14 Mart Tıp Haftası’nda sağlık çalışanları iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

Sağlık çalışanlarının artan sorunlarına çözüm bulunması talebiyle gerçekleştirilen eylemde birçok sendika ve sivil toplum örgütü üyesi doktorlar İnegöl Devlet Hastanesi polikliniği önünde toplandı.

İş bırakma eylemi nedeniyle Genel Sağlık-İş Sendikası, Türk Sağlık Sen ve Sağlık Emekçileri Sendikası üyeleri İnegöl Devlet Hastanesi Poliklinikler önünde toplanarak basın açıklaması yaptı. Ortak basın açıklamasını okuyan Genel Sağlık-İş Sendikası Sözcüsü Erman Açıkgöz, “Hükümetin ‘Sağlıkta Dönüşüm’, Türk Sağlık-Sen-Sağlık Emekçileri Sendikasının ‘Sağlıkta yıkım’ adını verdiği sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi programı halkın ve sağlık çalışanlarının sabrını taşırmıştır. Bu program ile, sağlık hizmetlerini kamu hizmeti olmaktan çıkarak kar elde edilecek bir ticaret aracına, sağlık kuruluşları da ticarethaneye dönüştürülmektedir. Yaratılan bu kar hırsı gereksiz tüketimin yolunu açmış, bir yılda 630 milyon kişi sağlık merkezlerine, 100 milyon kişi de hastane acillerine başvurur hale gelmiştir. Kamu Hastaneleri Performans baskısıyla kapasitesinin üzerinde hasta kabul etmeye başlamış, artan iş yükü ile sağlık çalışanları nefes alamaz hale getirilmiştir. Son olarak Aile Sağlığı Merkezleri ve Toplum Sağlığı Merkezlerinde haftasonları fazla ve esnek çalışma dayatılmaktadır. Hükümeti uyarıyoruz! Sağlık hizmetleri ticaret aracı değildir. Temel bir insan hakkıdır. Halka ücretsiz, eşit ulaşılabilir, nitelikli sağlık hizmeti verilmesi sosyal devletin zorunlu görevidir. Sağlık çalışanlarının özlük haklarıyla oynamayın. Sağlık çalışanlarının haklı taleplerine artık mazeret değil çözüm üretin! Yıpranma payı hakkımızı verin. Ek ödemelerimizi emekliliğe yansıtın. Ek göstergelerimizi yükseltin. Ağır ve kötü çalışma koşullarını düzeltin. ASM ve TSM’lerde fazla esnek çalışma dayatmasından vazgeçin. Taşerona ve özelleştirmeye son verin” dedi.

Erman Açıkgöz, “Sendikalarımız kamucu ve halkçı sağlık politikalarından yanadır. Halkın nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını sonuna kadar savunmaktadır. Bunu savunurken, halkın bireylerden oluştuğunu, sağlık çalışanlarının da halkı oluşturan bireyler olduğunun göz ardı edildiğini tespit etmektedir. Hükümetin halka nitelikli sağlık hizmeti sunmak adı altında sağlık çalışanlarının sağlığını bozan, ucuz iş gücü olarak gören uygulamalarını, çalışma yaşamında bir kesime karşı ayrımcılık ve farklı muamele olarak değerlendirilmektedir. Genel Sağlık-İş Sendikamız çalışanların haklı talepleri için mücadeleyi yükseltme kararlılığındadır” dedi.