Türkiye Kızılay Derneği İnegöl Şube Başkanı Gündoğdu Arıyürek, çeşitli nedenlerden dolayı kana ihtiyacın arttığı bu günlerde, Atatürk Anıtı önünde özel donanımlı TIR´da 21 Ağustos 2015 Cuma gününe kadar devam edecek Kan Bağışı Kampanyası düzenlediklerini bildirerek, İnegöl halkını kampanyaya davet etti.
Trafik kazaları, iş kazaları, çeşitli şekillerde yaralanmalar, ameliyat gerektiren hastalıkların son dönemlerde artması ile kana ihtiyaç duyulduğunu, tek kaynağı insan olan kanın temin edilmesinin de ancak insanın yapacağı katılımlarla gerçekleşeceğini belirten Başkan Gündoğdu Arıyürek, “Ramazan ayı boyunca Anıt önünde düzenlediğimiz kan bağışı kampanyalarına ilçe halkımız çok güzel ilgi gösterdi. Ramazan ayı olmasına rağmen 772 ünite kan bağışı yapıldı. 205 vatandaşımız ise çeşitli nedenlerden dolayı reddedildi. Yapılan bağışlarla 2 bin 316 kişi yardım edildi. Kızılay olarak kan bağışı kampanyalarına devam ediyoruz. Anıt önünde düzenlenen kan bağışı kampanyamız 21 Ağustos Cuma gününe kadar devam edecek. Özel donanımlı TIR´da düzenlediğimiz Kan bağışı kampanyası, Bursa Kızılay Kan Merkezinde gelen doktor ve hemşireler tarafından yapılıyor. Şuanda Türkiye´nin İl ve İlçelerinde kan toplama işlemini Türkiye Kızılay Derneği gerçekleştiriyor. Türkiye´deki bütün hastaların kan ihtiyacını Türkiye Kızılay Derneği karşılamaktadır. Bağış olarak alınan kanlarda, hepatit B-C, AİDS, Belsoğukluğu, Verem, Sıtma gibi bulaşıcı hastalıklar var mı diye yapılan gerekli tetkiklerin ardından sağlıklı olarak tespit edilen kan ihtiyacı olan hastalara iletiliyor. Günlük ihtiyaç olan kanı zor temin etmekteyiz" dedi.

Arıyürek son olarak, cefakar, vefakar ve fedakar İnegöl halkını, “Kendini Sev, İnsanı Sev, Kan Ver” sloganı ile 21 Ağustos 2015 Cuma gününe kadar devam edecek olan Kan Bağışı Kampanyasına davet etti.

KAN ACİL DEĞİL SÜREKLİ BİR İHTİYAÇTIR

Kan üretilemeyen bir dokudur ve halen tek kaynağı sağlıklı bağışçılardır. Kan bağışı hem toplumsal hem kişisel açıdan çok önemlidir. Eğer kan verir isek vücut yeni kan üretir ve bu vücut için yararlıdır.

Her yıl binlerce insan, bir kaza ya da hastalık sonucunda kan bulamadığı için hayatını kaybediyor. Buna karşılık yapılan araştırmalar, yaklaşık 72 milyon insanın yaşadığı Türkiye´de yıllık kan bağış oranının, nüfusun yüzde 1´i kadar olduğunu gösteriyor. Oysaki kan bağışı, kan bekleyen binlerce insanın hayatını kurtarmanın yanı sıra, bağış yapan kişinin sağlığını da olumlu yönde etkiliyor. “Kan Bağışı Yaşam İçin Yapılan Bir Armağandır.” Ülkemizde her yıl 2 milyona yakın kan ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç çoğunlukla hastaların yakınlarından ve acil durumda sağlanabilmektedir. 18 ve 65 yaş arası olan sağlıklı bulaşıcı hastalığı veya riski olmayan 50 kg üzerinde kişiler kan bağışlayabilirler. Yılda üç kez kan bağışı yapılabilir. Sağlıklı kişilerin yılda en az 2 kez bağışı yapmasıyla ülke ihtiyacı karşılanabilmektedir. Ancak düzenli olarak kan bağışlayan kişi sayısı çok azdır.

KAN VERMENİN ÖNEMİ

“Kanamalı bir hastada ya da büyük bir ameliyatta 6-8 ünite kana ve 4-5 ünite taze donmuş plazmaya ihtiyaç vardır. Problemli gebelik dönemi geçiren ya da kanamalı hamile bir kadının yaşamını sürdürebilmesi için kan ve kan ürünlerine gereksinim duyar. Hayatları boyunca kan ve kan ürünlerini almak zorunda olan hemofili ve talesemi hastaları sizlerin kan bağışınızı bekliyor. Yenidoğan ve kanın değişmesi için çok taze kana ihtiyacı olan bebekler sizin kanınızı bekliyor. Ağır böbrek hastalarının yaşamlarını sürdürebilmeleri için kan ve kan ürünlerine ihtiyaçları var. Kan yapılamayan tek ilaçtır. Bir gün siz de kan ve ürünlerine gereksinim duyabilirsiniz. Bağışladığınız her kanla ücretsiz olarak kan grubu tespit edilerek, hepatit B, hepatit C, frengi ve AIDS testleri de yapılmaktadır.”

KİMLER KAN VEREBİLİR

18 yaşını doldurmuş, 65 yaşından küçük sağlıklı herkes. Ancak bağışçıların sağlık sorgulamasından ve temel bir muayeneden geçirilmesinin ardından kimlerin kan verebileceği tespit edilir. 18 yaşından küçük, yakın zamanda sarılık hastalığı geçirmiş, önemli ve sürekli bir hastalığı olanlar başta olmak üzere incelemeler sonucunda kan vermesi uygun görülmeyenlerden kan alınamaz.

KİMLER KAN VEREMEZ

Hepatit B (Hiçbir zaman kan veremezler), Hepatit C (Hiçbir zaman kan veremezler), AIDS (Hiçbir zaman kan veremezler), Sıtma (Tedavinin sağlanmasından 3 yıl sonradan itibaren kan verebilirler), Frengi geçiren hastalar iyileşmeden 1 yıl sonra kan verebilirler. Creutzfeldt-Jacob hastalığı olanlar hiçbir zaman kan veremez. Chagas Hastalığı ( Alınan kan sadece fraksinasyon amaçlı kullanılabilir), Tüberküloz (Tedavinin sağlanmasından 5 yıl sonra kan verebilirler), Diabet (İlaç kullanmayan veya ilaç kullandığı halde kan şekeri regüle edilmiş olanlar kan verebilir), Anemi (Anemi teşhisi konmuş kişiler kan bağışçısı olamazlar), Gebeler kan veremez. Doğum veya gebeliğin sonlan(dırıl)masından 6 hafta sonra kan verebilirler. Koroner kalp hastalığı angina pektoris ciddi kardiyak aritmi serebrovasküler hastalıklar arteriyal tromboz veya rekküren venöz trombozu olan kişiler kan veremezler. Allerji (Astım hastaları kan veremez. Polen allerjisi olanlar ise sadece allerjileri oldukları dönemde kan veremezler.) Otoimmün hastalığı olanlar kan veremezler. Kanama diatezi (Kanama eğilimi) olanlar ömür boyu kan veremezler. Bronşit (Kronik bronşit hastaları kan veremez) Kronik nefrit ve pyelonefritli hastalar kan veremez. Akut glomerulonefrit geçirmiş olanlar ise iyileşmeden 5 yıl sonra bağış yapabilir. Malign (Habis) hastalığı olanlar gönüllü donör olarak kabul edilmezler. Brusella almış olanlar tam iyileşmeyi takiben iki sene sonra kan bağışı gönüllüsü olabilirler. Epilepsi hastaları kan veremezler., Osteomyelit geçirmiş hastalar tam düzelmeden 5 yıl sonra kan verebilirler. Cerrahi: Büyük ameliyatlardan sonra 6 ay boyunca kan bağışı alınmaz. Mide rezeksiyonu geçirenler ise hiçbir zaman donör olamazlar. Transfüzyon: Kan veya kan ürünü alan donörler 1 yıl boyunca kan veremezler. Attenüe virus aşısı yapılmış olanlar 3 hafta kan veremez. (Suçiçeği sarıhumma kızamık kızamıkçık oral polio kabakulak) Ölü bakteri aşısı olanlar 5 gün donör olamazlar. (Kolera tifo antrax) İnaktif virus aşısı ve toxoid alanlar ise 3 gün kan veremezler ( Polio-injeksiyon influenza rabies difteri tetanoz)

KAN VERMENİN FAYDALARI

Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur. Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur. Kandaki yüksek yağ oranı düşer. Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır. Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur. Kan bağışçısı her kan verdiğinde: AIDS , Hepatit B , Hepatit C , Sifiliz Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur. Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin, kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının, size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır.