Programın açış konuşmasını yapan Türk Eğitim-Sen İnegöl Şubesi Kadın Kolları Başkanı Bilgihan Baydar, “Hakları için mücadele eden, çalışan kadınların yaşadığı büyük bir facianın yıldönümünü ne yazık ki bu sene de 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin artarak sürdüğü bir ortamda kutluyoruz. Böyle bir ortamın olması, kadına yönelik şiddette alınan önlemlerin ve yapılan yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığının da göstergesidir. Ülkemiz neredeyse her yeni güne dört bir taraftan kadınların feryadı ile başlamaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda ülkemizde 10 kadından 4’ü eşi veya birlikte olduğu kişi tarafından fiziksel şiddetle, yüzde 44’ü ise duygusal şiddete maruz kalmaktadır. Şiddet uygulayanların yüzde 95’inden fazlası erkek, şiddete maruz kalanların yüzde 90’ından fazlasının kadın ve çocuk olduğu tespit edilmiştir. Ne yazık ki çok yakın bir zamanda yaşanan ve zihinlerimize kazınan Özgecan cinayeti… Hunharca katledilen Özgecan Aslan’ın insan dahi denilemeyecek yaratıklar tarafından katli yüreğimizi dağladı. Bu menfur olayı kınayacak kelimeleri bulabilmek, duygularımızı anlatabilmek mümkün değil. Bırakın Müslümanlığı, insanlığa yakışmayan bu fiil üzerinden bile bazı şuur kaybına uğrayanların siyasi rant elde etme kaygıları midemizi bulandırmıştır. ‘Senin annene ya da bacına yapılsa’ diye başlayan cümlelerin ne kadar kifayetsiz kaldığını, bu kanı da zihniyeti de bozuk mahlûkların yüce milletimizin benliğine ve ruhuna yakışmayan tavırlarının en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Yöneticilere ‘Haksızlığa göz yuman dilsiz şeytandır’ Hadis-i Şerif’ini hatırlatıyoruz. Mağdurlara yardım edilmesini değil, mağduriyetlerin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Adaletin tez zamanda yerini bulmasını bekliyoruz” dedi.
HERKES SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMELİ
“Halbuki bizim medeniyetimiz annenin ayaklarının altına cenneti koyan, ülke yönetiminde Hakan’ın yanında Hatuna da yer veren bir medeniyettir” diyerek sözlerine devam eden Baydar, “Böyle bir kökten gelen, böyle bir medeniyetten beslenen bir toplumda bugün kadınların içinde bulundukları hal gerçekten bizim için çok acıdır. Biz ülkemize ve milletimize bunun yakışmadığını düşünüyor ve toplumda kadına bakışın ve kadın algısının medeniyetimizle örtüşerek yeniden ortaya konulması gerektiğini düşünüyoruz. Siyasetçilerden iş dünyasına, yöneticilerden sokaktaki vatandaşa kadar herkesin üstüne düşen görevler olduğuna inanıyor ve herkesin sorumluluğunu yeterince yerine getirmesi gerektiğini ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.
KADINLARIN ÖZGÜRLEŞMESİ SAĞLANACAKTIR
Kamuda çalışan kadınların sorunlarının çözümü ve yaşadıkları sıkıntıların giderilmesi için idarecileri ve hükümeti uyaran Baydar, “Doğum ve süt izni ile ilgili düzenlemelerin bile uzunca bir süredir vaat olarak kaldığı, kreş ve lojman gibi eksikliklerin giderilmediği, kadın çalışanların güvenliğinin sağlanmadığı bir ortamda çalışan kadınların yüzünün gülmesi mümkün değildir. Hizmetlerinin ve gösterdikleri fedakârlıkların karşılıkların gereği kadar alamamaları kahredicidir. Kamuda çalışan kadınların sorunlarına çözüm bulmak ve taleplerini yerine getirmek bir mecburiyettir. Kamuda görevli kadın çalışanların sesine mutlaka kulak verilmelidir. Ağır iş yükünden kurtarılmalılar, aile ve sosyal hayatlarına çalışma şartlarının olumlu katkı yapacağı düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Unutmayalım ki, kadınlar anlamlı olmak için herhangi bir sosyal role bürünmek zorunda değiller. Kadınlar, anne, bacı ya da fedakâr oldukları için değil, insan oldukları için değerliler. Umuyoruz ve istiyoruz ki, bir sonraki kadınlar gününde ve aslında her günde, kadın hakları ve kadınların sorunlarını daha çok konuşulacak ve verilen mesajlarla ataerkil sistemin devamlılığı değil kadınların özgürleşmesi sağlanacaktır” ifadelerini kullandı.
Konuşmanın ardından programa katılan bayanlar canlı müzik eşliğinde gönüllerince eğlendiler.

















Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın