İnegöl´de şehir merkezinde başıboş dolaşan köpeklerin, koruluk alanda otlayan koyun sürüsüne saldırıp,bir koyunu telef etmesi olayını ve olaya yapılan yorumları değerlendiren İnegöl Doğal Hayatı ve Hayvanları Koruma Derneği (İDOHA) Başkanı Nilay Parlar Ateş, “Vatandaşlar yorumlarında, biz hayvan severlere saldırmışlardır. Hayvan severler evlerine alsın baksın, belediye toplasın, sokaklarda istemiyoruz ve benzeri oldukça çirkin yorumları görünce, aslında işimizin ne kadar zor olduğu bir kez daha ortaya çıktı” dedi.
YORUMLAR BİZLERİ DAHA DA ÜZMÜŞTÜR

Söz konusu habere yapılan yorumların kendilerini üzdüğünü ifade eden İDOHA Başkanı Nilay Parlar Ateş, “Geçtiğimiz gün haberlerde gördüğümüz, ‘İnegöl´de başıboş köpekler, koyuna saldırdı´ haberi ve haber üzerine yapılan yorumlar nedeniyle bu basın açıklamasını yapma zorunluluğumuz meydana gelmişti. Haberin içeriğine göre, şehir içinde halka açık alanda koyun sürüsü otlarken, başıboş köpekler koyuna saldırmış ve koyun telef olmuş. Söz konusu olayın gerçeklik boyutunu tartışmaya açmak istemiyoruz. Zira, köpekler sürülere saldıran hayvanlar değil, sürüleri koruyan hayvanlardır. Velev ki saldırmış olsun diyelim, isyan etmek yerine nedenini araştırmak gerek. Neden de açıkça ortada, hayvanlar aç. Söz konusu haberin üzerine sosyal medyada yapılan yorumlar ise bizleri daha da üzmüştür. Vatandaşlar yorumlarında, biz hayvan severlere saldırmışlardır. Hayvan severler evlerine alsın baksın, belediye toplasın, sokaklarda istemiyoruz ve benzeri oldukça çirkin yorumları görünce, aslında işimizin ne kadar zor olduğu bir kez daha ortaya çıktı” diye konuştu.

BİR KÖPEK DURUP DURURKEN ASLA İNSANA SALDIRMAZ

“Hayvanları sevmek zorunda değilsiniz ancak yaşam hakkına saygı duymak zorundasınız” diyen Ateş, “Şimdi sizlere soruyorum; öncelikle, bizler hayvan severler isek, bu tür yorum yapan kişiler de demek ki hayvan sevmeyenler. Allah´ın yarattığını sevmeme, saygı duymama gibi bir lüksümüz ne zaman oldu? Bu dünyada sadece insanoğlu mu yaşamalı? Koyun sürüsünün şehrin göbeğinde ne işi var? Sürü varsa, çobanı nerede? Bir kısım vatandaşın hala bizleri ve yapmak istediklerimizi anlamadığını görüyoruz. Bu nedenle yeniden açıklama yapalım. İDOHA olarak bizler, evet hayvan severleriz ancak bizler aynı zamanda yaşam hakkı savunucularıyız. Bizler yaratılanları ayırmadan, ağacı, çimeni, kuşu, kedisi, köpeği, insanı ile bir bütün olarak canlıların yaşam hakkını savunuyoruz. Eğer her birey kendi üstüne düşeni yapsa, zaten bizlere bu kadar iş düşmez. Her zaman söylüyoruz, sevmek zorunda değilsiniz ancak yaşam hakkına saygı duymak zorundasınız. Adı üzerinde, onlar sokak köpeği, onların yaşam alanlarını istila edenler bizleriz. Köpekler, yapıları gereği merhametlidirler. Bir kap yemek verdiğinizde emin olun sizleri sahiplenir ve korurlar. Bir köpek durup dururken asla insana saldırmaz” dedi.

BU TABLO ÇOK ACI

İDOHA´nın görevinin belediyelere yasa gereği yüklenen görevlerin usulüne uygun şekilde yürütülmesini sağlamak ve denetlemek olduğunu belirten Ateş, “Çoğu zaman birebir başıma gelen şu oluyor, ‘Siz derneksiniz ya, bizim sokakta çok köpek var, gelip alın.´ Köpekler, belediyeler tarafından alınır, kısırlaştırılır, tedavi ve sağlık kontrolü yapıldıktan sonra alındığı bölgeye bırakılır. Bilimsel araştırmalar ve yasalar gereği belediyenin görevi budur. İlçemiz çok büyük ve kalabalık bir nüfusa sahip. Haliyle çevre il ve ilçelerden de getirildiği gibi ilçe içerisinde de yetersiz kısırlaştırma nedeni ile köpek sayısında ciddi bir artış vardır. Havaların sıcak olduğu bu dönemde, hayvanlar aç kalıyorsa, soğuk kış günlerinde hepsi açlıktan donarak ölecek demektir. Bu tablo çok acı. Belediye, ivedilikle, kısırlaştırma işlemlerini hızlandırmalı ve uygun bölgelere besleme odakları yerleştirmelidir” diye konuştu.

KLAVYE DELİKANLILIĞINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL…

Vatandaşların şikayet haklarını gereksiz yere kullanmaya başladığını ifade eden Nilay Parlar Ateş, “5 köpeği bir arada gören kişi derhal belediyeyi arayıp şikayet etmektedir. Böylece hayvanlar sakince sokakta yatarken, şikayet üzerine, tıka basa dolu barınağa toplanmaya başlıyor. Hayvan severleri her olayda linç etmeye çalışmak, klavye delikanlılığından başka bir şey değil. Önce birey olarak herkes kendine bakmalı, ondan sonra da vicdanına. Deprem bölgesinde yaşıyoruz. Allah korusun yarın öbür gün şiddetli bir deprem olsa, yine Allah korusun enkaz altında kalsak, hepimiz ıslak bir burnun bizi bulması için duacı olacağız. Amaç yaşatmak olmalı. Kısırlaştırma işlemleri hız kazanmalı. Besleme odakları kurulmalı. Barınağa toplanan köpeklerin büyük bir çoğunluğu ölüyor. Onların yeri barınaklar değil. Onların yeri bizim yanımız. Yine eminim bu açıklamaya tepki veren kişiler de olacaktır. İşte burada önemli olan zihniyetin değiştirilmesidir aslında. Sevgiden kimseye zarar gelmez. Sevin, sevilin, mutlu olun. Günümüzde geldiğimiz noktada sevgisizlikten dolayı hayatımız çekilmez hale geldi. Her zaman dediğimiz gibi, her kapıya bir kap su ve mama konsun dünya iyilikle dolsun” şeklinde konuştu.