlı yaşlanıp ihtiyarlamayan. Halife : Birinin yerine geçen . Halil : Dost, sevgili, samimi dost, içten arkadaş. Haluk : İyi ve güzel huylu, geçim ehli, İslama yakışır. Hamdullah : Allahü teâlâya hamd eden. Hammâd : Çok hamd eden, çok dua eden. Hamza : Aslan, heybetli, azametli. Han : Hakan veya hakana bağlı hükümdar. Hanefi : İstikamet üzere olan. Hani : Yumuşaklık ve vakar sahibi. Hasan : Güzel, iyi, hoş. Haseki : Hükümdarların hizmetlerine tahsis edilen zat. Hasibi : Cömert, hayırhah. Hasin : Kuvvetli, sağlam, muhafaza eden. Hâtem : Mühür, üstü mühürlü yüzük, en son. Hattâb : Çok güzel konuşan ve nasihat eden. Hatip : Hitabeden, güzel söz söyleyen. Hayali : Hayal eden. Haydar : Aslan, cesur, yiğit, kahraman. Hayrani : Hayran olan. Hayreddin: Dinde hayırlı kimse, dinin hayırlısı. Haşim : Ezen, parçalayan. Hürmet ve ikram eden. Haşmet : Heybet ve ihtişam sahibi. Tevazu gösteren. Hazım : ihtiyatlı, basiretli, gözü açık, hazımlı. Hızır : Yeşil. Hicabi : Mahcup, utangaç, hayalı, edepli, terbiyeli, iffetli. Hilmi : Yumuşak huylu, sabırlı, vakarlı, sakin. Himmet : Lütfeden, gayret eden. Hişam : Haya eden, utanan. Hud : Büyük, çok hürmet eden. Hulusi : Halis, saf, samimi, candan, içi temiz. Hurşid : Güneş. Huzeyfe : Küçük testici, çömlekçi çırağı. Hüccet : Senet, vesika, delil. Hüdâvendigâr : Hükümdar, sultan, âmir, hâkim. Hüdayi : Hüdânın kulu. Hümayun : Mübarek, mutlu, padişaha olan. Hüsameddin : Dinin keskin kılıcı. Hüseyin : Küçük güzel. Hüsrev : Padişah, hükümdar, sultan.

Ilgar: Akın Ilgaz: Çankırı-Kastamonu arasında, Batı Karadeniz Bölgesi`nin en yüksek dağlar topluluğu Işın: Bir ışık kaynağından çıkan ve uzayıp giden ışık çizgisi Işıner: Işın saçan yiğit Işıtan: Aydınlatan, ışık veren

İçöz : İçi özü olan İlbay: Bir ilin, bir obanın yöneticisi İlbey: Ülkenin beyi, Orhan Gazi döneminde bir salla Rumeli`ye geçen Türk savaşçılarından, Rumeli de bir çok yeri alan kişi İlbilge: Ülkenin, yurdun bilgesi İldeniz: Ülkenin, yurdun denizi İlkan: İran`da İlhanlılardan sonra kendi adıyla bir devlet kuran Türk İlke: (İlk çocuk için) kendisinden vazgeçilmeyecek ana düşünce, Uyulması gereken davranış kuralı İlker: (Doğan ilk erkek çocuk için) birinci yiğit, ilk yiğit, ilk erkek İlkut: Kutlu ülke, kutlu yurt İltan: Ülkenin ışığı İltay: Ülkenin yavrusu, çocuğu İltekin: Ülkenin şehzadesi İlter: Yurdu koruyan, yurdu savunan, yurdu kayıran, ülkesever, yurtsever İlteriş: Ülkeyi derleyip toplayan İmge: Düş, görüntü, tasarım İmre: Dost, arkadaş, ağabey İmren: ("İmrenmek"ten buyruk) beğenilen bir şeyin benzerini edinme İsteği, imrenme İnal: Güvenilir arkadaş, inanılır kimse, dost, inanca veren, inanılan, şehzade, prens, han İhsan : Hakkından fazlasını veren. İhvan : Sadık, samimi, candan dost. İkrime : Kerem sahibi, cömert. İlhami : İlham sahibi. İlker: İlk erkek çocuk. İmadeddin : Din direği, devleti ayakta tutan. İmam : Nümune, rehber, önder, başkan. İnayetullah : Allah’ın lütfu, ihsanı. İslam : Müslüman, Hakka teslim olan. İsmâil (İb): Allahü teâlâya çok ibadet eden. İzzet : Değer, şeref, kudret, hürmet ve ikram sahibi.

Kağan: Hanlar hanı, hakan, han, Orta Asya`da eskiden Moğol İmparatorlarına verilen unvan, İmparator Kanat: Kuşların ve uçucu böceklerin uçmalarını sağlayan organları Kandemir: Sağlam kan, kanı sağlam olan kimse, sağlam demir Kaner: Kanlı yiğit Kansu: Çerkez Memluk beyi, Çin`de bir il, Memluk Sultanlığının son Çerkez Sultanı Kaplan: Hindistan ve Afrika ormanlarında yaşayan, aslan büyüklüğünde, Postu çizgili, kedigillerden yırtıcı, güçlü bir hayvan Karaca: Geyik türünden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, Dağ keçisi, yaban keçisi, eti yenen bir kuş, (mecaz olarak) Karan: Karanlık Kartal: Kızıl kara tüylü, güçlü kıvırcık gagalı, iri ve güçlü, yıryıcı bir kuş Kaya: Büyük ve sert taş kütlesi, pek sert Kayatürk: Kaya gibi sağlam ve sert Türk Kayı: Osmanlıların kökeni olan Oğuz boylarından birinin adı, sağlam, sert, güçlü, sağanak, bora Kayıhan: Güçlü kağan, sert han, sağlam han Kayra: Allah yardımı; Allah’dan ya da büyük bir kimseden gelen iyilik, kayırma, yardım, destek Keskin: Çok kesici, iyi keser, çok sert, çok etkili Kıraç: Su bulunmayan toprak, kurak toprak, verimsiz toprak Kıvanç: Mutlu bir olgudan duyulan şey, sevinç öğünç Koçer: Koç yiğit, yiğitler yiğidi Koçhan: Yiğit kağan Konur: Kumral, kestanerengi, açık sarı, boz ile sarı arası, (renk) süslü, çalımlı, kimseyi beğenmeyen, gururlu, kahraman, yiğit Konuralp: Yiğitler yiğidi, onurlu yiğit Kor: İyice yanarak içine, özüne değin ateş olmuş kömür ya da odun parçası, (mecaz olarak) kıpkırmızı Koralp: Kor gibi, kor ateş gibi yiğit Koray: Kor gibi kızarmış ay, kıpkırmızı ay Korcan: Kor ateş gibi kimse Korel: Kor ateş durumuna gelmiş el Korer: Kızıl ateş gibi yiğit, kor gibi erkek Korkmaz: Hiçbirşeyden çekinmeyen, yiğit, yürekli Korkut: Dedem Korkut öykülerinin anlatıcısı sayılan kişinin adından; "korkutmak"tan buyruk Köksal: "Yerinden kolayca oynatılamayacak durumda yerleş!"kökünü derinlemesine sal" "kökleş yerleş" anlamında buyruk Kubilay: Çin`de "Yu-An" adıyla yeni bir hanedanlık kuran Moğol İmparatoru, Kubilay Han Kunt: Sağlam yapılı, sağlıklı, dayanıklı, kalın, sert Kunter: Sağlam yapılı yiğit, sert yiğit Kurt: Sürülere saldıran, köpek türünden yırtıcı, yabanıl hayvan (mecaz olarak) işini iyi bilen, aldanmaz Kurtuluş: Tehlikeli ve kötü bir durumdan kurtulma Kutay: Iyilik getiren Ay, uğurlu Ay, kutlu ay, kutlu ve ay gibi Kuter: Iyilik getiren yiğit, kutlu yiğit Kutlay: Uğurlu Ay, kutlu Ay Kutlu: Iyilik, uğur getirdiğine inanılan, uğurlu kutsal Kutsal: Tapınılacak ya da uğrunda can verilecek denli sevilen; Dokunulmaması gereken; uğur getirdiğine inanılan Uğurlu, kutlu Kutsay: Uğurlu say Kuzey: Sağını doğuya, solunu batıya veren bir kimsenin tam karşısına düşen yön Kaan: Kağan. Hanların hanı, şahinşah. Kabil : Kabul eden, önde olan. Kadem : Ayak, adım. Kâdir : Tükenmez güç ve kudret sahibi. Kadîr: Çok güçlü, çok kudretli. Kadı : Hüküm, karar ve hakimlik. Kalender : Dünyadan el etek çekip boş dolaşan derviş. Kamran : İsteğine kavuşmuş, mutlu, bahtiyar. Kasım: Taksim eden, bahşeden. Kâzım : Öfkesini, gazabını yenen. Keleş: Güzel yakışıklı, bahadır. Kemal : Olgunluk, bilgi ve fazilet sahibi. Keramet : Kerem, ihsan, evliyada görülen harika. Kerami : Soylu, şerefli. Kerem : Asalet, izzet ve şeref sahibi. Cömert, eli açık. Keremşah : Çok cömert, çok eli açık, çok soylu. Key : Büyük hükümdar, padişah. Keşşaf : Keşfeden, sırları çözen, gizlileri açığa çıkaran. Kılıç: İki yüzü keskin eski bir silah. Kıymet : Değer, baha, bedel, onur, itibar, makbul oluş. Kiram : Soyu temiz olanlar, şerefli ve cömert olanlar. Korkut: Büyük dolu tanesi. Kuddusi : Mukaddes, ulvi, pak.

Laçin: Bir cins şahin - Sarp, yalçın Lami: Sert, çatık kaslı veya Aslan Lema: Herseye gücü yeten Lemi: Becerikli, atılgan Levent: Dünya,varlık

Malkoç: Ünlü bir akıncı soy olan Malkoçoğullarının atası Malkoç Mustafa Bey`in adından Meriç: Bulgaristan`dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırları boyunca akraka Enez yakınlarında Ege Denizi`ne dökülen ırmak Meriçtan: Meriç Irmağı`nın şafağı, Meriç kıyısındaki sabah vakti Mert: Sözünün eri; yiğit bahadır, batur Merter: Sözünün eri; yiğit Mertkal: Her zaman mert olarak yaşa Mertol: Sözünün eri ol, yiğit ol Mete: Hun Türklerinin büyük hakanı, babası Teoman`ı öldürerek yerine geçti. (M.Ö. 209), otuz beş yıl Hun tahtında kaldı, Oğuz Han olarak da bilinir Moğol Moğolistan halkından. Moğollar Orta Asya`da bir kavimdi; çok eski Çağlarda Türklerle aynı kavimdendi. Cengiz Han`ın kurduğu Moğol İmparatorluğu tarihte ünlüdür. Mutlu: Bütün istek ve özlemlerine kavuşmuş olan, mesut Müren: Dereden büyük akarsu, çay, ırmak moran Mahdum : Hizmet edilen, evlat. Mahmud : Övülmüş, medhedilmiş, sena edilmiş. Mahmur : Sarhoş, uykulu, baygın gözlü. Murat : İstek, arzu, maksat. Seçilen Mazhar : Nail olan, şereflenen, bir iyiliğe kavuşan. Memun : Korkusuz, tehlikesiz, sağlam, emin. Mecdeddin : Dinin büyüğü. Mecnun : Deli, divâne, delice seven. Medeni: Şehirli, bilgili ve görgülü. Mert : Sözünün eri, yiğit, bahadır. Mestan : Mest olmuş, bayılmış. Metin : Sağlam, dayanıklı. Mir : Amir, kumandan, bey, vali, hükümdar. Miraç : Merdiven, yükselen, yükseklere çıkan . Mirkelam : Kibar konuşan, hoş sohbet, sohbet adamı. Mirza : Hükümdar soyundan gelen, beyzade. Misbah : Lamba. Mithat : Methetme, övme. Muammer : Uzun ömürlü, ömür süren, yaşayan, talihli. Muaz : Sığınan, korunan, sarılan. Muhammed : Yerde ve gökte çok övülen. Muharrem : Haram kılınmış, dinen yasak edilmiş. Muhtar : Seçilmiş, seçkin. Muhterem : Saygıdeğer, sayın, kıymetli, şerefli. Muhteşem : Göz kamaştıracak büyüklükte veya güzellikte olan. Muhyiddin : Dini ihya eden. Muktedi : İktida eden, tâbi olan, uyan. Muktedir : iktidarlı, gücü yeten. Muktefi : İktifa eden, izinden takip eden, örnek tutan, birine uyan. Muslih : Islah eden, düzelten. Mustafa : Saf hale getirilmiş, süzülmüş, güzide. Mutahhar : Temizlenmiş, mübarek. Mutasım : Günahtan çekinen, eliyle tutan, yapışan. Muteber : Kadri bilinen, kıymeti takdir edilen. Mutemed : Kendisine itimat edilen, güvenilen. Mutlu: Halinden, memnun, mesut, bahtiyar. Muttalib : Talep eden, isteyen. Mübarek : Bereketli, feyizli, uğurlu, hayırlı. Mübeşşir : Müjdeci, hayırlı haber verip sevindiren. Müjdat : İyi haber, müjdeli haber. Mükerrem : Şerefli, muhterem, hürmete erişmiş. Mülayim : Yumuşak huylu, medenice hareket eden. Mümtaz : İmtiyazlı, üstün tutulmuş, seçkin, seçilmiş. Müren : Akarsu, nehir, ırmak. Mürsel : Gönderilmiş, yollanmış, nebi. Müşir : İşaret eden, yol gösteren, mareşal. Müzdad : Artmış, çoğalmış, uzun.

Nart: Yürekli, yiğit Nayman: Sekiz; Batı Moğolistan`da yaşayan ve sekiz oymaktan oluşan Türk Topluluğu Nogay: 1280-1299 yılları arasında Tuna ve Dobruca Tarlalarının başı olarak saltanat süren, Hulagu Han`ca öldürülen kişi, Nogay Han Noyan: Ordular komutanı, başkomutan, soylu kişi Nurkut: Aydınlık sal, ışık ver Nursal: Aydınlık sal, ışık ver Nuyan: Soylu kişi, noyan Nabi : Haberci, haber veren. Namdar : Meşhur namlı, ünlü, tanınmış. Nasreddin : Dine yardım eden. Nebi : Haberci, haber getiren, peygamber. Necat : Kurtuluşa, selamete eren. Necati : Kurtulan, felah bulan. Neccar : Dülger, marangoz, doğramacı. Necdet : Kahraman, yiğit, efe. Necih : Başarılı, galip, muzaffer. Necmi : Yıldız Nefi : Kazançlı, kârlı. Nejat : Soy nesil, nesep, tabiat. Nesimi : Hoş ve mülayim. Nevzat : Yeni doğmuş çocuk. Neşet Yetişen, ileri gelen, doğan. Neşat : Sevinç, neşe, keyif. Nihat : Tabiat, huy, yaratılış, bünye, karakter. Nijad : Soy. Niyazi : Yalvaran, yakaran, dua eden. Nizam : Düzen, usul, tertip, yol,kaide, sıra, dizi. Numan : Refah, konfor. Nuaym : Hayat güzelliği, refah. Nusret : Yardım, başarı, üstünlük, zafer, galebe, fetih. Nüzhet : Neşe, sevinç, eğlence, temizlik, ferahlık.

Olcay: Rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih Olgaç: Olgunlaşmış, yetişmiş, bilen, bilgili Oluş: Olma biçimi, var oluş Omay: Beğenilen, sevilen Ongu: Onmuş olma durumu, sağlık, mutluluk Onur: Kişinin kendi öz saygısı, iç değeri, insanın kendine olan saygısı kibir çalım kurum Onuray: Onurlu ve Ay gibi güzel Oray: Kent üstüne doğan, Ay, kentli Ay Oskay: Neşeli, şen, sevinçli Oytun: Kuytu yer, beğenilen, güzel kuytu yer, kendisinde kutsallık bulunan, kutsal Oğuz : Doğru, sağlam, güçlü, genç. Oğuzhan : Oğuzların hükümdarı. Okan : Anlayışlı, kavrayışlı. Oktay : Hiddetli, kızgın, sinirli. Orhan : Şehrin hakimi. Osman : Aşere-i mübeşşeredendir. Yani Cennete girecekleri müjdelenen on kişiden biridir. Üçüncü İslâm halifesidir. Ozan : Halk şairi, geveze.

Öcal: Sana yapılan kötülüğün acısını çıkar, öcünü al Ödül: İyi bir işe, bir başarıya karşılık olarak verilen armağan Öğün: ("Övünmek`ten buyruk) kendi kendini öv, kendi kendini yücelt, övün Öğünç: Övünülecek şey, kıvanç, övünç Öke: Olağanüstü yetenekleri olan kimse, dahi Ökmen: Akıllı, zeki Öktem: Yürekli, yiğit, güçlü, görkemli; ünlü Ökten: Güçlü, yiğit Önal: Önce davran, başa geç Önalan: Önce davranan, önde giden, başa geçen Öncel: Birine göre kendinden, önce gelen, selef; yol açan, yol gösteren Öncü: Önder, yol gösteren, önde giden, bir işte yol açan Öncüer: Önde giden yiğit, öncülük eden yiğit Önder: Yol gösterici, kılavuz; büyük bir işte, toplumsal bir olguda önde giden, kendine başkalarını uyduran ve onları yöneten kimse, şef, lider Önel: Bir işin yapılması için verilen süre Öner: Önde gelen yiğit önde giden erkek Över: Bir kimsenin ya da bir şeyin iyiliklerini söyleyebilerek onun değerini belirtir. Övgü: Övmek için söylenen güzel söz, övme Övün: Kendi kendini öv, kendini yücelt Övünç: Bir niteliği nedeniyle övünme işi, sevinme, sevinç, kıvanç Özay: Özü Ay gibi Özbek: Yürekli, doğru, namuslu; Orta Asya`da yaşayan bir Türk boyu, Bu boydan kimse Özberk: Özü sert, özü sağlam Özcan: Bir kimsenin kendi öz canı olan Özdilek: İçten dilenen şey, içsel dilek Özdoğa: Özce doğaya benzeyen














Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın