​Başkan Musaoğulları, Ahıska Türklerinin haklı davasının sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, "Adalet tecelli edene, Ahıska’ya dönüş hakkımız tam manasıyla tanınana kadar mücadelemiz sürecek" dedi.
​"1944 Sürgününden Sonra İkinci Büyük Darbe"
​Açıklamasında Ahıska Türklerinin yaşadığı tarihi acıları hatırlatan Musaoğulları, ecdadının 14 Kasım 1944 gecesi ana vatanları Ahıska’dan yük vagonlarında Orta Asya’ya sürüldüğünü, bundan 37 yıl önce ise Özbekistan’ın Fergana Vadisi’nde ikinci büyük darbeyi aldıklarını ifade etti.
​1989 yılının Mayıs ayı sonlarında başlayıp Haziran başında zirveye ulaşan olaylara değinen Musaoğulları, şu ifadeleri kullandı:
​"Fergana Olayları, sadece iki toplum arasında çıkan basit bir gerginlik değildir. Bu olaylar; 1944 sürgünüyle toprağından koparılmış, rejimin baskısı altında var olma mücadelesi veren dürüst, çalışkan ve mazlum bir halka karşı kurulmuş kirli bir tezgâhtır. O dönemki Sovyet yönetiminin basiretsizliği ve belki de kasıtlı göz yumması neticesinde, yüzlerce soydaşımız hunharca katledilmiş, evlerimiz yakılmış, binlerce canımız bir kez daha ellerinde bavullarıyla mülteci konumuna düşürülmüştür."
​"Sürgün İçinde Sürgün Yaşandı"
​Olayların arka planında Özbek ve Ahıska halkları arasındaki köklü bağları koparma amacının yattığını belirten Musaoğulları, Fergana’da yaşananları "sürgün içinde sürgün" olarak nitelendirdi. Canını kurtarabilen 100 binden fazla soydaşının Rusya (Krasnodar), Azerbaycan, Kazakistan, Ukrayna ve dünyanın dört bir yanına savrulduğunu aktardı.
​"Hafızamız En Büyük Kalemizdir"
​İnegöl Ahıska Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği olarak bu acıyı sadece Haziran aylarında değil, her an yüreklerinde taşıdıklarını ifade eden Dernek Başkanı, vatanından koparılan bir halkın hafızasının onun en büyük kalesini oluşturduğunu dile getirdi.

​"Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin şefkatli kanatları altında, İnegöl’ümüzde huzur ve güven içinde yaşarken, dünyanın neresinde olursa olsun tek bir soydaşımızın dahi gözyaşı dökmesine razı değiliz. Fergana’da hayatını kaybeden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor; dünyanın sessiz kaldığı bu insanlık dramını tarih önünde bir kez daha lanetliyoruz. Ahıska Türkleri varlığını, kimliğini ve ana vatan hasretini asla unutmayacaktır."