Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı İnegöl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından Fikriye Koşarer Anaokulu’nda velilere yönelik, 48-72 ay arasındaki çocukların gelişim özellikleri ve dönemsel problemli davranışları ve anne baba tutumları üzerine seminer düzenlendi. 

Okulun çok amaçlı salonunda düzenlenen seminere veliler katıldı.

Seminerin açış konuşmasını yapan İnegöl Sosyal Hizmetler Müdürü Serpil Noyan, “2018-2019 eğitim-öğretim yılı 17 Eylül 2018 Pazartesi günü başlamış ve milyonlarca öğrenci; bazıları okuluyla ve arkadaşlarıyla buluşacak olmanın sevinci, bazıları ilk kez anne babadan ayrılacak olmanın heyecanıyla bu günü karşılamıştır. Anaokuluna başlamak; ilk kez sırtlarına çantalarını ve mataralarını almış, ilk kez yaşıtlarıyla, sınıflarıyla ve öğretmenleriyle tanışmış çocuklar için oldukça karmaşık ve zorlu duyguları temsil etmektedir. Bu dönem yalnızca çocuklarımız için değil, aileler için de oldukça karmaşık ve zorlu geçer. “Çocuğum bana ihtiyaç duyarsa ne olacak?”, “Şimdi ne yapıyordur?”, “Okula alışabilecek mi?” gibi sorular ailelerin zihninde sıralanır ve çocuklarımızın keyifle okula gittiğini gördüğümüz zamanlara dek bu endişeler sürer. Peki bu kadar kaygı ve bu bekleyiş neden, aileler neden okulöncesi dönemde çocuklarını anaokuluna götürmeyi tercih ederler? Çocuklarımız anaokulunda sosyal kuralları, iletişim kurmayı, engellenmeye karşı olumlu davranış geliştirmeyi deneyimleyerek öğrenir, öz bakım becerileri kazanarak kıyafetlerini giymek, tuvalet temizliğini yapmak gibi işleri tek başına yürütür ve anne-babaya bağımlılığı azalır. Bir kurallar bütünü içerisinde yaşamayı öğrenir ve otokontrolü artar. Bu yolda öğretmenlerimiz çok büyük çabalar harcayarak, çocuklarımızın her adımını takip eder, ihtiyaçlarına cevap verir. Tüm bunlar çocukları İlkokula hazırlar. Tüm bunlar olurken çocuklar adımlarını çok hızlı atar, her gün yeni bir bilgi ve beceriyle eve geri dönerler. Bazen biz ebeveynler çocuklarımızla nasıl vakit geçireceğimizi, onların dilinden nasıl konuşacağımızı bilemez bocalarız, bu bağlamda tablet, telefon, televizyon gibi elektronik aletlere sarılmadan onların bitmek bilmeyen sorularını cevaplamak mümkün değilmiş gibi görünür. Ebeveyn olarak çocuklarımıza iyi birer oyun arkadaşı olmazsak bizim yerimizi teknolojik 3T (Televizyon, tablet, telefon) alır. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı “Ekranla Değil, Akranla Büyüsün Çocuklar” projesiyle çocuklarımızın en büyük gücünün öğrenme yetenekleri ve merakları olduğunu; bu dönemde tablet, telefon, televizyon gibi cihazlar (biz zararlı 3T diyoruz) yerine çocukların akranlarıyla birlikte olmasının önemini vurgular. Değerli bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk öncülüğünde İnegöl’de Aile Eğitim Programı kapsamında Bursa Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı İnegöl Sosyal Hizmet Merkezi olarak yaptığımız eğitimlerle İnegöl ve Yenişehir çapında 2000 kişiye yakın vatandaşımıza ulaşmış bulunmaktayız. Bugün de burada Fikriye Koşarer Anaokulu’nda siz değerli velilerle hem tanışmak hem de 48-72 ay arasındaki çocuklarımızın gelişim özellikleri ve dönemsel problemli davranışları ve anne baba tutumları üzerine hazırlanmış sunumumuzu paylaşmak üzere bulunmaktayız. Son olarak onlarla oynayın ama gerçekten oynayın. Orada bulunuyor olmanızın tadını çıkarın. Kendinizi vererek, hayal kurarak, eğlenerek oynayın çünkü çocuklar anlıyorlar.” Dedi.

Psikolog Betül Kurucu ise, “Çocuğunuza kitap okuyun, kavramları tanıtın. Sınıflama, sıralama ve sayma becerilerini geliştirecek oyunlar oynayın. Zaman kavramını geliştirecek sohbetler edin. Vücudun bölümlerine karşı merak; Mastürbatif davranış, kendi cinsiyetinden arkadaş edinme, kız-erkek kavramlarının oluşması, birey olduğunu keşfetme, ben merkezci, kurallara uyma, akranlarla Etkileşim, ahlaki gelişim (haklı-haksız/doğru-yanlış), tüm sorulara ayrıntılı cevap vermek, kuralları ayrıntılı tanıtmak ve taviz vermemek, kaza-kötü davranış arasındaki fark anlatılmalı...” dedi.