Ülser rahatsızlığı nedeniyle doktora giden babasınabaltüketmesi tavsiye edilince hayatı değişen Kutluer ailesinde arıcılık, yıllar içinde babadan oğula miras kaldı.
Merhum Babası yıllar önce ülser rahatsızlığı yaşadı. Doktora başvuran babasına çevresinden bal tüketmesi tavsiye edildi. Bir süre düzenli olarak bal tüketen baba Kutluer, daha sonra yeniden doktora gittiğinde rahatsızlığının geçtiğini öğrendi. Bunun üzerine 1-2 sandık arı alarak arıcılığa başladı.
Babasının yaklaşık 50-60 yıl sürdürdüğü arıcılık, daha sonra oğlu Ali Kutluer’e kaldı. 56 yaşındaki Kutluer, tam 51 yıldır arıcılıkla uğraşıyor.
“60 kovanda 1 milyon 200 bin işçi arı”
Ali Kutluer’in arılığında bulunan yaklaşık 60 kovanda 1 milyon 200 bin işçi arı çalışıyor. Her bir kovanda ortalama 20 bin işçi arının bulunduğu hesaplanırken, bu arılar Uludağ’ın eteklerindeki 80’in üzerinde farklı bitkiden nektar ve polen toplayarak doğal kara kovan balının üretimine katkı sağlıyor.
Uludağ’ın eteklerinde bulunan birbirinden farklı bitki ve çiçeklerden arıların topladığı nektarlarla üretilen balların hasadına başlandı. Bölgede 80’in üzerinde farklı bitki bulunduğunu belirten Kutluer, arıların bu çiçeklerden topladığı nektarları işleyerek doğal bal ürettiğini söyledi.
“51 yıldır yapıyoruz”
Arıcılığın kendisine babasından miras kaldığını belirten Ali Kutluer, “51 yıldan beri yapıyoruz. Babadan oğula geçti. Uludağ’ın eteklerinde ballarımızı yapıyoruz. Çeşit çeşit bitki ve çiçek var burada. Arı hepsinden bal alıyor. 80’in üzerinde bitki vardır” dedi.
Kara kovan balının en önemli özelliğinin peteğinin arılar tarafından tamamen doğal şekilde örülmesi olduğunu ifade eden Kutluer, “Kara kovan balı, arının yaptığı özel petektir. Peteğini de kendisi örüyor. Biz hiç petek koymuyoruz, hepsi doğal. Kovanı ağacın gövdesinin ortasını oyarak yapıyoruz. Giriş çıkış deliği oluşturuyoruz. Arı komple kendisi işliyor” diye konuştu.

“Bu yıl hasat biraz daha az”

Bu yılki hasadın geçen yıla göre bir miktar düşük olduğunu belirten Kutluer, yaklaşık 50-60 sandık arılarının bulunduğunu söyledi. Ürettikleri balları Bursa başta olmak üzere Eskişehir ve İstanbul’a da kargoyla gönderdiklerini belirtti.

Kutluer, bu yıl farklı arı ürünlerini bir araya getirerek özel bir karışım da hazırlamaya başladıklarını anlattı.

“Propolis, polen, arı sütü, kestane balı, çiçek balı ve çam balını harmanlıyoruz. Hepsini ortak bir karışım haline getiriyoruz. Çok güzel oluyor, tam bir atom” ifadelerini kullandı.

“Arıcılık babamdan bana kaldı”

Arıcılığa başlama hikâyesinin babasından geldiğini anlatan Kutluer, babasının yaşadığı bir sağlık sorunundan sonra bal tüketmeye başladığını ve ardından arıcılığa yöneldiğini söyledi.

Kutluer, “Babam zamanında ülser olmuş. Doktora gitmiş, ülser olduğunu söylemişler. Eskiler bal yemesini tavsiye etmiş. Bal yemeye devam etmiş. Daha sonra doktora gittiğinde ülserin geçtiğini söylemişler. Bunun ardından babam 1-2 sandık arı alıyor ve arıcılığa başlıyor. 50-60 yıl yapmış, ondan da bana geçti” dedi.

Kendisinin de uzun yıllardır arıcılıkla uğraştığını belirten Kutluer, “Ben bu yaşıma kadar doktora hiç gitmedim, devamlı bal yiyorum. Sağlığımı bala borçluyum” diye konuştu.

Kutluer, ürettikleri doğal kara kovan ballarına özellikle farklı şehirlerden yoğun talep geldiğini ve siparişleri yetiştirmekte zorlandıklarını ifade etti.